• BIST 83.067
  • Altın 146,397
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 4 °C
  • Berlin -1 °C

Cizre’nin çocukları

Ergun Babahan

Cizre’de polisin açtığı ateş sonucu 12 yaşındaki Nihat Kazanhan başından yaralanarak hayatını kaybetti. 27 Aralık 2014’te 19 yaşındaki Yasin Özer ile 15 yaşındaki Barış Dalmış; 6 Ocak’ta 14 yaşındaki Ümit Kurt öldürülmüştü. Nihat Kazanhan, Cizre’de bir ay içinde öldürülen dördüncü çocuk oldu.

Kobane protestolarının ardından durulmayan Cizre’de olup bitenlere Türkiye ilgisiz ve tepkisiz her zaman olduğu gibi. Polis kurşunuyla ölen iki çocuktan birinin badana yaparken, diğerinin ise duvar kenarında otururken vurulduğu açıklandı.

Bir ülkede çocuklar sinek gibi öldürülüyor, sorumluları hesap vermiyorsa, toplumdan büyük bir tepki gelmiyorsa, bir arada yaşama umudu hızla azalıyor demektir. Tasada ve neşede bir olmak, ülkenin Doğusu’nda ölen bir çocuğun acısını Batısı’nda hissetmek, tepki göstermek, hesabını sormak bizi toplum yapar.

Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz kadar Ümit Kurt’un, Nihat Kazanhan’ın ölümlerinin derdine düşmezsek, bölücülüğü kim yapmış olur, biz mi, PKK mı?

POLİS-ÖRGÜT İŞBİRLİĞİ!

Barış süreci adı altında kapalı kapılar ardında yürütülen bir görüşmeler zinciri var. Görüşmelerin nihai hedefi, içeriği, samimiyeti konusunda hiçbir bilgimiz ve fikrimiz de yok.

Hükümet bir yandan PKK ile barış müzakeresi yapıyor ama Cizre’de Kürt çocukları polis kurşunuyla sinek gibi ölmeye devam ediyor. İktidarın 1990’larda olduğu gibi, Hizbullah benzeri örgütleri devreye soktuğu, polisle işbirliği yapan bu grupların bölgedeki gerilimin başlıca kaynağı olduğu iddiaları var.

Başta Erdoğan olmak üzere AKP’nin PKK’dan hoşlanmadığı, sınır komşusu olarak Sünni Arapları, bölgede de muhafazakar Kürtleri tercih ettiği bir sır değil. Erdoğan’ın Kobane’deki söylemi, yakalanan MİT TIR’larında El Nusra ve benzeri örgütlere gönderildiği anlaşılan ağır silahlar, bunun bir göstergesi. Kobane Kürtleri sınırda durdurulurken IŞİD’cilerin elini kolunu sallayarak Suriye’ye girip çıkması da bir başka göstergesi.

AKP, bir yandan barış müzakeresi yapıp diğer yandan PKK’nın bölgedeki gücünü kırma çabası içine girerek gerçekleşmesi zor bir proje peşinde koşuyor. Kürtleri bölüp yönetme taktikleri geçmişte de uygulandı ve başarılı olmadı.

SERVETLERİNİ KATLAMA DERDİ

PKK’nın gücünü kırmak, sadece hukukun üstünlüğü, demokrasi ve adem-i merkeziyetçilikle mümkün olur. Öldürülen her Kürt çocuğu, dağ kadrosuna aday bin çocuğun ortaya çıkması anlamına gelmektedir çünkü.

Türkiye’nin çoğunluğu bu olup bitene ilgisiz kalırken, sosyal medyada ölen çocuklar hakkında insanı insanlığından utandıracak yorumlar yapılırken birlik olmak, bir arada yaşamak kolay olmayacaktır.

Saray’ın derdine düşmüş AKP’nin bir aileyi koruma-kollama politikaları ülkenin toplumsal yapısını paramparça ediyor maalesef. Yolsuzluklarını örtmek, servetine servet katmak derdinde bu insanlar…

Sadece kendinden olanın, kendisi ve kendisi gibi olanlara yapılan yanlışların peşine düşen, ‘öteki’nin derdiyle ilgilenmeyen, acısına kulak vermeyen bir toplum haline geliyoruz hızla. Böyle bir toplum dikiş tutmaz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89