• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin -1 °C

Çözümü sağlayacak zorlu final: Silahsızlanma

Lale Kemal

Kürt sorununa silahsız çözüm arayışlarının bir devlet politikası haline getirilmesi ve parlamento nezdinde meşruiyet kazanması anlamına gelen düzenleme, önceki gün MHP’nin ret, CHP’den yalnızca 6, iktidardaki AK Parti ve HDP’nin kabul oylarıyla yasama meclisinden geçti.

Paket, 2009 yılından itibaren başlatılan ve 30 yıllık terör sorununun silahsız yollarla yani müzakere yoluyla sonlandırılmasını amaçlayan girişimler içerisinde içerdiği maddeler ve parlamento onayından geçirilerek yasal zemine oturtulmuş olmasından dolayı en gerçekçi plan olarak karşımızda duruyor.

İktidarın, başbakanları Tayyip Erdoğan’ın, ağustostaki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasında çok ihtiyaç duyduğu Kürt oylarını kazanmak için çözüm paketini hızla Meclis’ten geçirdiği bir gerçek.

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın ise saf bir Kürt olarak cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuş olmasını Türkiye’nin tabularını yıkıyor olması adına önemsiyorum. Diğer yandan Demirtaş’ın adaylığının aynı zamanda Erdoğan’ın, Çankaya Köşkü’ne ilk turda çıkmasını önlemeyi amaçlayan bir taktik olduğunu da düşünüyorum. HDP, ikinci tura kalacak Erdoğan’ı, Köşk’ü garantilemek için gerekli Kürt oylarını alma karşılığında pakette yer alan kimi maddeleri yasalaştırma sözünü vermeye zorlanabilir.

Mardin Büyükşehir Belediye başkanı ve deneyimli Kürt politikacı Ahmet Türk, kendisini ziyaret eden yabancı diplomatlara, “Kürtlerin Erdoğan’a oy vereceğini” dile getiriyormuş.

Çözüm adına yapılacakların sıralandığı çerçeve niteliğindeki paketin pek çok maddesinin, 2015 genel seçimleri sonrasında ancak yasal güvenceye bağlanması için adımlar atılabileceğini tahmin ediyorum. Öcalan’ın, birkaç yıl içinde evde göz hapsine alınması beklenebilir.

Malum, terör sorununu barışçıl yollardan çözüme götürecek sürecin önemli unsurlarından biri silahların bırakılması ve bu amaçla kimi PKK unsurlarının siyasete dönüşü yolunda da çok cesur adımların atılması gerekiyor. Örgütün dağ kadrosu lideri Cemil Bayık’ın, “Silahı bırakacak kadar saf değiliz” sözleri, “Siyasi kazançlar sağlamazsak silahı bırakmayız” anlamı taşıyor.

Dünyadaki örneklerinden de gördüğümüz üzere silahsızlanma barış sürecinin finaline doğru olur ve biz daha bu sürecin henüz çok başlarındayız.

Bu vesileyle, 2013 Mart’ında yazdığım bir yazının şu bölümünü bir daha tekrarlamamda yarar var:

“İngiltere’nin, Kuzey İrlanda’nın bağımsızlığı için silahlı mücadele veren kısa adı IRA olan İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu ile barışı sağladığı süreçte silahların bırakılması da örneğin, finale doğru gerçekleşmişti.

Silahların bırakılması ve 1996 yılında kurulan uluslararası komisyona teslimi kararı, barış için varılan tüm uzlaşı konularının onaylanmasına paralel iki yıl içinde tamamlanacaktı. Ancak iki yıllık takvime uyulmadı ve gerek IRA gerekse İngiltere ile birlik yanlıları, İngiltere ile varılan barış anlaşmasının uygulanmasına koşut olarak silahları aşamalı bıraktılar. Silahsızlanmayı denetleyen komisyon, 2010 yılında yani aradan 14 yıl geçtikten sonra örgütlerin silahlarının tümünü teslim ettiklerine dair raporunu yayımladı. …Nihai barışın tesisi anlamına da gelen silahların bırakılması için atılacak demokratik adımlar, silahların sonsuza dek susturulması sürecini öne çekmede kilit öneme sahip.”

Çözüm isteniyorsa üzerinde durulması gereken en önemli nokta ise bu süreçte barış dilinin kullanılıyor olması.

Psikolog Marshall Rosenberg, “Çatışma Ortamında Barış Dili” adlı kitabında, “Kendimizi özgürlük savaşçısı, öbür tarafı da terörist olarak gördüğümüz sürece sorunun parçası haline geliriz. Biz onlarla (terörist dediklerimizle) empatik bir bağ kurabilene kadar, her ne eylem yaparsak yapalım bunlar muhtemelen daha çok şiddet doğurabilecek bir enerjiden kaynaklanacaktır. İlk adım, onları terörist olarak algılamak yerine empati kurmamızdır.”

Devlet şiddetini kutsayanlar ancak bu önerilere kulak tıkayacaklardır diye düşünüyorum.

Dipnot: Bu yazının bir bölümü, Erdoğan’ın seçilmesi halinde bir durum üzerine kurgulanmış bulunuyor, yoksa muhalefetin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun seçilme şansı olmadığı anlamına gelmiyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89