• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 1 °C

Darbe deyip geçmeyin

Kurtuluş Tayiz

Cumhuriyet tarihinin en önemli davalarından biri olarak değerlendirilen Ergenekon davasında karar açıklandı. Mahkeme "Ergenekon Terör Örgütü" ifadesini kabul ederken, seçilmiş hükümete karşı içinde asker ve sivil sanıkların yer aldığı "darbe teşebbüsü"nü de tescilledi.

67'si tutuklu, 275 sanığın yargılandığı davada 21 kişi beraat etti. Diğer sanıklar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırıldı. Ağır cezaya çarptırılan isimler arasında en dikkat çekici isim eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, oldu. İnternet andıcı davasının Ergenekon'a bağlanmasıyla dosyaya dahil edilen Başbuğ'a, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmekten" müebbet hapis cezası verildi. Başbuğ ile birlikte yargılanan askeri şahıslardan eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, eski Jandarma Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve emekli Orgeneral Nusret Taşdeler de müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Emekli Albay Dursun Çiçek'e ise ağırlaştırılmış müebbet verildi. Bu isimler arasında sanırım en çok Başbuğ'a verilen ceza tartışmalara yol açacak.

Kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerden ve Ergenekon Terör Örgütü'nün yöneticileri olmakla suçlanan isimlerin ağır hapis cezasına çarptırılmaları davanın meşruiyeti açısından önemliydi. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük iki kez ağırlaştırılmış müebbet, Muzaffer Tekin iki kez ağırlaştırılmış müebbet ile 117 yıl hapis, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ise ağırlaştırılmış müebbet, Danıştay saldırganı Alparslan Arslan ise iki kez ağırlaştırılmış müebbet, ilave 90 yıl ceza aldı.

Tek tek isimlerle ilgili kararların ağırlığı veya hafifliği önümüzdeki günlerde kuşkusuz tartışılacaktır. Ancak önemli bu davanın özüdür; ilk kez yargı sistemimiz, asker ve sivil şahısların içinde yer aldığı kapsamlı bir derin devlet organizasyonunu cezalandırmıştır. Balyoz davasından sonra Ergenekon'un da karara bağlanması, Türkiye yönetim sisteminde bir dönemin kapanması anlamına geliyor. Askeri vesayet sistemi büyük bir darbe almıştır. Seçilmiş hükümetleri kontrol eden, yöneten, vesayet altında tutan asker ve sivil kuvvetlerin yer aldığı derin devlet geriletilmiştir.
Gözü pek savcıların yürüttüğü bu soruşturmada, ağır baskı altında bu kararı alan mahkeme üyelerinin de hakkını teslim etmek gerekiyor. Büyük baskılara rağmen yılmadılar, temiz bir Türkiye için görevlerini layıkıyla yaptılar.
Kuşkusuz derin devletle, mafyayla, çetelerle kararlılıkla mücadele eden hükümetin payı göz ardı edilemez. İktidarın siyasi kararlılığı olmasaydı, Türkiye, bugün kendi derin devletiyle hesaplaşamazdı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89