ilkehaber.com
Roboski Anayasa Mahkemesi'nde
Irak’ta son altı ay'da korkunç bilanço
BDP'nin kazandığı il ve ilçeler
İşte 81 İlin yeni belediye başkanları (Tam Liste)
Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru…

Yavuz Delal / Yazar

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Demokratik İslam Kongresi

09 Ocak 2014 Perşembe 15:08

Son günlerde Kürt hareketinin lokomotifliğini yaptığı “Demokratik İslam Kongresi” çalışmalarını hepimiz duyuyoruz.

Duyduklarımızdan yola çıkarak irade edilen kongrenin amacını, “kendilerine İslam’ı dayanak kılan siyasi ve askeri atraksiyonların arka planını oluşturan İslam algısının, İslam ve insanlığın ortak değerleriyle ilişkisinin gerçeklik payını kritik etmek ve şiddetin tesisinde değil, aksine toplumsal barışın tesisinde İslam’ın etkinliğini idrak etmektir!” şeklinde formüle etmek mümkündür.

Bütün kesimlerle yapılan Kongreye yönelik girişimler, olayın epey ciddiye alındığını ve gerçeklik payı taşısa da akla gelebilecek kuşkuların, içeriğin ve biçimin doğası gereği toplumsal yaşama hizmet dışında kongrenin araçsallaştırılamayacağını göstermektedir.

Kongre öncesi yapılması planlanan panel ve konferansların da kamuoyunun aydınlatılması ve kongrenin içeriğinin düzeyi ve amacının niteliği hakkında ön bilgi vermesi bakımından önemli yararları olacaktır. Bu çalışmalar aynı zamanda haklı-haksız kuşkuları gidermeye ve kongrenin irade edilen amaca hizmet edeceğine olan inancı güçlendirmeye de katkı sunacaktır.

Kongre öncesi planlanan panel ve konferanslar, kongre ile irade edilen amacın bir nevi izahı olacaktır. Bilgiyi ve kitleyi temsil kabiliyetinin önemi, konu tespitine ve konuşmacı-katılımcı seçimine ilişkin uygun kararların verilmesini gerektirmektedir.

Kongreyi irade edenin Kürt hareketi olmasını bir problem olarak algılamak, çoktan aşılması gereken mesnetsiz bir yargıdır. Kongreye ilişkin temel sıkıntı, çağdaş İslam algısının ürettiği baskın yargısı olan Demokrasi-İslam çatışmasının “Demokratik İslam” isimlendirmesini İslam’a bir tanım biçme olarak tartışması ve bu tartışmayla kongrenin amacının boğulmasıdır.

Kongreyi, Demokrasi-İslam kısırdöngüsünden kurtarmanın yolu, ilk toplantıyı İslam Konferansı olarak düzenlemek ve bu konferansta bir “İslam Kongresi Hareketi” kararı almak, İslam Kongresi Hareketine “Demokratik” ismini teklif edip konferansta bunu tartışmak ve kongre ismini oy çokluğuyla karara vardırmaktır.

Ancak bu, bu kısa zaman diliminde mümkün değilse, kongreyi düzenlememek veya kongreyi ismi dolayısıyla işlevsizleştirmek de uygun değildir. Aslında sıkıntıyı teşkil eden isim, karara bağlanması gereken bir konu olarak kongrenin tartışmasına sunularak da aşılabilir. Yani “Demokratik İslam Kongresi” olarak başlayan kongre “İslam Kongresi Hareketi” olarak kurumsallaşıp yoluna devam edebileceği gibi başladığı isimle de kalabilir. Yani bundan sonra nasıl bir isimle devam edeceğine kongre katılımcıları karar verebilir.

İrade edilen amaç bakımından çok önemli, hatta hayati bir mesele olduğundan içeriden de dışarıdan da kongrenin yapılması sıkıntıya sokulmamalı, aksine olabildiğince yapılmasına dönük katkılar sunulmalıdır.

Kongre projesine tüm kesimlerin katkı sunmasının gereği, kongrenin toplumsal barışa ve hak ve hürriyetlere katkısı düşünüldüğünde bir sorumluluk olarak da anlaşılmalıdır.

Hem kongrenin hem kongreye giden aşamaların ve hem de girişimci heyetin çalışmalarının başarıyla yürümesi için kişi ve kurumların vereceği desteğin hayırlı bir eylem olacağını düşünmekteyim.

İrade edilen amacı güzel ve faydalı olan bu projenin, irade edildiği içerik ve biçimiyle amacına uygun olarak gerçekleşmesini ummaktayım veya ummak istemekteyim!

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, TwitterTwitter, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
YORUMLAR
Bence
Garip Dost
Sevgili mr Botan; eğer Tayyip Erdoğan, Ahmedi Nejad, Fetullah Gülen vd. diyorsa, bence Öcalan'ın söylemesi de normal. Öcalan; din ile diğer halkları kandıralım, asimile edelim, sömürelim demiyor ya. Bu masum değil mi sizce. Halbuki kabullendiğimiz diğerleri,bu dini diğer halklara karşı bir kandırmaca,sömürü ve egemenlik aracı olarak çokta rahat kullanmaktalar. Baksanıza Erdoğan'ın Rojava'da Kürdlere karşı El Nusraları nasıl kullandığına. Tek dil,tek millet naraları attığına. Bu din mi sizce.Kendimize haksızlık yapmıyor muyuz sizce. Din adına yapılanlar da sizce Kürdlerin suçu daha mı fazla. Ne yapmışız ki?
18 Şubat 2014 Salı 04:00
Kürdler Neye Alet Etmiş
Garip Dost
Sevgili Muntazari; Kürdler dini neye alet etmiş? Kürdler tarihte ve bugün,hangi iktidar, sömürü ve kirli savaşı yürütmüş ki dini de alet etmiş olsun. Ama Türkler 'Sünni-Türk İmparatorluğuna', 'Farslar Şii-Pers İmparatorluğuna' ve Araplar da Emevi,Abbasi gibi iktidarlarına bu dini zemin yapmışlardır. Bunu kullandığın Muntazari isminden yola çıkarak bile anlayabilirsin. Eğer anlamak istersen. Dillerimiz ,ırklarımız, isimlerimiz vs.hepsi Allah'ın hikmeti değil mi? Bak ismini kullanmaktan bile kaçınıyorsun. Peki Kürdler dini kullanarak başkasını ismini, kimliğini ve kültürünü kullanmaktan utandırdı.
18 Şubat 2014 Salı 03:48
Kürde Yasak! Neden? 2
Garip Dost
Fanatizm nasıl da körlük yaratıyor. Cahilliğimize, hiçliğimize, efendilerimizin kulu olmamıza nasıl da dört elle sarılmamıza yol açan bir ruh oluşturuyor. Gerçeklerden kopartıyor.Yalancı yapıyor. Kurnaz ve işini bilen yaratıklara dönüştürüyor.Kürdlerin dini konuşmaları, bunları nasıl da ürkütüyor. Yoksa din adına yapıla gelen her tür ahlaksızlığı, adaletsizliği, çirkefliği deşifre edeceği için mi bu korku ve rahatsızlık. Bu din, Allah'ın dini. Kürdler de Allah'ın kulu. Tüm insanlara geldiğine göre Kürdler de bu dinin ne olduğunu, olaylara nasıl yaklaştığını konuşup, tartışacaklardır. Türk, Arap, Fars gibi.
18 Şubat 2014 Salı 03:34
ÖNE ÇIKANLAR
GAZETE BAŞLIKLARI