• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 11 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 11 °C

Devlette sürece direnenler mi var?

İhsan Dağı

PKK’nın sınır dışına çekilmesi beklenirken ‘silahsız çekilmesi’ şartı nereden çıktı şimdi? Bilindiği kadarıyla yol haritasında önce sınır dışına çekilme, sonra silahların bırakılması öngörülüyordu. 

Ne oldu da şartlar değişti? Acaba devlet içinde çekilmenin ‘hukukî’ bir dayanak olmadan yürütülmesine karşı bir direnç mi var? 

Önce şunu söyleyelim; sürecin stratejik hedefine ilişkin bir görüş ayrılığı yok. Çözüm iradesi güçlü, çözüm çerçevesi sabit. Ancak detaylarda bazı pürüzler olduğu anlaşılıyor. Bunların başında PKK’nın sınır dışına nasıl çekileceği konusu var. Öcalan PKK’dan çekilmeyi talep etmiş, Kandil de bunu kabul etmişti ama süreç henüz başlamadı. Biz sürecin başlama ve bitiş takvimiyle ilgiliyken PKK çekilmenin teknik ve lojistik, bu süreci ‘gözetleyecek’ devlet görevlileri de hukuki boyutlarıyla ilgililer. Karayılan çekilmenin zaman alacağını, militanlarının ikna edilmesi gerektiğini söylerken devlet tarafında da çekilmenin ‘hukuki dayanağı’ sorgulanıyor. Çok geniş bir arazide yaklaşık iki bin silahlı PKK’lı Türkiye’yi terk ederken güvenlik güçleriyle ve savcılarla karşılaşabilirler. Ne yapacak bu devlet görevlileri? Sanırım bu Ankara’ya da soruluyor. 

Burda durup Öcalan ve PKK tarafına bakalım; onların talepleri çekilme sürecinin Meclis’in gözetiminde ve yasal bir zeminde yapılması yönünde. Bu, hükümet tarafından PKK’nın ‘yasal bir statü, resmi bir tanınma’ arayışı olarak niteleniyor ve reddediliyor. Süreci gözetleyecek devlet görevlilerinin perspektifine dönersek; onlar da PKK’lıların çekilmeleri sürecinde ‘görev ihmali’ suçlamalarıyla karşılaşmamak için ‘yasal bir zemin’ istiyorlar. Bunda anlaşılmayacak bir şey yok; bürokrat güvence ister yaptıkları veya yapmadıkları için, yarın başına bir iş gelmesinden korkar çünkü. İşte tam da bu bağlamda Başbakan’ın son talebi anlamlı; ‘silahlarını bırakıp çıksınlar’ diyor Başbakan. Bu, bana kalırsa güvenlik bürokrasisi ve yargıdan gelen ‘yasallık’ taleplerine karşı bulunan bir ara çözümün ‘ek şartı’. 

Bilindiği kadarıyla süreç aslında böyle planlanmamıştı. Sınır dışına çekilenlere kimsenin dokunmayacağı söylenmişti. Geldikleri gibi gitmeleri bekleniyordu PKK’lıların. Ancak devletin güvenlik ve yargı bürokrasisinden gelen talepler karşısında çekilme sürecine bir şart eklendi; ‘silahlarını bırakıp öyle gitsinler’. Başbakan bunun nedenini izah etti: ‘Güvenlik gücü bunu (silahlı PKK’lıları) gördüğü zaman ne yapacak? Suç işler, yardım yataklığa girer bu iş. Buna sessiz kalması mümkün değil. Ne anayasa hükümleri buna müsaade eder, ne yasa hükümleri buna müsaade eder.’ Peki, bu daha önce bilinmiyor muydu? Benim tahminim devlet içinde güvenlik güçleri ve yargı mekanizmaları bu konuda süreci yöneten hükümet yetkililerini uyardı. Birileri Başbakan’a bunun ‘suç’ olduğunu söyledi. Bu da süreci şimdi ‘informel’ yollarda götürmeyi zorlaştırıyor. Çözüm, ya PKK’nın Türkiye’yi silahsız terk etmesi ya da çekilmeye yasal bir dayanak sağlanması. İkinci ihtimale hükümet kapalı. Çözüm için bakışlar yine Öcalan’a çevriliyor. Yeni bir görüşmenin ardından Öcalan’ın ‘silahsız çekilin’ talimatı vermesi bekleniyor. Ancak, çekilirken zaten imha edilmekten korkan PKK’lılara silahlarınızı da bırakın demek Öcalan’ın ‘sözünün dinlenmesi’ ihtimalini artırır mı, azaltır mı? 

Süreci yönetenlere son söz; her ufak pürüzde Öcalan’ı devreye sokarsanız onun örgüt üzerindeki kredisini tüketebilirsiniz. Sorunu Öcalan’la çözecekseniz bu riskli. PKK’nın sınır dışına çekilmesi ve silah bırakması önünde yasalardan kaynaklanan ‘pratik’ bir sorun varsa bu çözülmeli, gerekirse yasayla. Başlanan iş bitmeli. Mevcut süreç çok değerli. Bu işin sonunda ya barış var çünkü ya da şimdiye kadar görülmemiş bir savaş. Barış yapamayacağını anlayanların yıkıcı savaşı... Kimsenin hata yapma lüksü yok.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89