• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Diyarbakır 36 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • Berlin 19 °C

Cumhurbaşkanı ‘Face’ten arkadaşım

Yıldıray Oğur

Geçen yıl 29 Ekim Resepsiyonu için Çankaya Köşkü’ne gittiğimde duymuştum. Ahmet Necdet Sezer, mesai saati bitince Köşk’ün internetini kapattırırmış. Dizüstü bilgisayarı olmayana kız verilmediği 2007 yılında Köşk’ün bilgisayarları, o günlerde bile artık bilgisayarın atası bir tür abaküs muamelesi çekilen 386 ve 486 diye bilinen modellerden oluşmaktaymış. Bilgisayarlar Orta Asya’dan atalarımız tarafından atlarının terkisine atılıp getirilmiş kadar eski olunca gece yarısı Dışişleri’nden gelecek özel bir e-postanın yarattığı krizler, çalışmayan printer’lar, mesai saatleri dışında Köşk’e ulaşamamayla ilgili epeyce komik hikâye duydum...

Yedi yıl boyunca askerî okul mezuniyet törenleri, resmî bayramlar dışında, bakımsızlıktan dökülen Köşk’lerinde oturmayı tercih etti Sezerler. Örnek ve Balbay günlüklerinden biliyoruz ki Köşk’teki günlerini de askerlerle darbe imalı konuşmalar yapmakla, ataması istenen bürokratların eşleriyle ilgili magazin raporlarını okumakla, Başbakan’a “Kürt Sorunu” dedi diye hesap sormakla geçirdiler.

Bir e-muhtırayla önü kesilmeye çalışılan Abdullah Gül ise –talihin bir cilvesi olacak– dört yıl sonunda dünyanın ilk e-cumhurbaşkanı olma yolunda ilerliyor.

Bir tweet mesafemizde olmanın devlet adamı ciddiyetine halel getirmediğinin en erken farkına varan siyasetçi olan Cumhurbaşkanı Gül, şimdi de facebook ve YouTube’da sayfalar açtı. Cumhurbaşkanı’nın facebook sayfası ilk gün itibariyle yorum yağmuruna tutulmuş.

Bir kullanıcı Cumhurbaşkanı’nı internet usullerine uygun olarak selamlamış: “Slm.sayın Cumhurbaşkanım” Bir başkası ise Gül’ün, artık gençlerin özel olarak facebook için çektirdiği arkasına Boğaz’ı aldığı profil fotoğrafının altına şöyle yazmış: Bıyıklar iyi

Gül’ün sayfasındaki yorumlarda tartışmalar bile başlamış. İlk gün iş isteyenlerin, atamasını bekleyen öğretmenlerin akınına uğrayan sayfadaki yorumlardan birinde bir kullanıcı “Sayın Cumhurbaşkanı bu iki arkadaşı özellikle hiç bir kamu kuruluşuna almayın lütfen” diye yazmış. Bir başkası hemen alttaki yorumda cevap vermiş: “İnsanlar sizin gibi kuyumculukla uğraşıp işleri tıkırında olsa emin olun burada sayın cumhurbaşkanından sorunlarına çare olmalarını beklemezdi.”

Gül çiftinin fotoğrafları altına “Ay birbirinize çok yakışmışsınız” yazanlar, “iki cihan saadeti” dileyenler...

Hâlâ Cumhurbaşkanı’na ulaşamıyorum diyenler ise i-Phone ve i-Pad store’lardan cumhurbaşkanı uygulamasını indirip, 24 saat Cumhurbaşkanı’nı ceplerinde taşıyabilecek. Bir zamanlar cumhurbaşkanının ancak askerî darbelerle “indirildiğini” görmüş bir ülkenin vatandaşları için iyi haberler bunlar...

Cumhurbaşkanlığı ayağa düşürüldü yani. Bir demokraside tam da düşmesi gereken yere...

İnterneti, soysal medyayı boş ve sufli işler olarak görüp, milletvekillerine “Twitter’la olmaz, o tezek kokusunu hissedeceksiniz" diye çıkışan Başbakan, e-cumhurbaşkanının yanında 2007’de mesai saati bitince interneti kapatan Sezer gibi kaldı biraz. Twitter’da bir yaşam koçu edasıyla hayata dair tavsiyeler paylaşan Devlet Bahçeli, twitter’ı öfkesini deşarz için kullanan Kılıçdaroğlu bile Başbakan’la karşılaştırıldığında Cilalı Taş Devri’nde sayılabilir.

Az önce böyle bir cumhurbaşkanı için ben de “like” tuşuna bastım... Sayın Cumhurbaşkanı bunun ne anlama geldiğini, ilk haftalık olağan görüşmenizde Sayın Başbakan’a da anlatabilir misiniz?

Haydi Emine Hanım GATA’ya...

Geçen hafta Emine Hanım’a daha önce kapısından çevrildiği GATA’ya gidip hastaları ziyaret etmesi için çağrı yapmıştım. Bence bu durum askerî vesayet düzeninde nerede olduğumuz hakkında, 30 Ağustos’ta kutlamaları Genelkurmay Başkanı yerine Başkomutan’ın kabul etmesinden çok daha fazla şey söyleyecek bize. Dün Cihan Haber Ajansı “Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nden bir açılım daha geldi. Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) acil servisi, bütün vatandaşlara hizmet vermeye başladı” diye bir haber geçti.

Bu ayıbın bir gün daha sürmemesi gerek Emine Hanım. Size karşı yapılan bu ayıbı kendisine karşı yapılmış gibi hisseden annemin özel ricasıdır: Lütfen bir vesile bulup GATA’ya gidin bizi bu utançtan kurtarın...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89