• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin -4 °C

CNN'deki yayında ne oldu

Abdülkadir Selvi

Bu köşeden her zaman Ankara siyasetinin perde arkasına ilişkin bilgileri paylaşmaya çalıştım. Kişisel değerlendirmelerden uzak durmaya çalıştım. Ancak bir süredir şahsiyetime ve mesleğime yönelik bir itibarsızlaştırma kampanyası yürütülmeye çalışınca buna sessiz kalamazdım.

CNNTürk'teki, 'Dört bir taraf' programında, paralel yapıyla bağlantılı bazı yayın organlarının 17 Aralık operasyonu sırasında operasyonel gazetecilik yaptığını belirtip, Zaman ve Bugün gazetelerini göstermiştim.

İki gazetenin birinci sayfalarının renkli fotokopilerinde tarih bölümündeki rakamı 18 Aralık olarak okudum.

Cemaat medyası tarafından gazetelerin tarihinin 18 değil 19 olduğuna dair haberler, 'Yalan' başlığıyla verildi.

Orada 2 dakika içinde 3 yalanı söylediğim iddia ediliyordu.

Baktım tarih kısmında maddi bir hata yapmışım.

13 Şubat Perşembe günü Kanal24'te Elif Çakır'ın, 'Söz Sende' programı ve CNN Türk'te, Kadri Gürsel ve Nazlı Ilıcak'ın çarpıtmaları üzerine 'Dört bir Taraf'a telefonla bağlanarak, bunun maddi bir hata olduğunu ve bundan dolayı özür dilediğimi söyledim.

29 yıllık meslek hayatımda hatalarım oldu. Yargılandığım DGM'de de, Ergenekon sürecinde çıktığım mahkemelerde de yalana tenezzül etmedim. Hatadan dolayı özür dilemek ise erdemdir. Erdemli bir hareketi, ancak erdem sahipleri anlar. Cemaat medyası, bunu kampanyaya dönüştürdü. Kamış mı, çöp mü birisi bu konuda yazılar yazdı.

İkinci yalan olarak sundukları ise tam anlamıyla kendi yalanları. Program sırasında, '17 Aralık gecesi' sözümü Altan Öymen düzeltti. Ben de bunun üzerine, '17 Aralık sabahı' olarak düzelttim. Ama bu söylenmemiş gibi yayın yapıyorlar.

Üçüncü yalan ise fezlekeler konusu. 19 Aralık tarihli Bugün Gazetesi'nde, 'Teknik ve fiziki takibe takılan 4 bakanın fezlekesi Meclis'e gönderildi' deniliyor.

O günkü gazetelerde 17 Aralık operasyonuyla ilgili haberler var ama hiç birinde fezlekeler yok. Çünkü fezlekeler o tarihte hazırlanmamış. 31 Aralık tarihli fezlekeler, 3 Ocak tarihinde Adalet Bakanlığı'na ulaşıyor. Meclis'e değil.

Peki yalan ya da yanlış yazan kim?

Ayrıca cemaat medyasının manşetleriyle, 17 Aralık operasyonu arasındaki, 'Paralel bağlantı'yı ortaya koyan bir iddiada bulundum.

Dedim ki daha operasyon devam ederken, gözaltına alınan zanlılar henüz neyle suçlandıklarını bilmezken, delillerin doldurulduğu çuvalların bir kısmının ağzı açılıp, inceleme yapılmamışken, cemaat medyası bu fezlekelerin içeriğini nasıl yayınladı?

Henüz yazılmamış fezlekelere ait bilgiler Bugün Gazetesi'nde nasıl çıktı?

Yazılmış bir fezlekenin haber yapılmasını gazetecilik faaliyeti olarak gösterebilirsiniz ancak bu fezlekeler 31 Aralık tarihinde yazılıp, 3 Ocak tarihinde Adalet Bakanlığı'na gönderildiği halde, size bu içeriği kim verdi?

İçeriğe ilişkin söyleyebileceğiniz bir söz, verebileceğiniz bir cevap var mı?

Yalan tamtamları çalarak, savcı, polis, medya üçgenini karartıp, bu işbirliğinin üstünü örtemezsiniz.

Bu iddianın içeriğine yönelik olarak verebilecek bir cevabınız var mı?

Yoksa sığına sığına bir tarih hatasına mı sığındınız?

Demek ki, durum vahim.

GÜLEN'LE FOTOĞRAF ŞANTAJI

Cemaat medyası, Fethullah Gülen'le çektirdiğimiz fotoğrafı, bir cürmü meşhud gibi sosyal medyada dolaştırıyor.

Böylece cemaat medyasının dehşetengiz ifşaatı sonucu Hocaefendi ile fotoğraf çektirmenin bir suç olduğunu öğrenmiş bulunuyorum.

Kimlerle çektirdiğiniz fotoğraf sizin aleyhinize delil olarak kullanılabilir?

Uyuşturucu baronlarıyla, mafya liderleriyle, terör örgütü yöneticileriyle yani uygunsuz iş yapanlarla...

Benim Hocaefendi ile fotoğrafım çıktı.

Bu fotoğrafı yayınlayanlar acaba beni yıpratmak isterken Hocaefendi'yi düşürdükleri durumun farkındalar mı? Kendisi ile fotoğraf çektirmek en büyük suç delili olan bir adam konumuna düşürdüler...

Uzağa gitmesinler. Ekşi Sözlük'e girip benim ismimi yazsınlar. Bakın orada Fethullah Gülen'le ilgili neler yazılıyor

Ayrıca demek ki siz Hocaefendi ile görüşmek üzere davet ettiğiniz misafirlerinizin fotoğrafını çekip, şantaj yapmak üzere saklayan bir cemaat imişsiniz?

Bakalım benim gibi kimlerin fotoğrafını çektiniz de aleyhine kullanmak üzere arşivlerde hazır bekletiyorsunuz.

Sırada kim var?

Gün gelir siz Hocaefendi ile bir fotoğraf karesini suç delili gibi sunabilirsiniz ama benim bu fotoğraftan dolayı en ufak bir rahatsızlığım yoktur.

Ben Allah dostu olarak gördüğüm bir insanı ziyaret ettim. Bir Hocaefendi ile görüştüğümü düşündüm.

Ama şimdi görüyorum ki, birileri orada bize tuzak kurmanın peşindelermiş.

Sorun değil. Allah doğrunun yardımcısıdır. O kurulan tuzakları onların başına geçirir.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89