• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 2 °C

Direne... Direne...

Reyhan Yalçındağ

M.Ö. 612’den bugüne kadar Ortadoğu halkları, hep zalimlerin, zorbaların, gaspçıların, işgalcilerin, talancıların haksız yönelimleriyle uğraşmak, bedel ödemek, acı çekmek zorunda kaldı. O gündür bugündür, başta Kürtler olmak üzere Ortadoğu halkları, hep direnerek ayakta kalabildiler; paylarına hep acı, gözyaşı, yıkım düşse de onurlu yaşama sarılarak „Ey Dünya! Biz de varız! Halklar tarihindeki yerimizi asla göz ardı edemezsiniz” dediler. Ve bunun için gencecik insanlarını defa etmek zorunda kaldılar. Dehak yeri geldi Saddam oldu, yeri geldi Halepçe’de binlerce Kürdü kimyasal silahlarla katleden „Kimyasal Ali” oldu, yeri geldi Şengal’de üzerlerine bomba yağdıran karanlık güçler oldu. Kürtlerin yüreği Kasr-ı Şirin’le dört parçaya bölündü; bir gece yarısı göç yollarında dört parçaya dizildi mazlum halkım. Dehak, bu topraklarda hep başka silüetlere büründü ama aslında o hep aynı Dehak’tı. Son otuz yılda dört bin köyü yakan, binlerce Kürdü katledip toplu mezarlara dolduran, Kürt çocuklarına, kadınlarına tecavüz eden hep aynı Dehak’lar değil miydi zaten?

Pozantı işkencesi tarihe düşülen kara bir lekedir. Peki Pozantı trajedisinin başrol oyuncuları Dehak değilse kimdir?

Bir ülkede kadınlar, bebeleri aç diye, yoksul diye kendilerini asıyorlarsa oradaki „devlet büyükleri” Dehak değil de nedir?

Hrant’ın katillerini koruyanlar Dehak değil midir?

Kemalist olsun, muhafazakar olsun bu ülkede kimlerin varsıl; kimlerinse yoksul olduğu ayan beyan ortadadır. Peki bu varsılların alışveriş edecekleri dev gökdelenlerin, silah taşımacılığı yapacak gemi tersanelerinin inşaatlarında can veren emekçilerin (ki nedense bunların neredeyse tamamı da Kürt oluyor her seferinde) katilleri kimdir? Dehak’tan daha mı az zalimler bunlar!

Demirci Kawa, yeri geldi Leyla Qasım oldu. Asılmadan evvel, günlerce ona işkence eden albaya şöyle seslendi: „Ben Kawa’nın kadın haliyim! Amerika’nın kızılderilisi, Harlem’in zencisiyim. Mezrabotan uygarlığı’nın sahibiyim. Benim ölümümle yüzbinlerce Kürt de uyanmış olacak!”

Kawa yeri geldi, Mazlum Doğan oldu Amed zındanından „zulme karşı işte böyle direnilir” mesajı yükselten! Bu coğrafyada 1982’den sonra doğan çocukların yarısının adı neden Mazlum Doğan’dır bunu hiç düşündünüz mü?

Bu topraklar ne çok Kawa’yı yaşattı, analar ne Kawa’lar besledi, büyüttü; bunu bir kez daha son bir haftadır meydanlarda olan Kürt halkı gösterdi. AKP, bütün tehditlerine, saldırılarına, güç gösterilerine rağmen büyük bir yenilgi yaşamıştır. Yaşlı anne-babalar, çocuklar, kadınlar, gençler; her sınıftan ve her kesimden Kürtler, yekvücut olmuş, zulmün kalelerini aşmışlardır. Son üç yıldır Kürtler üzerinde estirilen tutuklama furyasının gerekçelerini de ortadan kaldırmıştır! Bu halk, değil altı bin, onbinlercesi de tutuklansa, onuru için, anadili için, kendi kaderi için, çocukları için, statüsü için asla ve asla geri adım atmayacağını ve de bundan sonra tek bir saniyelerini dahi statüsüz geçirmek istemediklerini tüm dünyaya ispatlamışlardır. Devletin, yüz yıldır denediği bildik yöntemlerde ısrar etmek, sadece ve sadece ölen gençlerin sayısını artıracak, yoksulluğu katmerleştirecektir. 2012 Newrozunda milyonlarca halk akın akın Kawa’ya ulaşmış, zulmün kalelerini devirmiş, özgürlüğe bir adım daha yaklaşmıştır.

Gerisi bu halka layık, onurlu ve adaletli siyaset yürütmek; onun ödediği bedellere hürmet etmek ve de tek bir geri adım atmamakla mümkün olacaktır.

Bir kez daha NEWROZ’un, Ortadoğu halklarına eşitlik, özgürlük ve barış getirmesi dileğimle…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89