• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 19 °C

'Çözüm süreci'ni orasından burasından çekiştirmeyin...

Oral Çalışlar

Sorunlu ve acılı bir tarihimiz var. Yakın geçmişimiz, devletin (ve hatta zaman zaman da toplumun) yaptığı hatalarla, acımasızlıklarla dolu. İstiklal Mahkeleri'nde asılan Şeyh Sait'ten, Seyid Rıza'ya, Maliye Nazırı Cavit'ten, Dr. Nazım'a kadar onlarca, yüzlerce insanımızın; mezarlarının yeri hala belirsiz.

Başka milletlerin ve halkların da, benzer geçmişlerinin olduğunu söyleyebiliriz. İnsanlık tarihi, dramlarla ve acılarla dolu.

Milletlerin tarihinde, tabii ki başarılar ve olumlu örnekler de vardır. Bunlarla övünmek, bunları öne çıkarmak da, haktır.

"Çözüm süreci", yakın tarihimizin "başarı yolculukları"ndan biri: Türkiye devleti, kendisinden beklenmeyen bir esneklik göstererek; Kürtlerin hakkının hukukunun kabul edilmesine yönelik bir süreci başlattı. Öcalan'ın liderliğindeki Kürt siyasi hareketi de buna olumlu bir karşılık verdi.

İki yıldır, silahlar patlamıyor, çocuklarımız ölmüyor. Kürtlere ve Öcalan'a yönelik birçok önyargı ve öfkeli değerlendirmenin yerini, makul söylemler aldı. Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki devlet baskısı azaldı, Kürtler toplum olarak rahatladı. Bölgenin ekonomisi, sosyal ilişkileri, psikolojisi; yavaş yavaş da olsa, normalleşmeye başladı.

Şimdi, Öcalan'ın ev hapsinin konuşulduğu, Kürtçe eğitimin sistem içine nasıl yerleştirilebileceğinin müzakere edildiği, değişik yönetim modellerinin tartışılabildiği bir dönemdeyiz. Türkler ve Kürtler arasındaki gerginlik, asgari düzeye inmiş durumda. Bölgenin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Türkiye(bu sürecin de etkisiyle) "güvenli bir liman" olma özelliğini koruyor.

Bu durum, Türkiye'deki herkesin avantajına.

BAŞARININ DEĞERİNİ BİLELİM

Bu ciddi başarı grafiği yeterince algılanamıyor. İki tarafın sözcülerinden, zaman, zaman; süreci baltalayabilecek açıklamalar, tehditler gelebiliyor. Sürecin karakterine uymayan bir dil kullanılarak, sorumsuz çıkışlar yapılabiliyor.

Örneğin Kandil parlıyor: "Çözüm süreci bitmiştir.", "Hükümet neler yapabileceğimizi yakında görür..."

Hükümet cevap veriyor: "Kandil'de yan gelip yatacağınıza gidin Kobani'de savaşın." Cumhurbaşkanı öfkeleniyor: "Batı PKK'ye neden terör örgütü demiyor..."

ÇÖZÜM SÜRECİ BİTERSE

Ben de soruyorum: Peki çözüm süreci biterse ne yapacağız? Yeniden eski kanlı günlere mi döneceğiz? Bunu kim isteyebilir? Kürtlerin veya Türklerin ne gibi bir kazanımı olabilir?

Hükümete soruyorum: Neden, Kandil'de iki yıldır silah kullanmayan, elini tetikten çekmiş bir örgüt varken; fotoğrafı tersinden okuyup, "haydi görelim" havasına giriyorsunuz? Neden, iki yıldır diyalog ve müzakere içinde olduğunuz örgütün, ille de "terörist" diye tanımlanması için çıkışlar yapıyorsunuz?

HALK BARIŞA SARILDI

İşin gerçeği şu: Kürtler de, Türkler de; barışa sarıldılar. Her iki tarafta da, barışı hayata geçiren siyasi liderlere destek var: Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 52, artı yüzde 10'luk oy oranları; halktaki büyük desteği, bir kez daha kanıtladı.

Sorunlar yok mu? Tabii ki var. Gidilmesi gereken uzun bir yol, önümüzde duruyor. Her şey, makul bir şekilde konuşulabilir. Zaten, çoğu zaman da konuşuluyor. HDP heyeti; Başbakan dahil devletin önde gelen yetkilileriyle, uzun konuşmalar yaptı. Şimdi de İmralı'dalar. Süreç, devam ediyor.

Her iki tarafta da, zaman zaman öfkeli ve sert bir dilin ara ara öne çıkmasının; çeşitli sebepleri olabilir. Değişik psikolojik, sosyolojik, ekonomik okumalar yapılabilir. Çıkar çatışmaları, analiz edilebilir.

Kesin olan şu: Bu anlamlı barış yolculuğu, halklarımıza büyük zenginlik katıyor, katmaya devam ediyor. Herşeyin yolunda gidebilmesi için, hepimizin özen göstermesi şart.

Büyük acıların sonunda geldiğimiz bu noktanın kıymetini bilelim. Dilimize, duruşumuza çeki düzen verelim.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89