• BIST 82.509
  • Altın 147,630
  • Dolar 3,7808
  • Euro 4,0420
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin -5 °C

Cumhurbaşkanı Gül, ABD Büyükelçisi'ne ne anlatmıştı?

Abdülkadir Selvi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e güven mektubunu sunduğunda ilginç bir şeyle karşılaşıyor.

Aslında şimdi bakınca ilginç bir durum olmadığı anlaşılıyor ama Ricciardone gibi 28 Şubat sürecinde Türkiye'de görev yapmış, bu ülkenin kodlarını iyi bilen birisi açısından ilginç.

28 Ocak 2011 tarihinde güven mektubunu sunuyor Ricciardone.

Makama kabul edilirim, güven mektubunu sunarım 5 dakika süren bir prosedürden sonra makamdan ayrılırım diye düşünüyor.

Ama düşündüğünün tam tersi oluyor.

Cumhurbaşkanı Gül, diplomasiden de geldiği için daha önceki görevinden dolayı tanıdığı Büyükelçiye, Türkiye'nin nasıl değiştiğini anlatmaya başlıyor.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin nasıl değiştiğini hangi örnekten anlatmaya başlıyor?

Duble yollardan mı, sağlık hizmetlerinden mi, Türk Hava Yolları'ndan mı, yoksa askeri vesayetin geriletilmesinden mi?

Hayır.

Türkiye'nin değişimini Kürt sorunu üzerinden anlatmaya başlıyor.

ABD Büyükelçisi açısından çarpıcı olan nokta da bu.

Bir süre önce, bir grup gazeteciyle yaptığımız sohbet sırasında Ricciardone, 'Bu konudan başlamasına şaşırdım doğrusu' demişti.

Ama eklemişti, 'Daha da şaşırtıcı olan benim 1990'larda düşündüğüm şeyleri söyledi.'

Peki ne söylemiş Cumhurbaşkanı Gül?

'Bu sorun sadece askeri yöntemlerle çözülebilecek bir konu değil, daha derin bir siyasi konudur. Sorunun çözümü için, teröristler umut olmak yerine, biz umut olmalıyız.'

Cumhurbaşkanı Gül bunları söyleyince ABD büyükelçisi, 'Tamam' demiş. 'Bu iş çözülecek.'

Komplo teorilerini bir yana bırakalım. ABD Büyükelçisi'nin, 'Tamam bu iş çözülecek' dediği nokta şu. Türkiye'nin sorunu doğru teşhis ettiğini görmüş Ricciardone.

Üç beş bölücü teröristin işi olarak gören, 'Eski Türkiye'yi çok iyi bildiği için, Cumhurbaşkanı Gül'ün yaklaşımında, 'Yeni Türkiye'nin kodlarını tespit etmiş.

O yüzden umutlanmış.

ABD Dışişleri bakanı Hillary Clinton, Türkiye'yi ziyaretinde BDP'lilerle görüşmüştü.

16 Temmuz 2011 tarihli görüşmeye BDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ile Gültan Kışanak katılmıştı.

Hillary Clinton o görüşmede, eşi Bill Clinton'un IRA sürecindeki deneyimlerini paylaşmış.

Tony Blair, 'IRA sürecinde en az benim kadar devrede olan birisi vardı, o da ABD Başkanı Bill Clinton' demişti.

Bill Clinton aynı yıl Açe sorununda da devredeydi.

Hangi yıldı o.

1999..

Peki Öcalan bize ne zaman teslim edildi.

16 şubat 1999'da.

ABD'nin, o zaman, PKK'nın bitirilmesi için, genel af ilanı dahil bazı önerileri olmuştu. Türkiye, IRA ve Açe sorununda olduğu gibi Clinton'un desteğinden yararlanıp, lideri kendisine teslim edilmiş olan PKK'yı indirebilirdi.

Ama bu yapılmadı.

Öcalan, İmralı'ya konuldu.

İçerideki silahlı unsurları çekerken, '500'ü içeride kalsın' denildi.

Uluslar arası konjonktürün bize sunduğu bir fırsattan yararlanılamadı.

Sıfır sorun teslim ettik diyenlere ithaf olunur.

Ben tekrar Hillary Clinton ile BDP'lilerin görüşmesine dönmek istiyorum.

Bayan Clinton, 'Bill bana IRA deneyimlerini anlattı. Eğer Sin Fein şiddeti kınamasa muhatap alınmayacaktı' diyor ve BDP'lilere dönüp, 'PKK silah bırakmazsa, siz PKK'dan uzaklaşın' uyarısında bulunuyor.

Çözüm sürecinde yeni bir döneme girildi. Çözüm her geçen gün yeni bir testten geçiyor ve benim gördüğüm Başbakan Erdoğan'ın çözüme olan inancı daha da artıyor.

'İmralı beklentilerimize cevap verecek şekilde adımlarını atıyor' sözleri de bunu gösteriyor.

Eğer BDP yeni sürecin kodlarını doğru okur ve eski alışkanlıklarını bırakıp, çözümün bir parçası olmaya soyunursa, hayal edemeyeceği bir konuma yükselmesi içten bile değil.

Çünkü bu sürecin iki önemli aktörü var.

1- Öcalan
2- BDP

Kandil'i gözardı ettiğim filan yok. Silah orada, güç de orada. Ama sürecin perde arkasındaki en güçlü aktörü Kandil olduğu kadar, perde önündeki aktörleri de İmralı ve BDP.

Ama BDP hala bunun farkında değil.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89