• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • İstanbul 12 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 14 °C

‘Çözüm süreci’ neden çökertildi?

Ömer Ağın

AKP iktidarının en baştan beri Kürt sorununu çözmek için ne gerçek bir niyeti vardı ne de gerçekçi bir çözüm planı oldu. AKP, daha iktidar olmadan önce ceberrut Kemalist yapıyla baş edebilmek için, başta Kürt sorunu olmak üzere tüm ezilen ve dışlanan güçlerin desteğini alma taktiği yürüttü. AKP ve onun dalkavukluğunu yapan kimi dönek “aydınlar”, tırşıkçılar bazı “iyileştirmeleri”, elde edebilecekleri küçük “tavizleri” AKP’nin toplumsal “sorunları çözmede” samimiyetine örnek gösterdiler. “Yetmez ama evet”çiler, AKP’nin kimi yasal düzenlemelerini “devrimsi değişim” olarak nitelediler. Bunları “ileri demokrasi” diye lanse ettiler, AKP yöneticileri, özellikle de Tayyip Erdoğan bu içi boşaltılmış slogana sıkı sıkıya sarıldılar. Sormak gerekir AKP ve tırşıkçılara, Kürt halkının kırk yıllık mücadelesi olmasa, Kürt Özgürlük Hareketi Kürt sorununu çözüm noktasında gündemleştirmese, “Çözüm süreci” diye bir süreçten söz edilebilir miydi acaba? İşte tam da bu noktada AKP, bu gücü oyalamak için manevralara başladı. Çünkü onlar biliyordu ki, asker Kürt silahlı gücünü yenememişti. Artık başka arayışların nesnel temeli doğmuştu. AKP iktidarı, bir yandan yalan, sömürü, hırsızlık temelinde yürüttüğü politikalarla yeni bir sermaye sınıfını yaratırken, diğer yandan Kemalist devletin inkârcı ve baskıcı politikalarını gündemleştirerek halka şirin görünmeye çalıştı. Bu süreçte kadro devşirmeye hız verdi. En çokta “müridi” oldukları hoca efendiye dalkavukluk yaptılar.

Bu pratik süreci bir tarafa koyup işin özüne baktığımızda; ta başından beri AKP’nin hayalinde Yeni Osmanlıcılığın yatmakta olduğunu görürüz. Meramları: Birincisi; toplumda varan olan farklı kimlikleri bir “tebaa” olarak görmek ve sorunları da biat kültürüyle “çözme” anlayışı. DAİŞ gibi İslami terör örgütlerini taşeron olarak kullanması, televizyonlarda ümmet olma temelinde sorunların “çözümünü” tartışmaya açmaları, “din kardeşiyiz” demagojileri vb. bu politikaya hizmet içindi. İkincisi; bütün yetkileri tek bir elde toplayan, merkezi bir yapı kurmak, sultan sultası ile devlete tek hegemonik yapıyı egemen kılmak. Birinci konuda çok ciddi mesafe katlettiler. İkinci “Başkanlık sistemi”, başka bir ifadeyle sultanlık sultası henüz gerçekleşmiş değil. Daha şimdiden hayalperest politikaları Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin ördüğü demokrasi kalesine çarpıp durmuştur. Bu amaçta henüz istediği menzile vardıkları söylenemez. Sabun yutmuş “mahluk” gibi kudurmuş olmalarının nedeni buradan gelmektedir. Bugüne kadar yürüttükleri aldatma ve oyalamaya dayanan “çözüm süreci”nin bile artık onlara zarar vermeye başladığını gördüler. Dolmabahçe açıklamasından sonra “süreç bitmiştir” demelerinin nedeni budur. Tayyip Erdoğan’ın son konuşası “Ya bu devletin varlığını kabul edecekler ya da yok olacaklar” demesi, ”sürecin” bitiğinin bildirmenin ötesinde, Kürtleri yok etmek için çalınan “koğuş kalk” borusundan başka bir şey değildir. Şimdi provokasyonlar düzenleyen ve askere yaslanmaya çalışan politikalar peşinde koşmaktalar. Son günlerde askeri hareketliliklerin gözle görülür biçimde artmasını başka türlü açıklamak mümkün değil.

AKP, Kürtlerin barikatlarını aşamayacağını anlayıp ve de demokrasi güçlerini oyalayamayacağını görünce yeniden askerle ittifak aramaya yöneldi. Kemalist ulus devlet ve tebaaya dayanan sultan sultası arası karma bir devlet oluşturma peşinde koştuğu için çözüm sürecinin lafını bile rafa kaldırdı. Kaldı ki bugüne kadar dünyanın hiçbir yerinde aynı anda birden çok üretim tarzını temsil eden tek bir devlet olmamıştır. Ama bir üretim tarzının devleti olan hegomonik yapı altında birden çok sömürücü üretim yapısı olmuştur. Bunlar tarihte bilmiyor. Uzun sözün kısası, AKP’nin arzuladığı “karma” ya da “birleşik” devlet arzusu, kuramsal olarak da olası değildir. Kaldı ki Kürt Özgürlük Hareketi ve Türkiye demokrasi güçleri demokratik modernite temelinde her türlü hegomonik uygulamayı reddeden bir yapılanmayı halkın nezdinde politik tercih haline getiriyor. AKPínin çözüm sürecini bitirmesinin bir nedeni bu korkudur. Yeni bir politik döneme girilmiştir...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89