• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 6 °C

Çözüm süreci statükonun kendisi olamaz!

Ömer Ağın

Çözümün neresindeyiz ve nasıl bir politik ortamdan geçmekteyiz? “Ateşkes” ile birlikte hem kamuoyunda hem de Kürtler nezdinde çözüme doğru umutlar arttı. Bu süreç ile birlikte görece bir sakinliğin yaşanıyor olması, hem gerillanın hem de asker cenazelerinin eski yoğunlukta “gelmemesi” herkesi sevindirdi ve sevindirmeye de devam ediyor. Buna kimsenin itirazı yok. Olamaz da... Ateşkes (geçici barış), akan kanın durdurulması açısından önemlidir ve kalıcı barış için olanak yaratır. Hem insani açıdan hem de çözüme yapacağı katkı yönünden herkes ortamdan memnun. Ama ateşkes, kalıcı barış ve çözümün kendisi değildir.

Dediğimiz gibi ateşkes, Kürt sorununun çözümüne hizmet edebilir ve demokratik bir ortamın gelişmesine katkı sunmasını da sağlayabilir. Kuşkusuz iyi niyetle ve amacına uygun davranılırsa... Tek başına kendisi çözüm değildir. Çözüm: Kürt halkının tüm demokratik haklarına kavuşması ve bu hakkın yasal güvenceye bağlanmasıdır. Bunu hiç kimse görmezden gelemez.

Ne yazık ki ateşkes süreci bugüne kadar hükümet tarafından amacına uygun kullanılmadı. Devlet ve AKP hükümeti çözüm için ciddi bir adım atmak şöyle dursun bu süreci sulandırdı, amacından uzaklaştırdı. “Ateşkesin” doğal gereği bu dönemde kan dökülmemesi özelliği, sanki Kürt sorununun çözümü buymuş gibi gösterilmeye çalışıldı ve demagojik bir şekilde mevcut durumdan yararlanıldı. Hükümet çözüm yolunda pratik ciddi bir adım atmadığı gibi ateşkes sürecini sıkça dillendirip sanki Kürt sorununun çözümünün kendisiymiş gibi lanse etmeye çalıştı. Daha da vahimi “ateşkes” süreci, başlı başına bir mevcut durum, yani statüko oluşturdu. Kısacası hükümetin uğraşlarıyla “ateşkes” kendi başına bir kalıp durumuna geldi ve giderek tabulaşan bir hal aldı. Kullanılan üslup da bu amaca uygun seçilmiştir. Başbakanın seçim konuşmalarına, AKP’li kimi bakan ve parti yöneticilerinin demeçlerine bakıldığında bu durum somut olarak görülebilir. Amaç Kürt sorununu çözmek yerine bir an önce “Kürt sorunu belasından” kurtulmak olunca ister istemez oyalama taktikleri devreye girdi. Bu kervana, dönek Kürt “aydınları”, AKP içinde rant peşinde koşan Kürtler, AKP kanalıyla meclise girme sevdasında olanlar, liberal aydınların bir kısmı, halen kendisi için halk olamamış Türk ve Kürtler de katılmış durumdadır.

Burada rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: Ateşkesin, barışın kendisi olmadığını bilelim ve de amacından uzaklaşmış bir “ateşkes”in gerçek bir barışın yolunu açamayacağını da görelim. Böylesi bir ateşkes ne çözümün başlangıcı ne de süreci olabilir. Çünkü çözüm içeren bir niyet taşımadığı için durağandır, statükocudur, tıkayıcıdır ve yeni bir oyalayıcı durum yaratıp çözümün kangrenleşmesine hizmet eder. Durağanlaşmış, demagojik bir durum almış bir “ateşkes”in ileride daha fazla sorunlar yaratacağını da unutmayalım.

Sorunlar kalıcı, adil bir barışla ve radikal demokrasinin yerleşmesiyle çözülebilinir. Bu içeriğe hizmet eden bir ateşkese gereksinim var.

AKP, gerçek bir barışa inanmadığı için, ateşkesi de sorunun çözümü için kullanmıyor. Kürtlerin kazanımlarını sürece yayarak çürütmek istiyor. Rojava’da IŞiD’i desteklemesi, daha da tehlikelisi Kuzeyde Hizbullah-IŞİD bileşeni İslami bir oluşuma göz yummaları bu anlayışın ürünüdür. Devlet ve AKP hükümetinin Rojava ve Güney Irak’ta Kürt “belasını” bertaraf ettiği an bütün güçleriyle Kuzey Kürtlerine yönelebileceklerini hiç unutmamak gerekir.

Legal siyasi kazanımlara, HDP ve DBP’nin çalışmalarına yönelik saldırganlıkları, bu partileri kadro olarak zayıflatma tutumları ve nitel olarak güçlenmelerine engeller koymaya uğraşmaları hiç de küçümsenmemelidir. Kuzey’de Kürt sorunu çözülmediği müddetçe ve Türkiye demokrasi yolunda mesafe almadığı ölçüde öbür parçalardaki Kürtlerin kazanımlarını korumaları ve güvence altına almaları çok zor olacaktır.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89