• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 12 °C

Davutoğlu’ndan sonra

Mesut Yeğen

“İster misiniz, ayrışma, çatlama, patlama, her neyse, hep yakıştırıldığı, beklendiği ve arzu edildiği üzere HDP’ye değil de, diğer üç siyasi aktöre nasip olsun?” 6 Mart’ta BasHaber’de yayımlanan “Yeni Nizam’da Muhalefet” başlıklı yazımı böyle bitirmiştim. Bu kadar erken olmasını herhalde kimse beklemiyordu ama sözünü ettiğim ayrışma önce MHP’ye nasip oldu, şimdi de AKP’ye. Dokunulmazlıklar meselesi üzerinden ortaya çıkan huzursuzluk ayrışmanın CHP’yi de yoklayabileceğini gösterdi. Yeter ki, CHP  “Kürdleri durdursun da, Erdoğan isterse başkan olsun” siyasetinde ısrar etsin. 

Hem MHP’deki hem de AK Parti’deki ayrışma Türkiye demokrasisinin seyrini etkileyecek önemde işler, burası kesin. Ancak bugünün acil meselesi Davutoğlu’nun genel başkanlık görevini devretmesiyle beraber ortaya çıkan durumun ardından ne olacağı. Bu minvalde merak uyandıran iki önemli soru var: 1. AK Parti’nin yeni genel başkanı kim olur? 2. Davutoğlu’nun görevi bırakmasının ardından Erdoğan muhalifi AK Partililer ne yapar? Teslim mi olurlar, örtük de olsa mücadeleye devam mı ederler?

Kim olur sorusuna şimdiye kadar verilen cevaplar müstakbel AK Parti genel başkanında aranacak en önemli vasfın Erdoğan’a sadakat olacağını gösteriyor. En muhtemel adaylar olarak ismi geçenlerin Berat Albayrak, Bekir Bozdağ ve Binali Yıldırım oluşu, genel başkanlık için “bulunduğu makama nasıl geldiğini unutmayacak” bir ismin arandığını gösteriyor. Bu öngörünün doğru çıkma ihtimali zayıf değil, ancak şartlar AK Parti’nin müstakbel genel başkanında aranacak tek vasfın Erdoğan’a sadakat olmasına izin verecek kadar elverişli mi ondan emin değilim.

Malum, AK Parti genel başkanlığı için Binali Yıldırım ismi Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra da telaffuz edilmişti ve fakat Erdoğan’ın önünde mutlaka kazanılması gereken seçimler vardı ve seçimler AK Parti’nin başına Erdoğan’a sadakatten başka vasıflara sahip birinin gelmesini gerektirdiğinden Erdoğan, Binali Yıldırım’ın yerine Davutoğlu’nu tercih etmişti. Önümüzde en azından bir anayasa referandumu, çok muhtemelen bir de erken seçim olduğuna göre, söz konusu denklem, “seçim başarısı için güçlü genel başkan gerekir” denklemi ortadan kalkmış değil. Bu da şu demek: Erdoğan bir kez daha sadakatten başka vasıflara da sahip birini AK Parti’nin başında görmek isteyebilir, mesela Numan Kurtulmuş ya da Mehmet Ali Şahin gibi birini. Üstelik, referandum ya da seçim işlerine de çok da zaman kalmadığından, müstakbel genel başkan, Davutoğlu gibi kuvvetli bir figür olsa bile, Erdoğan’ın AK Parti üzerindeki mutlak hakimiyetini sarsabilecek fırsat bulamayacaktır. Her iki durum, AK Parti’nin müstakbel genel başkanının Albayrak, Bozdağ ya da Yıldırım üçlüsünden birinin olmama ihtimalinin yabana atılmaması gerektiğine işaret ediyor. 

Öte yandan şu da var: Erdoğan, kendisinin hem cumhurbaşkanı hem de AK Parti’nin reisi olduğu fikrinin kitlelerce kabul gördüğüne kani olmuş olarak “seçim ya da referandum durumunda ortaya çıkacak güçlü genel başkanlık açığını bizzat kapatırım” diyerek sadık genel başkan formülünü, bu durumda büyük bir ihtimalle Bozdağ’ı tercih edebilir.

İkinci meseleye, AK Parti içerisindeki Erdoğan muhaliflerinin ne yapacağına gelince. Erdoğan muhalifi AK Partililerin önünde zor bir seçenek var: Referandumu ya da yeni seçimleri bekleyerek ya da bugünden açık muhalefete başlayarak sıfırlanmayı göze almak. Referanduma kadar beklenir de Erdoğan başkan olursa muhalifler için her şey biter doğru, ama beklenmez, açık muhalefete geçilir de Erdoğan yine başkan olursa, muhalifler için sonuç her şeyin bitmesinden de ağır olabilir. Bu hal AK Parti’deki Erdoğan muhaliflerini muhtemelen felç edecektir. 

Öte yandan, Erdoğan başkan olduğu takdirde siyaset dışı kalınacağı mukadder olduğundan bir kısım Erdoğan muhalifi açık muhalefete başlayarak Erdoğan’ın başkanlık ihtimalini zayıflatmak yoluna da düşebilir. Zor, lakin, Erdoğan muhalifi AK Partililerin bir kısmı, AK Parti’nin artık bir Erdoğan partisine büzüşmüş olmasından duyulan memnuniyetsizlik ve tedirginliğe ve MHP’deki müstakbel alt üste oluşa güvenerek bir hamle de yapabilir. (Basnews)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89