• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -3 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -6 °C

Dış politikada Doğu-Batı dengesi!

Hasan Cemal

Türkiye’yle Rusya arasındaki ekonomik rakamlara şöyle bir göz atmak bile, Türk-Rus ilişkilerinin nasıl derinleşmekte olduğunu -ve derinleşmesi gerektiğini- apaçık anlatıyor. Türkiye’yle Rusya arasındaki bu ilişki yapısını korumak ve geliştirmek hiç kuşkusuz her iki ülkenin de yararına.

Türkiye 1970’li yılların özellikle sonlarına doğru derin bir ekonomik krizin pençesinde kıvranıyordu. Demirel’in deyişiyle 70 sente muhtaç hale gelmiştik.

Yıl 1978, Ecevit Başbakan’dı.

Türkiye ham petrol ithal edemiyor, ülkede benzin, mazot kuyrukları uzadıkça uzuyordu.

Ecevit Moskova’ya gitmeye karar verdi. Bu arada Kıbrıs yüzünden Washington’la ilişkiler kötüydü, Amerika ‘ambargo’yu gevşetmiyordu.

O kadar ki, Başbakan Ecevit, “Duvar’ın öbür tarafına atlamak”tan bile söz ederek Türkiye’nin NATO’dan, Batı Bloku’ndan ayrılabileceğini söylemişti.

Bunun üzerine Batı Almanya Şansölyesi, sosyal demokrat Helmut Schmidt Bonn’da, Başbakan Ecevit’e kapalı kapılar arkasında nasihat etmiş, elindeki kozları çok fazla abartmamasının daha akıllıca bir siyaset olacağını söylemişti.

Ecevit’in 1978 yılı haziran ayındaki o Moskova ziyaretini Cumhuriyet muhabiri olarak ben de izlemiştim.

Türkiye Başbakanı, buğday karşılığında Sovyetler Birliği’nden 3 milyon ton ham petrol almanın peşindeydi. Heyetteki bir yetkili demişti ki:

“3 milyon ton ham petrol yaklaşık 300 milyon dolar. Sovyetler’e geçen yıl ancak 90 milyon dolarlık ihracat yapabilmişiz. Artık ihracatı arttırmayı öğrenmemiz lazım. Yeni pazarlar bulmamız şart. Başka çare yok.”

Aradan geçen 34 yıl.

Nereden nereye?..

Evet öyle.

34 yıl önce hazinesinde 300 milyon doları denkleştiremeyen, karşılığını buğday olarak ödemek isteyen, hatta böyle bir takası sağlamak için “sırtını Batı’ya dönmek”ten dahi söz edebilen bir Türkiye’den bugünlere bir çizgi çekince, nereden nereye gelindiğini uzun uzun anlatmaya gerek yok.

Tabii, ne o zamanki Türkiye kaldı, ne de artık bugünün Rusya’sı Sovyetler Birliği...

Bu yılın ilk 10 ayında Türkiye’nin Rusya’yla dış ticaret hacmi 27.3 milyar dolar, (Almanya’yla 28.1, ABD ile 16.8).

Yılda 3 milyonu geçen Rus turistler Almanları yakalamış durumda.

Türklerin Rusya’da 8 milyar dolarlık, Rus şirketlerinin de Türkiye’de 9 milyar dolarlık doğrudan yatırımı var.

20 milyar dolarlık nükleer santral ihalesi Rusya’nın. Türkiye yıllık doğalgaz tüketiminin yüzde 50 küsurunu Rusya’dan ithal ediyor.

3 bin Türk şirketi Rusya’da faaliyet gösteriyor. Son 5 yılda 31 bin Türk işçisi Rusya’ya gitti. İki ülke arasında vize de yok artık.

Sadece bu rakamlar bile, Türk-Rus ilişkilerinin nasıl derinleşmekte olduğunu -ve derinleşmesi gerektiğini- apaçık anlatıyor.

Türkiye’yle Rusya arasındaki bu ilişki yapısını korumak ve geliştirmek hiç kuşkusuz her iki ülkenin de yararına.

Soğuk Savaş döneminin en heyheyli yıllarında da Ankara, Moskova’yla ilişkilerini iyi tutmaya, dengeli götürmeye dikkat etmişti.

1960’ların antikomünist Başbakanı Demirel, bir yandan CHP muhalefetine “Moskova’ya, Moskova’ya!” diye bağırırken, diğer yandan Sovyet kredileriyle İskenderun Demir Çelik, Seydişehir Alüminyum gibi çok büyük kamu yatırımlarını yapmıştı.

O Soğuk Savaş yıllarının iktidarları, Türkiye’nin Batı Bloku’ndaki yerine sahip çıkarken, “Türkiye’nin Doğu’ya bakan yüzünün de, Batı’da elini güçlendireceği” şiarını benimsemişler, Türkiye’nin tarih ve coğrafyasından kaynaklanan nedenlerle Moskova’yla iyi ilişkilere her zaman özen göstermişlerdir.

Bugün de durum farklı değil. Türkiye açısından Doğu’yla Batı ya da örneğin Moskova’yla Washington birbirlerinin alternatifi değildir.

Uzun sözün kısası:

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e hoş geldin derken, Başbakan Erdoğan’la İstanbul buluşmasının başarılı geçmesini, Türk-Rus ilişkilerini daha da güçlendirmesini diliyoruz.

Milliyet

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89