• BIST 97.859
  • Altın 145,775
  • Dolar 3,5783
  • Euro 3,9984
  • İstanbul 23 °C
  • Diyarbakır 32 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 20 °C
  • Berlin 29 °C

Çözüm sürecinin geleceği

Gülay Göktürk

Çözüm sürecinin geleceği ile ilgili olarak tahminde bulunmanın, hüküm vermenin, hele hele bunu demeçler üzerinden yapmanın son derece yanıltıcı olduğu bir dönem yaşıyoruz.

Erdoğan’ın Dolmabahçe Mutabakatı’na ve İzleme Kurulu’na karşı çıkışı, kendisi ne anlam biçerse biçsin, üstüne basa basa “Kürt sorunu yoktur” deyişi ve son olarak “taraf yoktur, masa yoktur” sözleri de; HDP tarafının ve Kandil’in gün aşırı yaptığı “Çözüm süreci bitmiştir” açıklamaları da seçimin deforme ettiği, gerçek durumu da, gerçek düşünceleri de tam olarak yansıtmayan açıklamalar...

Bir taraftan AK Parti’nin Çözüm Süreci yüzünden MHP’ye kaydığı söylenen milliyetçi muhafazakâr seçmenlerini geri kazanma kaygısı; öte yandan HDP’nin barajı aşma stratejisini tamamen AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırma vaadi üzerine kurması, ihtiyacı olan ilave oyu ancak bu vaatle alabileceğini hesaplaması Çözüm Süreci’nin aşırı derecede araçsallaştırılmasına sebep oldu.

Öyle bir noktadayız ki, sürecin geleceğiyle ilgili analiz yapmayı seçimin çarpıtıcı etkisi ortadan kalkana kadar ertelemek daha sağlıklı olacak gibi.

Ne var ki, seçim atmosferinin zehirlediği siyasi alanda olup bitenler bize toplumsal alanda yaşananları – ve bu zehirli havaya rağmen değişmeden kalanları – unutturmamalı.

Nedir “değişmeden kalanlar”?

Halkın çok büyük çoğunluğu hâlâ silahların ortadan kalkmasını ve barış olmasını istiyor; dahası artık silahla halledilecek bir mesele kalmadığını düşünüyor.

Kürt meselesi dediğimiz meselenin büyük ölçüde çözüldüğünü, geri kalan eksiklerin çözümü için de şiddete ihtiyaç olmadığına inanıyor.

Çözümün Türkiye’nin birliği ve bütünlüğü bozulmadan gerçekleşebileceğine inanıyor ve böylesini tercih ediyor ama öte yandan yerel yönetimlere daha geniş yetkiler verilmesini istiyor.

Toplumsal çoğunluğun koordinatlarını belirlediği bu çözüm zemini, bugün yara almış olsa da seçimin hemen ardından ağırlığını yine hissettirecek ve siyasi partilere gereken ayarı verecektir.

Ben AK Parti’nin yeniden ve güçlü bir şekilde iktidara gelmesi halinde, hem yurtiçinde hem de yurtdışında, siyasi hesapların yeniden yapılmasının zorunlu hale geleceğini düşünüyorum.

Önünde dört yıllık seçimsiz bir dönem olan AK Parti, milliyetçi söylemleri bir yana bırakıp Çözüm Süreci’ni nihayetlendirmek üzere daha cesaretli adımlar atma imkânına kavuşacaktır.

HDP barajı geçsin ya da altında kalsın, kaosa dayalı ve çözüm karşıtı politikalarına devam ettiği takdirde toplumsal tabanının eriyeceğini kısa sürede görecektir. HDP ve Kandil seçim sonrası dönemde artık bu ikili oyuna bir son vermek ve şiddetle siyaset arasında kesin seçimini yapmak zorunda kalacaktır. Eğer Demirtaş kliği seçim sonrası da aynı politikalara devam ederse, partide bir iç hesaplaşma ve aktör değişikliği sürpriz olmaz. HDP’yi Türkiye Partisi yapacağız diye diye marjinal solun dümen suyuna sokan kliğin yenilgisi Öcalan’ın parti ve Kandil üzerindeki hakimiyetini güçlendirmesine yol açmasını bekleyebiliriz.

Hesaplarını yeniden yapacaklar arasında ABD yönetimi de var. Tarihi boyunca pragmatik bir siyaset izleyen ve her türlü manipülasyon çalışmasını yapsa bile, sonuçta “kazanan ata” yatırım yapan bu ülkenin, AK Parti’nin ayağının öyle kolay kolay kaymayacağını gördükten sonra, kaos siyasetine ara vereceğini ve başta Gülen Cemaati’ne karşı politikası olmak üzere politikalarını yeniden gözden geçireceğini; Çözüm Süreci’nde de ağırlığını siyasi çözümden yana koyacağını tahmin ediyorum.

Özetle ben hâlâ iyimserim. Seçim sonrası Çözüm Süreci’nin yeni bir döneme gireceğini ve şimdiye kadarkinden daha hızlı bir şekilde ilerleyeceğini düşünüyorum.

Yeter ki şu seçimi kazasız belasız ve sürece daha fazla zarar vermeden atlatalım.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89