• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 13 °C
  • Berlin 5 °C

Çözüm süreci hükümeti

Günay Aslan

Ahmet Davutoğlu'nun başına getirildiği 62. Hükümetin bir 'geçiş hükümeti' olduğu biliniyor. Bu yüzden kimse genel seçimlerin yapılacağı 2015 yazına kadar görev yapacak olan hükümetten köklü bir değişim beklemiyor.

Kaldı ki hükümetin kendisi de bunu iddia etmiyor. Önceki gün açıklanan hükümet programı AKP'nin kaldığı yerden yoluna devam edeceğini gösteriyor. AKP bir beş yıl daha iktidarda kalmanın; bu arada siyasal meşrebine uygun bir siyasal sistem kurmanın hesaplarını yapıyor.

Dolayısıyla Türkiye'nin köklü demokratik reformlar gerektiren Kürt sorunu başta olmak üzere yapısal bütün sorunlarının çözümü için yeni bir anayasanın yapılmasını beklemek gerekiyor.

Bunun da yolu 2015 seçimlerinden ve seçimlerin ortaya çıkaracağı yeni siyasal dengeden geçiyor. Yeni anayasa tartışmalarının gölgesinde gerçekleşecek seçimlerin 'demokrasi cephesi'yle karşıtları arasında geçeceği de anlaşılıyor.

Bu yüzden Kürt hareketinin daha şimdiden bu cepheyi güçlendirecek siyasal açılım ve hamleleri yapması gerekiyor.

Öte yandan Davutoğlu başkanlığındaki 62. Hükümetinin hiçbir şey yapmayacağı; zamanı boşa harcayacağını söylemek de mümkün değil. Kaldı ki hükümetin böyle bir lüksü de yok.

Aksine tarihsel sorumluluğu eskisine nazaran daha da artmış; Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu iç ve dış sorunlar daha da ağırlaşmış bulunuyor.

Ne de olsa Erdoğan başkanlığındaki 61. Hükümet Kürt sorununu beklentiler doğrultusunda ve hakkaniyet ölçülerinde henüz bir sonuca kavuşturabilmiş değil.

AB, Kıbrıs, Ermenistan meselelerinde bir takım adımlar atmaya niyetlendiyse de bu konularda da beklentileri karşılayamadı. Eğitim, turizm, işsizlik, tarım vb. alanlardaki yapısal diğer sorunlara da köklü çözümler getiremedi.

Erdoğan Türkiye'nin değişim ve dönüşüm taleplerini, demokrasi ve özgürlük isteklerini hep alt sınırlarda tutmaya çalıştı. Bir dönem ustaca sömürdüğü özgürlük, eşitlik ve demokrasi özlemlerinin gerçekleşmesine izin vermedi.

Eski başbakan bunların yerine ağırlığı ayakta kalmaya verdi. Enerjisinin çoğunu partisini korumak; siyasal geleceğini güvence altına almak için tüketti.

Bunda elbette kendisine yönelik iç ve dış operasyonların da etkisi oldu ama, Erdoğan bunlarla başetmenin yolunun halkla bütünleşmekten; onun sorunlarını çözmekten geçtiğini göremedi. Bunun yerine baskıya, bastırmaya ve satın almaya yöneldi.

Onun bu politikası içeride ve dışarıda ciddi krizler üretti. Gerçi Çözüm Süreci'nin yarattığı görece 'siyasi istikrar' sayesinde eski başbakan bu krizlerin üstesinden gelebildi ancak, sorunları da derinleştirdi. Bu sorunlar şimdi yeni hükümetin önünde duruyor!Hükümetin bunların yarattığı gerginliği en azından düşürmesi gerekiyor.

Dediğim gibi mevcut hükümetin çoğu yapısal sorunlara kısa sürede kalıcı çözümler bulması zor görünüyor ama, hiçbir adım atmadan yoluna devam etmesi de mümkün görünmüyor.

Davutoğlu Hükümeti'nin hem de acil bazı adımlar atması; gerginlikleri azaltması ve ülkenin önünü özgürlükçü bir geleceğe doğru açması gerekiyor.

Bunun da yolu Çözüm Süreci'nden geçiyor. Sürecin bugüne kadar 'bıçak sırtında' yürüdüğü biliniyor. Kürt tarafı yüksek bir sorumluluk duygusuyla süreci bugüne kadar getirdi ancak, artık böyle gitmiyor.

AKP Hükümeti şimdiye kadar sadece 'ateşkese' uydu ama, gelinen aşamada artık bu yetmiyor. Dengelerin her an değişebildiği bölgeden yükselen gerilim, birçok şey gibi 'ateşkesi' de tehdit ediyor.

Bu tehdidin bertaraf edilmesi; PKK Lideri Öcalan'ın belirttiği gibi savaşın artık kalıcı bir biçimde sona ermesi için Çözüm Süreci doğrultusunda hazırlanan 'Yol Haritasının' artık hayata geçirilmesi gerekiyor.

Yeni hükümetin zaman geçirmeden bir önceki hükümetin taahhütlerini yerine getirmesi; Eylül ayı sonuna kadar 'Yol Haritasını' kamuoyuyla paylaşması ve bir uygulama takvimi açıklaması gerekiyor.

Türkiye'nin yeni bir idari ve siyasal sistemi için hayati önem taşıyan 2015 seçimlerinin ve yeni anayasanın yolu da buradan geçiyor.

Yeni anayasayı hazırlayacak olan meclis seçiminin demokratik bir ortamda yapılması gerekiyor. Bunun için de 'Yol Haritasında' öngörülen demokratik taleplerin karşılanması; ifade, örgütlenme ve özgürce siyaset yapma hakkının sağlanması gerekiyor.

Özcesi; iç ve dış gelişmeler Davutoğlu başkanlığındaki 62. Hükümetin bir 'Çözüm Süreci Hükümeti' olmasını zorunlu kılıyor.

Hükümetin bu sayede hem Türkiye'nin önünü açacağını hem de siyasal ömrünü uzatacağını görmesi gerekiyor!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89