• BIST 98.669
  • Altın 143,589
  • Dolar 3,5635
  • Euro 3,9876
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 27 °C
  • Berlin 16 °C

Demografik yapımıza yapılan müdahaleler

Zana Farqînî

Kürtlerin demografik yapısına yapılan müdahaleler dikkatimi hep çekmiştir, ama bununla ilgili akademik çalışmalar ise nerdeyse yok gibidir. Türkleştirmek, Araplaştırmak ve Farslaştırmak için Kürtlerin için kendi yurdundan edildiklerini biliyoruz. Mesela Suriye “Arap Kuşağı” projesiyle Kürtleri yerlerinden sökmüş Arap nüfusunun yoğun olduğu yerlere sürmüş ve Arapları da kendi yerlerine yerleştirmiştir. Yine aynı rejimin vatandaşlıktan çıkardıkları Kürtleri de unutmamak gerekir.

Irak’ın da sicili bu konuda hiç temiz değil. Benzer siyaseti kendisi de Kürtlere uygulamıştır. Örneğin Musul ve Kerkük’teki Kürt nüfusunun etkisini kırmak için kamulaştırma adı altında ve diğer uygulamalarla o da Kürtleri kendi öz topraklarından Arap diyarlarına atmış, yerlerine de Arapları yerleştirmiştir.

İran’a gelince, bahsettiğimiz bu politikaların dışında değil. Kısaca Kürtleri egemenliği altında bulunduran bütün ülkelerin Kürtlerin demografik yapısıyla nasıl yakından ilgilendiklerini gösteren raporları, kararları ve uygulamaları var. Sadece göçertme politikalarıyla değil, doğum kontrolü, aile planlaması adı altında Kürt nüfusuna müdahalede bulunulmamışlardır.Bu politikaların amacı asimilasyon olduğu gibi aynı zamanda Kürdü kendi habitatında azınlık haline getirmeye de yöneliktir. Bu siyaset yeni değil diye. Osmanlı döneminde de Kürtler aynı siyasetlere maruz kalmışlardır. Tarihi kaynaklardan biliyoruz ki sosyal olaylarda dahi aşiretler, geniş halk kitleleri sürgünlere tabi tutulmuşlardır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Amed’den bahsederken mealen şöyle diyor. Ben Diyarbekir’e gittiğimde Melik Ahmet Paşa’nın Sincar’a Êzidîleri öldürme seferine çıktığını söylediler. Kürtler ise üryan ve büryan bir şekilde şehri terk ediyorlardı.

Zaten cumhuriyet döneminde uygulanan politika az çok biliniyor. Direnişler sonrasında, tenkil ve tedip operasyonlarıyla sürülen Kürtlerin yüzde 5 veya yüzde 10’unu geçmeyecek şekilde Türk nüfusunun içine serpiştirilmişlerdir.

Kürt demografik yapısının bozulması için boşalan yerlere de Türk nüfusun yerleştirilmesi hep savunulup uygulanmıştır da. Bu konuda devlet yetkililerinin hazırlamış olduğu onlarca gizli rapor var ortada. Ama pek bilmediğimiz bir şey daha var. O da gerek Osmanlı dönemin de gerekse cumhuriyet döneminde Kürt coğrafyasına yerleştirilenlerin sayısı ve bu olguyla ilgili detaylardır. Mesela Balkanlardan, Kafkaslardan ne kadar göçmenin getirildiğini, nerelere yerleştirildiklerini pek bilmiyoruz.

Ya Kürt direniş hareketleri sonunda ne kadar Kürt göçertildi, nerelerde mecburi iskana tabi tutuldu, bu konuda da fazla bir bilgi yok. Dersim Katliamı’ndan sonra sürgüne yollanan insanlar hakkında, yapılan çalışmalardan dolayı kimi bilgilere şu an sahibiz, fakat Şeyh Sait, Sason ve Zilan gibi direnişlerin akabinde ne kadar yerleşim yeri yakılıp yıkıldı, kaç köy boşaltıldı, ana ocağından sökülen insanlar nerelere sürüldü, sayıları tam olarak neydi gibi sorular orta yerde duruyor.

Hoş 90’lı yıllarda yaşadıklarımızla ilgili fazla çalışma da yok. Binlerce köy yakılıp yıkıldı, milyonlarca insan yerinden edildi. Ama devletin hesaplamadığı bir şey de yaşandı. Türkleştirilmiş olan bazı şehir merkezleri kırsal kesimden ve çevre kasabalardan gelenlerle tekrar Kurdî kimliğe kavuştular.

Kürt siyasi hareketinin kazanacağı her şehirde “öz yönetimle özgür kimliğe” şiarıyla hem asimilasyonu yenmek hem de şehirlere asıl kimliğini iade etmek mümkündür. O yüzden yerel seçim deyip geçmemek lazım. 

**

Değerli büyüğümüz Şerafettin Eryılmaz’ın kardeşi Necmettin Eryılmaz Hakkın rahmetine kavuştu. Kendisine, merhumun ailesine ve tüm sevdiklerine en derin taziyelerimi sunuyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89