• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Berlin 11 °C

Dar-ül harb

Doğu Ergil

Zaman zaman bana notlar ve özdeyişler gönderen bir okurdan gelen son ileti şu: “Kâfirler, Müslümanlığı bizim bu halimiz sanıyorlar. Fakaaat, biz Müslümanlığı kendi halimiz sanırsak işte o zaman Allah’a ve Resul’üne iftira etmiş oluruz!”

Nasıl yorumlamalı bu ifadeyi? Öncelikle “kâfirler” ve biz “Müslümanlar”dan oluşan bir dünya var. Kâfir diyorsak onlar neye inanırlarsa inansınlar bizim gözümüzde inançsızlar. Çünkü tek sahih din bizimki. Dolayısıyla dünya “onlar” ve “bizden” oluşan bir çatışma alanı.

Ne var ki Müslüman olarak bizim yaşam alanımız dar-ül sulh olması gerekirken, değil. Kendi içimizde savaşıyoruz ve birbirimizi sevmiyoruz. Dolayısıyla bir Müslüman’ın davranması gerektiği gibi davranmıyoruz. Kâfir diye nitelediğimiz başka inanışlardan olanların bizi şimdiki halimizde görmelerinden hoşlanmıyoruz.

Bir de ihtar var: Biz, bu Müslümanlığı kendi halimiz sanırsak işte o zaman Allah’a ve Resul’üne iftira etmiş oluruz!” Yani halimiz o kadar hazin ki eğer bu halimizi Müslümanlık olarak benimsersek Yaratan’a ve Elçisi’ne bizi bu hale getirdiler diye iftira ederiz.

Bizi bu hale ne kâfir getirdi ne de Allah ve Resulü. Doğru! Pekiyi neden biz bu haldeyiz? Bu konuda hiçbir kritik (eleştirel) yanıt yok. Sadece makûs talihimize kahrediyoruz. Kafir ve Allah karşısında mahcubiyetimizi itiraf ediyoruz ama neden bu hallere düştük, söyleyemiyoruz. O nedenle de daha iyi, daha dayanışmacı ve daha etkili olamıyoruz. Kendimiz ve birbirimizle kavga edip duruyoruz; bunu yaparken de dünyanın geri kalanını suçluyoruz.

Bu durum şimdilerde Gazze’ye, yol açtığı insani kayıpların boyutunu hiçe sayarak gerçekleştirdiği hava bombardımanından sonra başlattığı kara harekâtı nedeniyle İsrail konusunda da geçerli.
 
Çifte standart (ölçü)
 
Biz Gazze sahil şeridinde oynayan Filistinli çocukların havan atışıyla vurulup katledilmesine kahroluyoruz. İsrailliler, bir süre önce kaçırılıp, öldürülen üç Yahudi gencin hesabını tutuyorlar.

Biz, İsrail’in hiçbir ölçü gözetmeden “göze gövde” ilkesine dayalı güvenlik politikasını eleştirirken Filistinliler’in Gazze’de Hamas, Batı Şeria’da Filistin Kurtuluş Örgütü arasında silahlı çatışmalar yaşanan ayrılığı karşısında çaresiz kalıyoruz. O kadar ki, Mısır’ın öncülüğünde teklif edilen ateşkese Hamas’ın yerel ve Katar’daki liderliği arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle uymamasını eleştiremiyoruz.

İsrail askeri güçlerinin yüzlerce insanı katletmesi ve binlercesini yaralamasını (maddi tahribata girmiyorum bile) şiddetle kınarken Hamas militanlarının ateşkes teklifinden sonra İsrail’e 100’ün üzerinde roket atması; daha önce Gazze’den İsrail topraklarına toplam 1200 füze gönderilmesi konusunda sessiz kalıyoruz.

İsrail’in ciddi bir hava savunma sistemi olmasına karşın atılan füze ve roketler nedeniyle bir kişinin öldüğü, 100 kişinin yaralandığı ve günlük hayatın, güvenlik duygusunun allak bullak olduğunu göz ardı ediyoruz. Halkının güvenliği sağlaması için sıkıştırdığı bir hükümetin İsrail’de değil hiçbir ülkede iktidarda kalamayacağı gerçeğini pek önemsemiyoruz.

Sistematik zulüm

İran ve Hizbullah’ın da yardımıyla geliştirdikleri roket envanterini zenginleştirmek ve bunlarla İsrail’in her yerini vuracak menzile ulaşmak Hamas’ın başlıca amacı. Varlığını kabul etmediği ve yok etmek için sonuna kadar savaşacağını ilan ettiği bir devletin karşılık vermemesini bekliyoruz.

Karşı çıkacağımız çok şey var: Filistinliler’in devlet kurmasının engellenmesi; ayırımcılık, aşağılanmışlık ve bir halkın gördüğü sistematik zulüm. Bunlara karşı çıkış için şiddeti onaylarsak daha güçlü olanın şiddetini davet etmez miyiz?

Pekiyi başka yöntemler? Onlar için uluslararası düzeyde etkili ve uzlaştırıcı olmak gerekir. Eskiden öyle bir şansımız vardı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89