• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -5 °C
  • Ankara -10 °C
  • İzmir 3 °C
  • Berlin -2 °C

Çözüm, mözüm

Mesut Yeğen

Hükümetin Diyarbakır’da duyurduğu teşvik paketi ve Başbakan’ın buna eşlik eden “Çözüm, mözüm yok” ve “Kürd sorunu yok, Kürdlerin PKK sorunu var” açıklamaları birbiriyle ilişkili iki hayal kırıklığı yaratmış oldu. İlk hayal kırıklığı malum: Açıklamalar, içine düştüğümüz kan deryasından bizi çekip çıkaracak PKK’yle müzakerelerin yakın bir zamanda başlamayacağını gösteriyor. İkinci hayal kırıklığı ise daha büyük: Duyurulanlar, az bir umutla geçen birkaç senenin ardından, Ak Parti’nin de hizaya gelmiş olduğunu, Kürd Meselesi’ni terör ve teşvik meselesi olarak gören bildik Cumhuriyet aklına sığınmış olduğunu bildiriyor.

Söz konusu açıklamalarda ifade bulan Ak Parti’nin son kararıysa gerçekten, “varın, biraz da siz oyalanın” demekten başka yapacak çok bir şey yok. Böyle olmadığını umut ederek ya da böyle olsa bile aklımıza başka bir şey gelmediğinden “teşvik, terör” diyerek mevcut durumdan daha iyi bir duruma niye geçilemeyeceğini, yine başa dönerek “Kürd Meselesi nedir” sorusu etrafında dolanarak anlatmaya çalışalım.

“Kürd sorunu yok, PKK sorunu var” mottosuyla başlayalım. Devletin her zaman itibar ettiği, Erdoğan’ın bir ara itibar etmekten vazgeçtiği için pişman olduğu, Ak Parti’ninse şimdilerde tereddütsüz itibar etmeye karar verdiği “Kürd sorunu yok” mottosunun nominal olarak bir anlamı var elbette. “Kürd Meselesi” diye yuvarlayarak tanımladığımız durum, başka bir deyişle, “Kürdlerle, Kürdlükle ilgili bir takım kültürel ve idari taleplerin siyaset ve silahla elde edilmeye çalışılması” durumu elbette bütün Kürdleri kapsamıyor. Kürdlerle, Kürdlükle ilgili kültürel ve idari talepleri hiç tınmayan bir kısım Kürd de var, bu taleplerin bir kısmıyla ilgili olup, başka kısımlarıyla ilgilenmeyen Kürdler de. Keza, “federasyon ya da ayrı devlet de dahil, her ne elde edilecekse edilsin, muhakkak sadece yasal siyasetle elde edilsin” diyen Kürdler de var, ‘demokratik özerklik’ için Devrimci Halk Savaşı vermek gerektiğine inanan Kürdler de. Bütün bu çeşitliliğe, Kürdlerle, Kürdlükle ilgili kültürel ve idari talepleri hiç tınmayan bir yığın Kürd olmasına rağmen bu taleplerin şu ya da bu kısmı için şu ya da bu yöntemi öneren Kürdlerin davranışlarının toplamından çıkan duruma Kürd Meselesi diyoruz ve evet burada bir adlandırma sorunu, tercih edilen adlandırmanın fazla kapsayıcı olma sorunu var; ama meleklerin cinsiyeti kadar önemli bir sorun.

Meleklerin cinsiyetini bir tarafa bırakacak olursak meselemiz, Kürd Meselesi şu: Memlekette meskun Kürdlerin epey bir kısmı Cumhuriyetle beraber maruz bırakıldıkları Türkçe’nin ve Ankara’nın hakimiyetinde olma hallerinden memnun değiller ve bu memnuniyetsizliklerini 100 senedir her biçimde ifade ettiler. Cumhuriyet hükümetleri de 100 senedir “terör (asayiş) ve teşvik (kalkınma)” diyerek bu meseleye mukabele etti. Sonuç ortada: Kürd Meselesi’nin hacmi, Kürd Meselesi’nin kapsamındaki Kürdlerin sayısı küçülmedi, büyüdü, üstelik şimdilerde Türkiye harici bir hüvviyet de kazanarak. Buradan çıkarılabilecek tek mantıklı sonuç şu: Bugünlerde “terör ve teşvik” demeye karar veren Ak Parti de Kürd Meselesi’nin hacmini büyütmeye devam edecek, biraz da Ak Parti oyalanacak Kürd Meselesi’yle.

“Çözüm, mözüm yok” kestirmeciliği müstakbel bir müzakere öncesi el yükseltmeye matuf bir jest değilse eğer şunu görmek gerekiyor: Kürd Meselesi’nin etrafında oluşan hararet “terör, teşvik” diyerek düşürülecek gibi değil ve hatta 2013-2015 Çözüm Süreci’ne damgasını vuran “Türkiye’nin demokratikleştirilmesi” esprisi bile bugünkü harareti dindirmeye yetmeyebilir. Türkiye’nin Kürd Meselesi’nin Rojava Meselesi’yle iç içe geçmişliği şunu gösteriyor: Kürd Meselesi’ndeki harareti dindirmenin yolu Cumhuriyet’in 100 senelik ezberine dönmekten değil, Kürd Meselesi’nin Türkiye içi çözümüyle bölgesel çözümü arasında optimum bir bağlantı kurabilmekten geçiyor. (Bashaber)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89