• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 32 °C
  • Berlin 25 °C

Daha derin bir tehlike

Doğu Ergil

Sonunda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Kendisine İslam Devleti adını yakıştıran ve bu tekeli Hilafet ilan ederek kendisine mal eden devletsiz ordu IŞİD birkaç sene içinde yok edilecek. Nasıl? Aynı Yeniçeri ordusu gibi her bir mensubu ele geçirilip ortadan kaldırılarak.

Bu kadar az sayıyla, bu kadar coşkuyla davasını ölümüne savunan hatta bu yolda ölmeyi kutsayan bir akım ortadan kaldırılabilir mi, pekiyi? Hayır!

İslam ülkeleri ile Batı arasındaki “medeniyet açığı”, İslam toplumlarındaki eşitsizlik, baskı, zulüm, cehalet ve yoksulluk devam ettikçe kurtuluşçu ideolojiler hep var olacak. Her birinin başarısızlığı sonunda daha da artan bir radikalizm ortaya çıkacak. Çağı yakalamak için her çaba yetersiz kalınca daha eskiye (altın çağa-asrı saadete) dönme eğilimi artacak.

Bugün İslam dünyasının Batı karşısında gerilemesi ve kendi içinde özgürlük, demokrasi ve refah üretememesine tepki olarak çıkan en son ve en radikal akımın Türkiye ile ilintisi üzerine çok şey söylendi, yazıldı. En son haber “Türkiye'de saklanan IŞİD militanı konuştu” başlığı altında Amerikan Fox News kanalında yayımlanan bir söyleşi 08.11.2014 tarihinde CNN Türk’te yinelendi. (http://www.cnnturk.com/haber/dunya/turkiyede-saklanan-isid-militani-konustu?utm_content.)

Aylık maaş bağlanmış

Haber şöyle: Abu Almouthanna 27 yaşında bir Suriyeli IŞİD militanı... Yıllarca Suriye'de savaştıktan sonra sınırı geçerek Türkiye'ye kaçmış ve burada saklanıyor. Amouthanna'nın anlattıkları tam anlamıyla kan dondurucu. Önce Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) katıldığını söylüyor. ÖSO'dan sonra El Kaide bağlantılı El Nusra ve son olarak da IŞİD için savaştığını açıklayan Almouthanna, “terör örgütüne katıldığı için mutlu olduğunun” altını çiziyor. “Hıristiyanlar’ı, Kürtler’i ve Ezidiler’i öldürmekle ilgili bir problemim yok fakat diğer cihatçı örgütlerin elemanlarına ve ailelerine saldırmak yanlış” diye ekliyor. Militan, “örgütteki özellikle İngiliz ve Fransız teröristlerin sürekli kafa kesmek istediğini” anlatıyor.

IŞİD'in militanlara aylık maaş bağlandığını belirten Almouthanna, “örgüt içindeki çok katı kuralara uymak zorundasınız yoksa ölüm cezasına bile çarptırılabilirsiniz” diye konuşuyor.

IŞİD'de taktiksel savaşta en etkili kesimin Çeçenler olduğunu ifade eden Almouthanna, örgütün saldırı taktikleri hakkında “Saldırılar bir intihar saldırısı dalgasıyla başlıyor daha sonra çarpışma başlıyor” diyor. “Çatışmalar bittikten sonra çoğunlukla masum kadın ve çocukları öldürüyorduk” diyen militan 5 hafta süren Markada savaşından sonra örgütten kaçmaya karar verdiğini ve sınırdan Türkiye'ye geçtiğini söylüyor. Kaçtıktan sonra Almouthanna, IŞİD tarafından arandığını ve hakkında ölüm emri olduğunu belirtiyor.

“Her devrim kendi çocuklarını yer” denir. IŞİD gibi dünyayı geri döndürmek gibi imkânsızı devrim olarak gören bir akım-örgüt, bu devrimin kaldıracı olarak düşmanları yok etmeyi benimsiyor. Öldürmek, onun için devrimin önündeki molozları temizlemek, kendi içindeki sapmaları önlemek ise bir urun kesip atılmasından başka bir şey değil. İnsan, bu davada sadece bir araç…

Tez elden bu zihniyetin Türkiye’de ne kadar yaygın olduğu ve adı geçen gibi militanlara yataklık yapan duygusal ve kültürel iklimin çapı araştırılmalı. Çıkan tablo ne kadar büyük bir tehlike altında olduğumuz ve onun içeriden beslendiğini de gösterecektir. Lütfen geç kalmayalım!

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89