• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 13 °C

Demirtaş'ın sözlerini nasıl yorumlamalıyız?

Gülay Göktürk

"Kürt halkı artık kendisini yönetme aşamasına geldi. Seçimden sonra sadece fuar ya da kültür merkezi inşa etmeyeceğiz. Asıl inşa edilecek şey demokratik özerkliktir. Bu halk artık kendisini yönetme aşamasına geldi. Muhtarlar, mahalle meclisleri, vs... Anadilimizde, lehçelerde, Arapça, Ermenice, Süryanice hizmet alma noktasına geldi."

Selahattin Demirtaş'ın yukarıdaki sözleri günlerdir farklı şekillerde yorumlanarak polemik konusu ediliyor.

Gerçekten de bu ifadenin farklı biçimlerde okunması mümkün.

Ben aslında, seçim arifesinde bir siyasetçi olarak onun bu cümleleri isteyenin istediği tarafa çekmesini özellikle tercih ettiğini, zaten bu amaçla çift okumaya müsait bir dil kullandığını düşünüyorum.

Demirtaş hem kendi kitlesine çözüm süreci öncesinden beri savundukları "demokratik özerklik" projesinden taviz vermedikleri mesajını vermeye çalışıyor; ama bir yandan da bunu "bugünkü mevcut yasalar çerçevesinde gerçekleştireceklerini" söyleyerek önümüzdeki dönemde yerinden yönetim yetkisini daha güçlü bir biçimde kullanacakları şeklinde de anlaşılmasını istiyor. Zaten, "demokratik özerkliğin ilan edilmesi" gibi bir ifade yerine "inşası" sözcüğünü tercih etmesi de bir statü değişikliğinden değil yerel yönetim organlarının daha etkili hale geleceği bir süreçten söz ettiğinin bir göstergesi...

Büyükşehir Yasası'nı unutmayalım

Ayrıca, Demirtaş'ın bu açıklamasını 2012 Kasım'ında çıkan Büyükşehir Yasası'yla birlikte değerlendirmeyi de unutmamalıyız.

Hatırlanacağı gibi, 30 Mart 2014'ten yani yerel seçimlerden sonra nüfusumuzun yüzde 77'sinin oturduğu 30 il, halkın seçtiği bir başkan ve yine halkın seçtiği meclisin bulunduğu yeni bir yönetim birimiyle yönetilmeye başlayacak. Yerel yönetimde çifte meclis dönemi sona erecek; İl Genel Meclisi kaldırılarak Belediye Meclisi tek meclis haline gelecek ve onun da başında seçilmiş başkan bulunacak. Bu değişiklikle bölgede devlet tarafından atanan valinin yetkileri azalacak, seçilmiş başkan ve meclisin yetkileri artacak. İl genelindeki bütün belde belediyeleri ve köylerin kaldırılarak mahalle haline getirilmesiyle, oluşturulacak yeni yerel yönetimin yetki ve sorumluluk alanı eskisinden çok daha geniş ve güçlü olacak.

Özetle, 50 gün sonra koltuklarına oturacak olan yerel yöneticiler, bundan öncekilerin hiç sahip olmadığı kadar geniş bir yetki ve sorumluluk alanına sahip olacaklar.

Dolayısıyla, Demirtaş neyi kastetmiş olursa olsun; yeni seçilecek belediye başkanları daha geniş yetkilerle donatılmış olacaklar. Tam da onun söylediği gibi, artık sadece fuar ya da kültür merkezi inşa etmekle ya da şehri temiz tutmakla uğraşmayacaklar. Şimdiye kadar merkezi yönetimin yetkisinde olan birçok yetkiyi de devralacak, böylece bölge halkının kendi kendini yönetmesi doğrultusunda adımlar atacaklar.

İçini doldurmak siyasetin işi

Ancak unutmamak gerekir ki, bu yasa sonuçta bir çerçeve getiriyor ve bu çerçevenin içini doldurmak da siyasetin işi...

Seçilmiş başkanla valinin yetkilerinin pratikte nasıl işleyeceği, eğitim, sağlık, güvenlik gibi konularda yerel yönetimin yetkilerinin sınırları, bütün bunlar önümüzdeki dönemin siyasi mücadele konuları olacak. Zaten, çözümün "siyaset yoluyla" olmasının anlamı da başka bir şey değil...

Bir örnek vererek bitireyim:

Geçtiğimiz günlerde Meclis gündemine gelen Dershaneler Yasa Tasarısı, okul müdürlerinin tayinlerinin valiler tarafından yapılmasını öngören bir madde içeriyor.

Oysa biz biliyoruz ki, dünyanın bütün ileri ülkelerinde, eğitim meseleleri büyük ölçüde yerel yönetimlere ve velilere bırakılıyor. Bizde neden öyle olmasın?

Söz konusu tasarı Meclis'te tartışılırken, bu maddenin değiştirilmesi; okul müdürlerinin, belediyeler ve okul aile birliklerinin işbirliği ile seçilmesi ve bunun formülünün bizzat yerel düzeyde belirlenmesi ciddi bir siyasi mücadele konusu yapılmalıdır.

Adına ister demokratik özerklik deyin, ister güçlü yerel yönetim, bunun inşasının yolu budur.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89