• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 14 °C

Demirtaş'ın sözleri ve F. Hoca'nın çağrısı

Oral Çalışlar

Gülen'in açıklaması, bir uyarının ötesinde, bir tutumu yansıtıyor. Bir 'ağırlık koyma'dan da söz edilebilir.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşması, iki taraftan okunabilir. Olumlu taraftan yapılacak bir okuma ile şu sonuca ulaşmak mümkün: “Çözüm için iki tarafta da kuvvetli bir irade var…” (Buradaki referans, Öcalan ve MİT Başkanı Hakan Fidan arasındaki görüşmeye yönelik). 

Konuşmadan, “Abdullah Öcalan’ın çözüm için vargücüyle çalışacağı ve ağırlığını koyacağı” yönünde bir tablo da çıkıyor. 

Devlet de ‘çözüm için müzakere’ konusunda kararlı bir tutumda. Tabii henüz çözüm doğrultusunda hazırlanmış bir yol haritası yok. Görüşme bu noktada net bir neticeye ulaşmış değil. 

Sürece, Öcalan’a ek olarak KCK ve BDP’nin de katılması gerektiğinden söz eden Demirtaş, BDP ile AKP arasında yürütülen bir ortak çalışma olmadığını belirtiyor. Bir yönüyle doğru olan bu saptama, “Ahmet Türk ve Ayla Akat’ın İmralı’ya gidip uzun bir görüşme yapmasıyla BDP’nin de fiilen sürece bir yerinden katılması” olarak da okunabilir. 

Bence BDP’nin haritayı böyle okumayı denemesinde yarar var. 

Demirtaş, Başbakan’ın dilini ve danışmanı Yalçın Akdoğan’ın Kandil-İmralı arasındaki ‘racon kesme’ değerlendirmesini eleştiriyor. Eleştirel duruş sürüyor. Çözüme destek sürüyor. 

Bu konuşma bizi gene şu saptamaya getiriyor: Süreç yürüyecek ancak daha alınacak çok mesafe de var. Taşlı, dikenli yollardan geçilecek… BDP’nin inisiyatifli davrandığı oranda, sürece olumlu yönde daha fazla katkı sağlanabilir. 

Sonuçta, savaş ve çatışma, belki de en çok BDP’yi etkisiz hale getirdi şimdiye kadar. 

Tabloya baktığımda, iyimserlik ve umut için somut nedenler görebiliyorum. Elbette bu iyimserliği benimsemeyenler, gerçekçi bulmayanlar olacaktır ancak şu noktada, iyimserlik, sürecin sürdürülebilirliği açısından gerçekten gerekli. 

Fethullah Hoca’nın çağrısı

Fethullah Gülen’in dün kendi internet sitesinde yaptığı açıklama da umudun artmasına neden olabilir. Fethullah Hoca’nın, çözüm ve uzlaşma çabalarına destek veren açıklamasındaki şu sözler, süreç açısından bence hayati ve ilginç bir katkı: “Milli onur, milli gurur ayaklar altına alınmama kaydıyla, o mefkureye saygı devam ettiği müddetçe -bence- el de öpülebilir, etek de öpülebilir. Heyet-i İslamiye, heyet-i milliye arasında huzurun temini adına katlanılabilecek her şeye katlanmak lazım. Hayır sulhtadır, sulh her zaman hayırlıdır.” 

Gülen’in açıklaması, birden fazla açıdan önemli. Her şeyden önce, etkili bir toplumsal figürün, açık ve net bir tavırla hükümete uzlaşma konusundaki adımlar için “Arkandayım” mesajı vermesi, ‘müzakere’ye karar veren hükümetin elini güçlendiren bir durum. 

İkinci nokta: Son dönemde, güvenlik güçleri içindeki, ‘operasyoncu’ olarak adlandırılabilecek çıkışlar ‘cemaat’e mal ediliyordu. Bu nedenle ‘cemaat’in çözüm yolunda nasıl davranabileceği konusunda, kafalarda soru işaretleri bulunuyordu. 

Gülen’in açıklaması, bir ‘uyarı’nın ötesinde, bir tutumu yansıtıyor. Bir ‘ağırlık koyma’dan da söz edilebilir. Bu açıklama ile birlikte ‘dönüşüm’ün nasıl bir ivme kazanacağını zamanla hep birlikte göreceğiz. 

Masamdaki kitaplar: Orhan Miroğlu, Musa Anter Cinayeti, Everest Yayınları. Prof. Gorgis David Malik, Süryanilerin Tarihi, Yaba Yayınları. Alper Görmüş, Hayat Bilgisi, Etkileşim Yayınları, Ayşe Yetmen, Benim Tarsus’um, Tarsus Kültür ve Dayanışma Derneği yayını

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89