• BIST 89.573
  • Altın 146,325
  • Dolar 3,6382
  • Euro 3,9067
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 12 °C

Çözüm sürecinin neresindeyiz?

Doğu Ergil

Silahlı çatışma durup, ülkeye nispi bir barış havası gelince çoğumuz bununla yetinme kolaycılığına yattık. Oysa bu çok yönlü ve fünyesi alınmamış mayın gibi ortada duran sorun daha çözülmüş değil. Bunu bize zaman zaman Kürt siyasal çevrelerinden gelen uyarılar hatırlatıyor.

Bu uyarı mesajları iki noktada odaklanıyor:

1- Çok mecbur olmadıkça şiddete dönülmeyecek ama çözüm gerçekleşene kadar direniş, çeşitli biçimlerde devam edecek. 2- Hükümet işi çok ağırdan alıyor. Çözüm niyeti var ama 'süreç' diye bir şey yok. Çünkü süreç bittiği zaman ne olacağı, aşamaları, tarafları ve kuralları belli olan bir müzakere olgusudur.

Çözüm süreci sadece Türkiye'nin ihtiyacı olan iç barışı sağlamayacak, aynı zamanda onu kolaylaştıracak yüz yıllık demokratikleşme ihtiyacını da karşılayacaktır. Özetle 'Kürt sorununu' demokrasi çözecek; Kürt sorunu da Türkiye'nin demokratikleşmesinin motoru olacaktır. Aksi halde bu sorunu çözmeyen Türkiye ne yeterince demokratikleşecek ne de huzura ve istikrara kavuşacaktır. Bu gerçek artık çok açıktır.

O halde neden hâlâ Kürt sorunu çözül(e)memektedir? Bu sorunun iki yanıtı olabilir: 1- Türkiye halkının Türk kesimi genellikle sorunu Kürtler'in gözünden görmemektedir ve onların arzuladığı çözüme razı değildir. 2- Siyasi kadrolar radikal demokratik bir çözüme yatkın değillerdir. Çünkü çözüm senaryoları bildik Türkiye'nin geleneksel devletçi siyasal alışkanlıklarını ve vesayetçi idari yapısını önemli ölçüde değiştirecektir. Buna ne siyasiler ne de seçmenler hazırdır. Hazırlanmaları için de siyasi kadrolar pek istekli görünmemektedir.

KÜRTLER BOŞ DURMUYOR

Siyasi partiler penceresinden bakıldığında, bir bölümü çözüme toptan karşı, bir bölümü de AKP'nin çözümüne karşı görülmektedir. AKP de bu konudaki kararları toplum nezdinde inandırıcılığı olan Başbakan'a bırakmış izlenimi vermektedir. Ancak Başbakan Erdoğan'ın çözümden ne anladığı net olarak bilinmemektedir.

Başbakan'ın eylemsizlik gibi büyük bir adımın atılmasındaki rolü inkâr edilemez. Bu konudaki karar ortağı Abdullah Öcalan ise silahların susmasını çözüm sürecinin ilk adımı olarak görmekte ve devamı için sık sık talepte bulunmaktadır. Ama bu konuda hükümet kanadından pek karşılık gelmemektedir.

Doğan izlenim, aslında hükümetin hazırlık yaptığı ama cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler nedeniyle toplumda tepki doğmaması için çözümün seçim sonrasına ertelendiği doğrultusundadır. Buna Kürtler ve PKK merkezli Kürt siyasi hareketi de katılıyor görünmektedir.

Ama Kürtler bu arada boş durmamaktadır. Yörede özerk ilçe, il ve bölge yönetiminin fiili altyapısını oluşturmakta, uygulama ve kadro çalışması yapmaktadırlar. Bu çalışmayı da önünde sonunda yerinden yönetime geçecek Türkiye'de pilot uygulama olarak sunmaktadırlar.

İYİ NİYET KARŞILIK BULMALI

Ülke çapında gerçekleştirdikleri bir diğer hamle de Türkiye partisi olarak tasarladıkları Halkların Demokrasi Partisi'ni (HDP) devreye sokarak, Öcalan'ın kendi deyişiyle Kürt siyasetini, "Kürt ilkel milliyetçi çevrelerin" etkisinden kurtarmayı amaçlamaktadır.

Her iki girişim de ayrılıkçı olmayan ve kaderini Türkiye bütünlüğünde arayan bir anlayışın eseridir. Bu "iyi niyet" karşılık bulmalıdır.

Öcalan, hükümetin Kürt meselesinin çözümüne yönelik bugüne kadar yasal düzenlemeler yapmamış olmasını eleştirdikten sonra demokrasiye katkı olacak iki yasa önerisinde bulunmaktadır: Yerel Yönetimler Özerklik Yasası ile Demokratik Sivil Toplum Yasası.

Birincisi, hükümetin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na şerhini kaldırması ile gerçekleşebilecek. İkincisi ise geciken yeni anayasanın yapımı ile.

İş bu kadar somut ve makul hale gelmişken, süreci geciktirmek bir risk değil midir?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89