• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 12 °C

Demokrasi karşıtları

Ali Bulaç

1991 Cezayir darbesinden 3 Temmuz Mısır darbesine kadar demokrasinin bölgemizde zor süreçlerden geçtiğini anlıyoruz. 

İslam dünyasında genel yönelim demokrasiye doğru, ancak “demokrasi iç ve dış zorluklar”la karşı karşıya. İslam dünyasında “demokrasi karşıtları”nı şöyle sıralamak mümkün: 

a) Batı. Siyasi ve askeri veçhesiyle Batı bize şunu söylüyor: Eğer benim değerlerim, empoze ettiğim yaşama tarzı ve global çıkarlarımla uyumlu hükümetler kuracaksanız demokratik yolları kullanabilirsiniz, ama kendinize özgü değerleri siyasete taşıyacak, din referanslı yaşama biçimini kamusal alanda görünür kılacak ve kendi aranızda birtakım birlikler kurmaya çalışacaksanız, buna izin vermem, askeri diktatörlükleri, darbe ve otokrat rejimleri size tercih ederim. 

b) Körfez monarşileri. İrili ufaklı güç ve nüfuza sahip monarşilerin öteden beri demokratik rejimler aleyhinde yoğun propaganda yürüttüklerini biliyoruz. 

c) Askeri diktatörlükler. Bütün dünyada olduğu gibi bölgede de diktatörlüklerin demokrasiyle aralarının iyi olmadığı konusu sır değil. 

d) Oryantalist bakış açısının esaslı kavramlarından biri olan “doğu despotizmi”nden hareket eden aydınlar, akademik çevreler İslam dünyasının modern tarihe katılım biçiminin demokratik yollarla olamayacağına kanidirler. Bu aydınların tamamı devlet, siyaset, iktidar, yönetim gibi konuların halka bırakılmayacak kadar önemli olduklarını düşünmektedirler. 

e) Azınlıklar. Sayısal manada yeterli güce sahip olmayan birtakım dini, etnik, mezhebi veya kripto gruplar eşit oy hakkıyla çoğunluğun karar sahibi olmasını istemiyorlar. Azınlıkların kurumsal ve bir bütün olarak demokrasi karşıtları olduğunu söylemek haksızlık olur. İçlerinden bir bölümü, özellikle kriptolar bu kanaattedirler. Bunlara “ahlaki marjinalleri” de ekleyebiliriz. 

f) ABD ve genel olarak Batı’da hep var olmuş, son zamanlarda yine öne çıktığı anlaşılan Neocon-Siyonist kanadın değerlendirmesine göre halkın iradesine sadakatle bağlı olan yöneticilerden çok, bir kral veya diktatörle iş tutmak çok daha kolay olmaktadır. (a) şıkkında saydıklarımız ağırlıklı olarak “demokrat-liberal” çevrelerdir. 

g) İslam dininin akaid ve kelamından hareketle temel felsefi varsayımları, tarih sahnesine girişi ve ortaya çıkardığı sonuçlar itibarıyla, demokrasinin meşruiyeti bulunabilecek bir siyaset yöntemi olmadığını düşünen birtakım İslami gruplar, akımlar, fırkalar. Tabiatıyla bu şıktakileri diğerlerinden ayırmak gerekir; bunların itirazı tamamıyla akide ve ilkeler seviyesindedir. Belki bu grupta toplananları da ikiye ayırmak gerekir: bir bölümü radikal yani kategorik olarak demokrasiye karşı çıkarken, bir bölümü demokratik rejimin İslam’ın zengin kelam ve fıkıh imkanlarından istifade etmek suretiyle ıslah edilebileceğini, yetkin âlim ve siyaset bilimcilerinin başarması durumunda Müslümanların kendilerine özgü bir “demokrasi modeli” geliştirebileceğini düşünmektedirler. 

Sıraladığımız grupların itiraz ve eleştirileri ne olursa olsun, anlaşılabilir birçok sebebin bir araya gelmesiyle mevcut durumda, en azından daha uzun zaman “demokrasiden geri dönüş” olamayacağını bir durum tespiti olarak söyleyebiliriz. Toplumlar teorik/fıkhi bir tartışmanın herkesi tatmin edecek şekilde sonuçlanmasını beklemezler. İçinden geçtikleri tarihsel ve toplumsal durum için çözüm isterler. Monarşiler, diktatörlükler veya açık oligarşilerle mukayese edildiğinde tabii ki demokrasi kitlelere çok daha cazip gelmektedir, çünkü iradelerinin siyasi merkeze yansıtılabileceğini vaadi ve umuduna kapılıyorlar, üstelik yöneticilerin belli periyotlarda değişebileceğinden emindirler. Bu iki faktör kitleyi motive eder, ama aradan sayısız seçim gelip geçer kitlelerin durumunda esaslı bir iyileşme de olmaz. Burada bir ikilem söz konusudur ve henüz toplumlar bu ikilemi anlamlandırabilmiş değiller. Kanaatime göre, söz konusu durum Batı için de geçerlidir. Demokrasi küresel sorunlar yaşamaktadır. .

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89