• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -7 °C

Davutoğlu, Diyarbakır ve 'üç esas'

Yavuz Baydar

Başbakan Davutoğlu, cümle üretmekte kimsenin eline kolay kolay su dökemeyeceği bir lider.

Nevi şahsına münhasır analiz yeteneğiyle de temayüz etmiş, her ne kadar 'Pan-İslamcının Macera Kılavuzu: Davutoğlu Ne Diyor, Bir Şey Diyor Mu?' başlıklı bir cevabi kitap yazdıracak kadar Ümit Kıvanç'ın şüphesini çekse de (bu kitabı cidden mutlaka okumanızı salık veririm) epey bir süre kuramsal kitabı 'Stratejik Derinlik'le dikkatleri içeride dışarıda üzerine çekmesini bilmiştir.

Son dönemde kendisinin hitabet yeteneğinin sınıflara sığmadığını, miting alanlarından taşacak kadar güçlü olduğunu da idrak ettik.

Davutoğlu, AKP'nin il toplantısı vesilesiyle gittiği Diyarbakır'da halka seslenmiş dün.

'Çözüm süreci bir seçim kazanmak ya da kaybetmemek için açılan bir yol değildir' demiş.

'Çözüm süreci vatandaşlıkla buluşan kaderdaşlık sürecidir. Biz çözüm sürecini yerli milli bir proje olarak başlattık ve başarıya götüreceğiz. 30 yıldır bu ülkenin anaları acıyla ağladı. Biz bu kaderi değiştirmeye kararlıyız.'

Her birinde problem çıktı

Buraya kadar fena değil, mükerrer ama güzel.

Sonra 'Çözüm süreci ile ilgili üç esası dile getirmek istiyorum' diye devam etmiş Davutoğlu.

Son üç yıldır kaldırılan toz duman arasından, bazen gece görüş gözlüğü bile takmayı deneyerek sürecin neyin nesi olduğunu anlamaya çalışanlar -ki bunlara, gariptir, akil insanlar da dahil!- yani memleketteki milyonlarca fani, bunun üzerine haliyle kulak kesilmiş.

Başbakan Davutoğlu şöyle açıklamış:

'Birincisi çözüm sürecinin omurgası ortak tarihimiz. Diyarbakır bunu çok iyi anlar. Güzel Türkçemizi güzel Kürtçemizle kardeş kılmaya geldik... İkincisi eşit vatandaşlık hakkı. Bunu sağlamak için bütün gücümüzle çalışacağız. Herkesin eşit haklara sahip olduğu özgür bir Türkiye. Üçüncüsü yeni bir Ortadoğu hedefliyoruz. Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın kardeş olduğu bir Ortadoğu hedefliyoruz.'

Her fani gibi ben de bu üç 'esas'ı tekrar tekrar inceledim. Ayıptır söylemesi, her birinde karşıma -çıkmaz olsun!- problem çıktı.

Partisi iktidara geleli beri 12 yıl olmuş, her seferinde 'halledin şu insanlık dışı meseleyi' manasında parti üzerine oy yağmış, ancak nedendir bilinmez(!) yıllar boyunca bu yağan oylar sadece ve de sadece başörtüsünün serbestisi, imam hatiplerin çoğaltılması vb. Sünni haklarının genişletilmesine yol açarken, aynen Aleviler’in kimliğinin tam tanınması meselesi gibi, Kürtçe eğitim de bir türlü kabul görmemiş.

12 yıl geçmiş ve Başbakan, Diyarbakır'a iki dili kardeş kılmaya gelmiş.

12 yıl!

Herkes kıs kıs gülüyor

İkincisi 'eşit vatandaşlık hakkı' imiş.

2011 kışının karanlık bir gecesi Uludere/Roboski'de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 34 Kürt jet bombardımanıyla katledilmiş, aradan geçen üç yılda tek bir devlet yetkilisi çıkıp insan gibi özür dileyememiş, bırakın onu, Davutoğlu'nun Adalet Bakanlığı 'Hata da olsa kullanılan güç haksız değildi' diyerek devlet tavrını 'katli vacip'e tercüme etmiş. 'Analar ağlamasın' nakaratlarıyla bir kişinin başkanlık rüyalarına değirmen suları yalan dolanla taşınadursun, bu yaslı analara her gün -aynen cumartesi anaları gibi- 'Siz ağlamaya devam edin' denmiş.

Musa Anter cinayeti başta, 12 yıl boyunca tek bir faili meçhul davası kamu vicdanını yatıştıramamış.

Ama hedef eşit vatandaşlık hakkıymış(!)

Üçüncüsü Türk, Kürt, Arap'ın kardeş olduğu yeni bir Ortadoğu imiş. Giderek hayalperestliğin de ötesine geçen 'sıfırlayıcı komşuluk münasebetleri' yüzünden bölgedeki kilit üç ülkeyle diplomatik ilişki filan kalmamış, başa sarılan IŞİD vb. yüzünden tüm sınır-altı güney şeridi Peşaver'e dönmüş, Katar'ı ve Suudi Arabistan'ıyla da işler soğumuş, itibar yerle bir olmuş, istihza iyice kabarmış, ama her nasılsa kardeşlik yolları açılmış.

Başbakan hiç merak etmesin, Kürtler de dahil herkes kıs kıs gülüyor.

Neden acaba?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89