• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Diyarbakır 27 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 16 °C

Çözüm için binbir sebep

Hayrettin Karaman

Zahiri sebebi 'Kürtlerin haklarını savunmak' olan, ama bu sebebin altında ve arkasında birden fazla tarafın birden fazla amacı bulunan PKK hareketi bu ülkeye, Türk ve Kürt olarak insanımıza çok pahalıya mal oldu. Yıllarca süren çatışmalar, sonunda –inşaallah- akılları başa getirdi, vicdanları harekete geçirdi, 'bundan böyle haklarımızı silahla değil, siyasetle savunacağız, taleplerimizi demokrasi, hukuk ve adalet içinde elde edeceğiz' diye her taraf için hayırlı bir karara varıldı. Lakin bu kararın hayata geçmesi için uzun ince bir yolun katedilmesi gerekiyor.

Bir yanda çatışma ve terörün devamından farklı ve çeşitli menfaat devşirenler var, bir yanda otuz yıldır devam eden savaşta canlarını kaybedenler, sakat kalanlar, yerinden yurdundan olanlar, işkence ve acı çekenler var, bir yanda iktidar hırsı ve/veya mevcut iktidara düşmanlığı ülke menfaatinin önüne geçmiş siyasetçiler var, silah yerine siyaset bir ilke olarak sunulduğu halde silaha sarılma tehdidini tekrar edip duran dağlılar var… Bütün bunlar çözümü zorlaştırıyor.

Çözümü zorlaştıran amillere rağmen silaha sarılmanın temel sebebi bir tanedir, o da 'Kürtlerin haklarını savunmak'tır. Mevcut iktidar döneminde Kürtlere tanınan hakları görmemek körlük, önemsememek nankörlüktür. Daha fazlasını meşru yollardan talep her vatandaş gibi onların da hakkıdır; ama elde edilene şükretmek de bir erdem meselesidir.

Dağa çıkmanın, silaha sarılmanın bir 'temel sebebine' karşılık silahı bırakmanın, akan kanı durdurmanın binbir sebebi var. Bu yazıyı kaleme almamın sebebi de işte bunlardan biridir:

Haberin özetini birlikte okuyalım:

'DİYARBAKIR'da PKK'nın kaçırdığı 15 yaşındaki oğlu S.B. için oturma eylemi yapan ve eylem sonunda küçük oğlunu PKK'dan kurtaran anne Aysel B.'nin hayatı tam bir dram... Annesi, babası ve kayınbiraderi faili meçhul cinayete kurban gitmiş, bir kardeşi dağda öldürülmüş. Bir kardeşi cezaevinde, 6 kardeşi ise Avrupa'da mülteci olarak yaşıyor. Oğlu için çadır kurup 10 gün boyunca eylem yapan anne Aysel B., yaşadıklarını anlattı'.

Bu annenin röportajda dile getirdiği ibretlik ve örnek sözleri var:

'En büyük hayalim anne, babam ve sürgünde olan kardeşlerime kavuşmaktır.

'Oğlumu kimden istediysem vermediler. Hayat benim için bitmişti. Eşime söyledim, 'Evi veya kendimi yakacağım, bana karışmayacaksın' diye. Evi yakmama izin vermeyince Allah görsün, dünya duysun diye çadır kurarak eylem yapmaya karar verdim.

'İsterdim ki çocuğu dağda olan diğer aileler de bana destek versin, ama korkudan kimse bizimle birlikte olmadı. Yaptığımız eylemle örgütün aileler üzerindeki korku tabusunu yıktığıma inanıyorum.

'Bizim kimseyle kavgamız yok. Sadece savaşla kavgalıyız. Barış isteyen bireyleriz.

'Askerin de, polisin de, gerillanın da annesi aynıdır. Anneler çocuklarını savaşa kurban vermesin. Bütün anneler çocuklarını istesinler. Anneler adına yaptığım çığlığın devlet yetkilileri ve PKK tarafından duyulduğunu düşünüyorum. Hayalim insanların ölmediği, acıların yaşanmadığı ve herkesin mutlu olduğu güzel günlerdir...

'Sorunlar konuşarak çözülmeli, bu nedenle başlatılan çözüm sürecinden umutluyum'

Binbir sebebi olan çözüm sürecinin başarıya ulaşması işte bu annelerin güzel seslerinin, bütün çirkin sesleri bastırmasına bağlıdır.

  • Yorumlar 5
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89