• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 21 °C

Davutoğlu ne içiyorsa biz de ondan alalım

Ergun Babahan

Gazete yayın yönetmenleriyle bir araya gelen Ahmet Davutoğlu, Havuz Medyası’nın PKK destekçisi ilan ettiği Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni’ni davet etmiş ama Cumhuriyet, Zaman, Bugün, Millet gibi gazeteleri dışarıda bırakmış. “Bölücülüğün” kimin tarafından ve nasıl yapıldığının en açık göstergesi bu. Hep dişine göre gazetecilerin karşısına çıkmak, başını ağrıtacak soruları seslendirecekleri hesap dışı bırakmak.

Bu yöntemle halkın bir kısmını bir süre daha kandırabilirler ama alanlarının giderek daraldığı da açık.

Görünen tabloda Türkiye aslında IŞİD’le değil Kürtlerle büyük bir savaşa girmiş durumda. IŞİD’in bu topraklarda işlediği her suç gizlilik perdesi arkasında sırra dönüştürülmüş ve gözaltına alınan ve yakalananlar bir süre sonra sırra kadem basmıştır.

İÇİNDEN ÇIKILMAZ BATAKLIK

“PYD, IŞİD’den kötü ve tehlikeli” manşeti atanlar sadece kafa kesici bir örgüte yaklaşımlarını ortaya koymuyorlardı, bağlantıları nedeniyle AKP’nin bölgeye ve Kürtlere yönelik siyasetini ilan ediyorlardı.

Bugün Suriye’nin içinde bulunduğu içler acısı durumun önemli sorumlularından biri Erdoğan ve Davutoğlu’nun çizgisi nedeniyle Türkiye’dir. Ancak rüya aleminde yaşayan Davutoğlu, Suriye politikalarının destan olduğunu iddia edebiliyor ve tarihin kendilerini yazacağını söylüyor. Tarih sizi yazacak elbette… Enver Paşa’yı, Talat Paşa’yı bile yazıyor, sizi niye yazmasın ki!
Türkiye’nin Suriye’de YPG mevzilerini bombalaması uzun vadede bu savaşın iki cepheli bir Kürt Savaşı’na dönüşeceğinin açık göstergesi. “Kuzey Suriye’ye izin vermeyeceğiz” diye yola çıkanların ülkeyi içinden çıkılmaz bir batağa götürdükleri ortada.

HER EVDEN BİR BEDEL VERİLDİ

Davutoğlu’na bakarsan, Kürtler PKK’ye baskı ve tehditle oy veriyor. Bölgede alınan yüzde 80 oyun gerekçesini böyle gören bir akıl, ülkenin birliğine hizmet etmez. Böyle bir yaklaşım, Kürtler’in milliyetçilik aşamasında artık geri dönülmesi imkansız bir noktaya vardığını okur ve onlarla bir arada yaşamanın yollarını güçlendirmeye çalışır.

Bölgede neredeyse her evden bu savaşın bedelini ödemiş bir fert bulunduğunu göremeyenler, Kandil’i bombalamakla Kürt Sorunu’nu çözeceğine inandırır kendisini. Unutmayın, bu ülke; Kandil’i BBG evine benzeten Genelkurmay Başkanları görmüştü. Onlar gitti ama Kandil durduğu yerde duruyor.

Aynı Genelkurmay Başkanı, seçim öncesi büyük gürültüyle Kuzey Irak’a askeri bir operasyon başlatmış ve neredeyse işin sonuna gelindiğini ilan etmişti. O harekata o zaman en çok karşı çıkan, bölgedeki oylarını hedef aldığı gerekçesiyle AKP idi.

Bugün aynı AKP, Kandil’e yapılacak bir harekatın kendisine tek başına iktidarı sağlayacak bir oy getireceğini ümit ediyor.

Bunu yaparken PKK geleneğinden çıkmış bir partiye yüzde 70-80 oy veren bölge halkını yok sayıyor. Bu yaklaşımdan barış da çıkmaz, güçlü bir Türkiye de…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89