• BIST 90.122
  • Altın 145,975
  • Dolar 3,6213
  • Euro 3,9326
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 11 °C

Dile vurgu yapmamın nedeni

Zana Farqînî

Özgür Gündem’de haftada bir cumartesi günleri yazmaya başladığımdan beri ara sıra gündemle alakalı yazmakla beraber ağırlıklı olarak hep dille ilgili konularda yazdım. Dilin önemine dair düşüncemi belirtirken aynı zamanda hem devletin politikalarını hem de Kürt Özgürlük Hareketi’nin kendimce yetersiz bulduğum dile yaklaşımını da eleştirdim.

Oysa özelikle sanal ortamdaki bazı kimseler benim dile fazla vurgu yapmamı farklı şekilde yorumladılar. Sanki ben dil mücadelesini siyasal mücadeleden ayrı tutuyormuşum, onu önceliyormuşum gibi.

Evet dil ulusal kimlik için en önemli etken. Çünkü ulusal kimlikle ilgili birçok faktörü etkileyen ve aynı zamanda bizim gibi halklar için de belirleyen dilin kendisidir. Buna karşın ben hiçbir zaman dili kimlikten, siyasal mücadeleden ayrı tutmadım tutmam da. Zira Kürtçe Kürt kimliğinden, Kürt meselesinden bağımsız değildir. Kürtçe’nin kaderini de, geleceğini de belirleyen şey Kürtlerin elde edeceği statüyle yakından ilidir.

Durum bu iken, benim dikkat çektiğim şey ise devletin asimilasyonist politikalarını etkisiz hale getirmek için Kürtçe’ye gereken önemin verilmesi gerekliliğidir. Kürtçe’nin hayatın her alanında kullanılmasının yaygınlaştırılması için daha fazla çabanın gösterilmesidir. Oto-asimilasyondan uzak durulmasıdır. Mücadele sonucu elde edilen kazanımlardan daha fazla yararlanmasıdır. Kürt Siyasi Hareketi’nin dilinin hiç olmazsa ağırlıklı olarak Kürtçe olmasıdır.

Dil denilen olgu öyle bir şeydir ki kullanılmadığı zaman aynı işlenmeyen demir misali pas tutar. Var olan kelime dağarcığını muhafaza etmez. Oysa bir dilin gelişmesi için onun her alanda kullanılması gerekiyor. Buna rağmen eğer o dil eğitim ve öğretim dili olmazsa yine bu çağda egemen dillere karşı varlığını koruyamaz.

Dili canlı tutan, onu geliştiren şey, insanlar tarafından her alanda kullanılıyor olmasıdır. Bir dille konuşulmazsa, yazılmazsa, yayın yapılmazsa, eğitim yapılmazsa ve gelecek kuşaklara aktarılmazsa o dilin geleceği yoktur.

İşte buna benzer sebeplerden ötürü hep Kürtçe’ye, Kürtçe’nin sorunlarına azami dikkati çekmeye çalışıyorum. Bu sorunlar ile dille ilgili yapılması gerekenlerinin hiç olmazsa bir kısmını şimdiden çözmemiz ve yapmamız gerekiyor. Elde edilecek statüyü sonrasına bırakmamamız lazım.

Sadece Kürt özgürlük Hareketi değil, bütün Kürt parti ve oluşumları, siyasi ve ideolojisi ne olursa olsun, eğer ağırlıklı da olsa mücadelelerini Kürtçe’yle yaptıkları takdirde statü elde edilene kadar hem asimilasyonu geciktirmiş olurlar hem de Kürtçe’nin gelişmesine de katkı sağlamış olurlar.

Her ne kadar son yıllarda Kürtçe konusunda bir duyarlılık olmuş olsa da yine Kürtçe, Türkçe karşısında dezavantajlı durumda. Çünkü Kürt siyasi hareketlerinin, partilerinin, oluşum ve kurumlarının birinci dili Türkçe’dir. O yüzden oto asimilasyona dikkat çekmeye uğraşıyoruz. ‘Zaten asimilasyon var’ bari biraz siz duyarlılık gösterin, mücadele edin, Kürtçe lehine değiştirin diyoruz.

Bunları savunmak, bu konularda kalem oynatmak, fikir beyanında bulunmak yanlış mı, dili öncelemek ve siyasal mücadeleyi önemsizleştirmek mi?

Değil, çünkü dil için politik savaşım vermeli demiyorum. Dediğim şey dile sahip çıkmak, kendi diliyle mücadele etmektir. Birçok yazımda belirttiğim gibi, Kürtçe Kürt meselesinden bağımsız değil. Onun geleceğini belirleyecek olan da Kürt mücadelesidir.

****

Değerli büyüğümüz Apê Mele Kerem’i de kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve sevenlerine de baş sağlığı diliyorum. Halkımız bu değerli mücadele neferlerini unutmayacak.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89