• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -5 °C

Devekuşu stratejisine dönülemez

Şahin Alpay

Aksiyon dergisi, 21 Mart tarihli "İkinci Oslo süreci için Brüksel zirvesi" başlıklı ayrıntılı haberinde, "KCK/PKK, devletle yeniden masaya oturmak için Avrupa'da Karayılan'ın da katıldığı bir toplantı yaptı.

Şartlar olgunlaştıktan sonra tarafların ikinci kez Oslo'da bir araya gelmesi kararlaştırıldı." diyordu. Ertesi gün, Taraf, Milliyet ve Habertürk gazeteleri, yüksek düzeyde bir hükümet yetkilisinin, Kürt sorununda kararlaştırılan strateji değişikliği hakkında yaptığı açıklamaları aktarıyordu. 

Başbakan tarafından teyit edilen "yeni" stratejiye göre, bundan böyle hükümet, Öcalan'ı ve PKK'yı değil, sadece Kürtlerin Parlamento'daki meşru temsilcisi BDP'yi muhatap alacaktı. PKK ile askerî mücadele sürdürülürken, bireysel haklar bağlamındaki Kürt taleplerinin karşılanması yönünde adımlar atılacaktı. PKK'nın silah bırakması çalışmasında ise inisiyatif Kürdistan Bölge Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'de olacaktı. Gerçekte, MİT-PKK arasındaki Oslo görüşmelerinin akim kalmasından sonra geçen yazdan beri uygulanmakta olan bu stratejiyi yorumlarken tekrar tekrar hatırlatılması gereken şunlar: 

Kürt sorunu, ülke nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan Kürt yurttaşların demokratik haklarının tanınması sorunudur. Elbette ki sorunun çözümüne ilişkin Türkler arasında olduğu kadar, Kürtler arasında da çok farklı görüşler var. Nitekim son genel seçimde de (çoğu Türk-çoğunluklu batı bölgelerinde yaşayan) Kürtlerin büyük bölümü AKP'ye oy verdi; PKK ile aynı tabanı paylaşan BDP ise Kürt çoğunluklu bölgede oyların yaklaşık yarısını aldı. 

Ancak şurası muhakkak ki hangi partiyi desteklediklerinden bağımsız olarak Kürtlerin ezici çoğunluğu üç temel talep etrafında birleşiyor: Vatandaşlık tanımının etnik kimlikten arındırılması. Anadilde eğitim hakkının kabulü. Kürt çoğunluklu bölgeye geniş idari özerklik tanınması. Bu talepler karşılanmadan Kürt sorunu çözülemez. BDP'nin TBMM'deki varlığı çözüm açısından büyük bir imkândır. Muhakkak ki Kürt kimliğinin ve taleplerinin özgürce ifadesi üzerindeki bütün engelleri kaldıran, yeni anayasayı ve buna uyum kanunlarını BDP ile görüşerek, anlaşarak çıkaran bir hükümet, sorunun çözümü yolunda ilerleyebilir. Ancak ne yazık ki bu imkân çeşitli nedenlerle bugüne değin gereği gibi değerlendirilemedi. Mutlaka değerlendirilmeli. 

Ne var ki, PKK'nın Kürt sorununun bir ürünü olduğu, onyıllar boyunca Kürt kimliğinin yasak, baskı ve zorla bastırılmasında ısrar sonucunda PKK'nın giderek Kürt sorunundan bağımsızlaşan, ayrı bir sorun niteliği kazandığı görmezden gelinemez. PKK sorununun öldürerek çözülebileceğini ise ancak milliyetçi bağnazlıktan burnunun ucunu göremeyenler tasavvur edebilir. PKK'nın yürüttüğü silahlı ayaklanmanın son bulması sağlanmadan Türkiye'nin huzura ve barışa kavuşamayacağını kuşku yok ki AKP hükümeti de biliyor. PKK'yı yok sayan bir "strateji," ancak devekuşu stratejisi, "kafayı kuma gömme", gerçeklere gözlerini yumma stratejisi olabilir. Kanlı kardeş kavgasının son bulması için Oslo'da başlayan sürecin canlandırılması, PKK ile silahlı ayaklanmanın son bulmasının koşulları üzerinde anlaşmaya varılması şarttır. 

PKK'nın silah zoruyla Kürt çoğunluklu bölge halkı üzerinde vesayet kurma, bölgeyi egemenliği altına alma çabası, bütün demokratların olduğu kadar Kürtlerin büyük çoğunluğunun da haklı bir kaygısı. Ne var ki, PKK vesayeti tehlikesinin bertaraf edilebilmesi ancak, örgütün silahlı mücadeleyi bırakıp, siyasi mücadeleyi benimsemesiyle, yani sivilleşip siyasallaşmasıyla mümkün olabilir. Silahları terk eden, öteki siyasi partilerle demokratik rekabete giren PKK'nın Türkiye Kürtlerine iradesini dayatması söz konusu olamaz. 

Nihayet unutulmamalı ki, hükümetin de paylaştığına kuşku olmayan, Türkiye'nin bölgesinde bir barış, refah ve demokrasi kalesi haline gelmesi vizyonu, yalnızca kendi Kürt yurttaşlarının değil, bölgede ve her yerde yaşayan Kürtlerin saygı ve güvenini kazanmasıyla gerçekleşebilir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89