• BIST 110.248
  • Altın 155,545
  • Dolar 3,8262
  • Euro 4,5259
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 5 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin -2 °C

Çözüm yolunda Barış ve Demokrasi Konferansları

Günay Aslan

Geçen hafta sonu Brüksel iki önemli toplantıya ev sahipliği yaptı.

18 Mayıs Cumartesi günü Flaman Parlamentosu’nda Avrupa’da yaşayan Kürdistanlı gazetecilerin katıldığı bir konferans yapıldı. Konferansta Kürdistan medyasının gelişim süreçleri ve tarihsel işlevleri üzerine kapsamlı tartışmalar yapıldı. Yapılan tartışmaların ardından Avrupa Kürdistan Gazeteciler Birliği’nin kurulması kararı alındı.

Aralarında benim de olduğum 7 gazeteciden oluşan ‘yönetim kurulunun‘ bu görevi üstlenmesi konusunda mutabakat sağlandı. Yönetim kurulumuzun içinden geçmekte olduğumuz tarihi bu süreçte üstlendiği sorumluluğun gereğini hakkıyla yerine getireceğine ve atacağımız mütevazi adımların sürgündeki Kürdistan medyasını daha da güçlendireceğine inanıyorum.

Başta meslektaşlarımız olmak üzere bu inancı paylaşan herkesi de katkıda bulunmaya davet ediyorum…

***

19 Mayıs Pazar günü yine Brüksel’de Türkiye ve Kürdistan kökenli 42 göçmen örgütünün temsilcileriyle çok sayıda şahsiyetin katıldığı tarihi bir toplantı daha yapıldı.

Toplantıda Kürt sorununun demokratik-barışçıl çözümü yolunda düzenlenmesi planlanan dizi konferanslardan ikincisinin Brüksel’de yapılması kararı alındı.

Hatırlayacağınız üzere PKK Lideri Öcalan bundan bir süre önce Hewlêr, Amed, Ankara ve Avrupa merkezli olarak dört konferansın yapılmasını önermişti. Bu öneriyi benimsemiş KCK de halkların demokratik iradesinin yansıtacak ve çözüm önerilerini ortaya çıkartacak olan konferansların startını vermişti.

Konferansların ilki bu hafta sonu Ankara’da yapılıyor. Amed ve Hewlêr konferanslarının da hazırlıkları sürüyor.

Avrupa konferansının ise 29-30 Haziran tarihlerinde Brüksel’de yapılması planlanıyor. Avrupa’da yaşayan göçmen örgütlerinin temsilcileri ve kanaat önderleri Brüksel’e bunun için davet edilmişlerdi.

‘Ön hazırlık‘ mahiyetindeki Brüksel toplantısına gösterilen ilgi yüksekti. Ezilenler Kürt Özgürlük Hareketinin çözümün modelinin üretilmesi ve geleceğin bu temelde inşa edilmesi davetine ilgi göstermiş; geniş katılımla icabet etmişlerdi.

Anadolu ve Mezopotamya’nın şimdiye kadar biraraya gelememiş, egemen sistemin böl-yönet siyaseti sonucu ortak mücadele platformları üretememiş çok farklı toplulukları; dini, etnik, siyasi, kültürel ve inanç grupları önemli bir barış fırsatının yakalandığı bu süreçte ortak platformlar oluşturmak ve ortak çözüm yolları bulmak amacıyla Brüksel’e gelmişlerdi.

Asuri Süryani, Ermeni, Rum, Çerkez, Laz, Tatar, Kürt, Türk, Arap, Roman, Êzîdî, Alevi, Yahudi, Hıristiyan, Müslüman gibi Kavimler Kapısı topraklarımızın bütün kimlikleri insan odaklı özgür ve ortak bir gelecek etrafında birleşmek istemekte ve konferansa böylesi bir misyon biçmekteydi.

Çağrı metninde de ifade edildiği gibi ezilenlerin temel talebi Anadolu ve Mezopotamya’da yaşayan tüm halkları ve inanç gruplarını yansıtacak olan bir konferansın yapılmasıydı.

Konferans bileşenleri bütün kimliklerin, 'ezmeden, ezilmeden barış içinde eşit ve özgür bir şekilde yaşayacağı bir geleceğin birlikte inşa edilmesini istiyorlardı.

Bu amaçla çok güçlü bir çözüm iradesi sergiliyorlardı.

Kürt halkının özgürlük mücadelesiyle ezilenlerin özgürlük taleplerinin iç içe geçtiği gerçeği Brüksel toplantısında bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Bu gerçek yeni süreçte Kürtler gibi ezilenleri de ortak tutum almaya ve dayanışmaya zorluyor.

Toplantıya katılan hemen herkesin kaygıları ve eleştirilerine rağmen bu süreçte yeni işlev ve görevler üstlenmek istemesi bunu gösteriyor.

Anadolu ve Mezopotamya topraklarının ezilen dinamikleriyle Kürt siyaseti barışçıl çözüm sürecini özgür ve ortak bir geleceğin inşası yolunda tarihi bir fırsat olarak görüyor.

Herkesin kaygıları ve eleştirileri gibi taleplerini de sürece uygun düşecek biçimde dile getireceği konferansa böylesi bir misyon biçiliyor. Öte yandan toplantıdan gözlemleyebildiğim kadarıyla ‘geçmişle yüzleşme‘ talebi ezilenlerin temel taleplerinin başında geliyor.

Türk devletinin geçmişten bu yana işlediği katliamlarla yüzleşmesi, bunun için halklarımızdan özür dilemesi, gasp ettiği zenginlikleri geri vermesi ve zararları tanzim etmesi isteniyor.

Adil ve kalıcı bir barışın sağlanması için her şeyden önce geçmişte açılan bütün yaralarının sarılması talep ediliyor.

Ayrıca olası bir çözümün ‘İslam kardeşliği‘ ekseninde değil, tam tersine evrensel insan haklarına dayanan temel hak ve özgürlükler zemininde gerçekleşmesi isteniyor.

Çözüm sürecinden bütün kimliklerin barış içinde ve özgürce yaşayacakları; her türlü eşitsizliğin, baskı ve dışlanmanın son bulacağı demokratik bir sistemin kurulması bekleniyor.

Taleplerin tamamına yakını bu eksende sıralanıyor.

Elbette hem haklı kaygıların giderilmesi ve hem de halkların ortak taleplerinin hayata geçirilmesi konusunda Kürt siyasetine çok iş düşüyor.

Konferansların buna ilişkin politikaların ve araçlarının yaratılması amacıyla iyi değerlendirilmesi, yakalanın bu ivmenin arttırılarak devam ettirilmesi gerekiyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89