• BIST 107.286
  • Altın 143,230
  • Dolar 3,5609
  • Euro 4,1491
  • İstanbul 28 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 36 °C
  • Berlin 16 °C

Darbeye omuz verenler

Kurtuluş Tayiz

Çözüm süreci, AK Parti iktidarının yolsuzluklarının örtülmesine gerekçe mi yapılıyor? Çözüm sürecinin hedefte olduğu söylemleri demagojiden mi ibaret? Türkiye adım adım polis devletine mi dönüşüyor?

Kürt siyasal hareketini uyardığı yazısında Cengiz Çandar, çözüm sürecinin AK Parti tarafından yolsuzlukların üstünü örtmek için kullanıldığını savunuyor. Ayrıca Çandar, çözüm sürecinin hedef alındığına ilişkin açıklamaların demagojiden ibaret olduğunu söylüyor. Kürt siyasetçilerin konuşmalarına da yer verdiği yazısında Çandar, çözüm sürecine karşı olmadığının altını özellikle çiziyor.

Cengiz Çandar’ın çok sağlam görünen yazısının baştan aşağı birbirini tutmayan, gerçekleri saptıran tespitlerle dolu olduğunu belirtmek gerekiyor. Çoğu ünlü yazarımızın son günlerdeki trajedisinin adeta özeti Çandar’ın yazısı; düşüncelerini destekleyen doğrulardan yoksun olduklarından, gerçekleri eğip bükme, iddialarını kanıtlayacak verilere dönüştürme hatasına düşüyorlar. Gerçeği siyasi hırslarına göre deforme ediyorlar.

Çandar’a önce şunu sormak gerekiyor; Çözüm süreci, yolsuzluk soruşturmasıyla birlikte mi başladı? Çözüm süreci AK Parti’nin aklına, rüşvet ve yolsuzlukla suçlandıktan sonra mı geldi?

Çözüm süreci, rüşvet ve yolsuzluk iddialarından birkaç ay önce gündeme gelseydi, “Evet, Çandar haklı olabilir, AK Parti kurnazlık yapıyor” diyebilirdik. Ama çözüm süreci bir yıl önce başladı. 2009’da başlayan demokratik açılımın devamı olarak gelişti. Bu gerçeği göz ardı etmek ne kadar doğru?

Buradan “çözüm sürecinin AK Parti’nin yolsuzluklarını örtmek için araçsallaştığı” iddiasına geliyorum. Bu iddiayı muhalefet partileri dillendirebilir, rakiplerini yıpratmak zorunda olan siyasi partiler için bunu anlamak zor değil. Peki ya Çandar gibi ünü ve kariyeri Türkiye sınırlarını aşan bir yazar böyle saçma bir iddiayı nasıl yazabilir?

Çözüm veya barış süreçleri dünyanın hangi yerinde hükümetlerin yolsuzluk çarkını koruması işlevi gördü ya da görebilir?

Rüşvet ve yolsuzluk çarkını örtmenin dünyanın her yerinde en büyük aracı çatışma ve savaşlardır, barış süreçleri veya müzakereler değildir. Gerçekler nasıl bu kadar rahat çarpıtılabilir? Geçmişteki yolsuzluk çarkı yıllarca Kürt savaşı üzerinden dönmedi mi?

Hükümetin adım atmaması eleştirilebilir, hatta “taktik yapıyor, numara çekiyor” da denilebilir. Ama bir hükümetin rüşvet ve yolsuzluk çarkını korumak için barış sürecine sarıldığı söylendiğinde -Cengiz Çandar’ın son yazısında olduğu gibi- insan komik bir duruma düşmüyor mu?

Çandar’ın diğer bir iddiasına gelelim. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının çözüm sürecini hedef aldığı söylemleri, demagoji mi? Gerçeği yansıtmıyor mu? Bu “demagojinin” asıl sahibi AK Parti mi yoksa Kürt hareketi ve Öcalan mı?

Abdullah Öcalan’ın 17 Aralık sürecini değerlendiren şu sözlerine kulak verelim: “Yaşanan son gelişmeler de göstermektedir ki, süreç bir an önce tahkim edilip, tam demokratik bir ülke inşası gerçekleşmezse içeride ve dışarıda savaş isteyen demokrasi düşmanı güçler komplolarına hız vereceklerdir. (…) Ülkeyi bir darbe ateşiyle yeniden yangın yerine çevirmek isteyenler bizim bu ateşe benzin taşımayacağımızı bilmelidir.”

Cengiz Çandar’ın “rüşvet ve yolsuzluk” diye tanımladığı süreci Öcalan, “darbe” olarak niteliyor. Velev ki hükümet rüşveti örtüyor, peki bu durumda darbeyi örten kim Sayın Çandar?

Ayrıca Abdullah Öcalan’ın kaset kumpası için söylediklerini nereye koyacağız? 15 yıl önceki sorgu görüntüleri için Öcalan, “çözüm sürecini hedef alan sinsi bir plan” dedi. Bu da demagoji mi?

Çandar, Türkiye’nin adım adım polis rejimine doğru gittiğini belirtiyor. Bu noktada artık Çandar’ın demagoji yaptığından şüphe etmiyorum; polis ve savcılardan oluşan cuntanın siyasileri, iş dünyasını, medyayı esir aldığını görmeyip, hükümeti polis devleti olmakla suçlamanın tutarlı hiçbir yanı yok. Cemaat’in savcı ve polislerinin “Ergenekon”, “KCK”, “Casusluk”, “Şike”, “yolsuzluk”, “rüşvet” vb. onlarca operasyonla, şantaj kasetleriyle Türkiye’yi açık hava hapishanesine çevirdiğini görmeyip, hükümete “polis rejimi kuruyor” demek ne kadar dürüstçe?

Kürtler rüşvete, yolsuzluklara veya iktidara değil, barışa omuz veriyor Sayın Çandar, ama siz darbeye omuz veriyorsunuz, bundan artık şüphem yok.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89