• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin -3 °C

Demirtaş’ın senedi

Gülay Göktürk

Demirtaş’ın son grup toplantısını bir yemin törenine çevirdi. HDP başkanı partisinin siyasi çizgisini tıpkı CHP ve diğer sol gruplar gibi AK Parti düşmanlığı üzerine oturtacağına dair yemin etti.

“Biz bir pazarlık hareketi, pazarlık partisi değiliz. AKP ile aramızda kirli bir pazarlık olmadı asla olmayacak. Kirli bir alışveriş, kirli bir işbirliği asla olmadı asla olmayacak” dedi ve barajı aşmanın kilidi olarak gördüğü şu cümleyle tamamladı konuşmasını:

“Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP’liler bu topraklarda nefes aldıkça sen başkan olamayacaksın.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan seni Başkan yaptırmayacağız, seni Başkan yaptırmayacağız, seni Başkan yaptırmayacağız…”

Grup toplantısında verdiği bu sözü resmiyete dökmek için yakında bir de senet imzalayacakmış. Başkanlık Sistemi’ne geçit vermeyeceği ve AK Parti’yle asla koalisyon yapmayacağı konusunda kapı gibi senet verecekmiş seçmenlere. Ama AK Parti dışındaki diğer tüm partilerle buluşabilirmiş!

Bu sözleri okuyunca ilk olarak Leyla Zana geldi aklıma. “Bu meseleyi Erdoğan’dan başkasının çözemeyeceğini” büyük bir dürüstlükle açıklama cesareti gösteren Zana, Demirtaş’ın “AK Parti dışındaki bütün partilerle her türlü işbirliğini yapabiliriz ama AK Parti’yle asla” sözlerini duyunca ne hissetmiştir acaba?

Zana gibi düşünen ve iki yıldır başlayan süreç kesilmesin; AK Parti ve HDP el ele versin ve bu işi çözsün diye dua eden milyonlarca Kürt ne düşünmüştür?

Kürtleri inkâr ve asimilasyon politikasının kurucusu ve tarihi boyunca savunucusu olmuş CHP’yle de, hâlâ “kart-kurt” safhasında olan MHP’yle de koalisyon dahil her türlü ittifakı yapabileceğini söyleyen ama çözüm sürecinin mimarı olan AK Parti’ye karşı derin bir düşmanlık besleyen bu partiye bundan böyle Kürtler nasıl bakar?

Birkaç puan oy artışı için AK Parti düşmanı cephenin en klişe sloganlarını ödünç alıp kullanan; gezi ruhuna biat gösterileri yapan ve bu arada sanki çözüm süreci diye bir şey yaşanmıyormuş gibi davranan bir lideri Kürtler ciddiye alabilirler mi?

* * *

Epey bir zamandır HDP’nin olgun ve güven veren bir muhalif çizgi izleyebilirse, marjda kalmış bir parti olmaktan çıkıp iktidarla ve sistemle mücadele isteyen ama bunun sorumlu ve yapıcı bir tutumla ve Türkiye’nin istikrarına sahip çıkarak yapılmasına önem veren kitlelerin desteğini kazanacağını ve “Büyük Siyasi Güçler Platformu”na yükselebileceğini söylüyorum.

Ayrıca, eğer böyle bir tablo gerçekleşirse, bunun aynı zamanda AK Parti’nin tarihinde ilk defa muhalifi tarafından geriye değil, ileriye doğru çekilmesi anlamına geleceğinin de altını çiziyorum.

Ama ne yazık ki Demirtaş’tan umut yok.

“Türkiyelileşmek”ten Gezici’lerle flört etmeyi, Erdoğan nefreti üzerinden siyaset dizayn etmeye çalışan çevrelere selam yollamayı anlayan; memnuniyetsiz CHP’lilere ve bilumum sol artıklarına sempatik görünmeye çalışan, temsil ettiği kitlelerin temel meselelerinden tamamen sapmış bir Demirtaş tablosu var karşımızda.

Bu tablonun HDP’nin barajı aşmasını sağlayıp sağlayamayacağını bilemem, onu araştırma kuruluşları hesaplasın.

Ama benim bildiğim, AK Parti’ye karşı duyulan bu derin nefret ve düşmanlık hissinin HDP’yi Kürtlerden duygusal olarak koparacağıdır.

Kürtlerin büyük çoğunluğunun –ister AK Parti’ye, ister HDP’ye o versinler - bu vefasızlığı asla anlamayacağına ve hoş görmeyeceğine eminim.

  • Yorumlar 13
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89