• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Berlin 1 °C

Cizre'de devlete güvenelim mi?

Ergun Babahan

Cezaevlerinde ‘hayata dönüş’ adı altında operasyon yapıp silahsız, savunmasız ve de canları devletin namusuna emanet edilmiş tutuklu ve hükümlüleri kimyasal gaz maddeleriyle infaz ederken de yalan söylediler, Roboski’de de…

1 Mayıs Katliamı açıklamaları yalandı, seçimler öncesi Diyarbakır, Suruç, Ankara katliamlarına ilişkin açıklamaları da… Her devlet yalan söyler ama bizimki bildiğiniz Pinokyo. Doğruyu söylemeyi hiç düşünmüyor.

Nusaybin’de şimdi ‘etkisiz hale getirildikleri’ açıklanan çocukların anneleriyle görüşmüştüm, birinin kızı gazeteciydi. Evlatlarını almaya gitmeye hazırdılar. Çevresi tanklarla kuşatılmış bir binadan ambulanslarla yaralı almanın devlete ne gibi bir tehdidi, zararı olabilirdi.

Selahattin Demirtaş da gönüllüydü, Ahmet Türk de…

Eminlerdi o binadan kendilerine ateş açılmayacağından ve de her ambulans gidişinde ateş açanların güvenlik güçleri olduğundan. Çaresizlik içinde Mardin’de beklemeye geçtiler ve sonunda devlet sorunu kökünden çözdü.

Bir bölgeye kim gazeteci sokmuyor, gazeteciyi vuruyor, kafasına silah dayıyor, dövüyorsa; bilin ki sorumlu odur ve gerçeği gizliyordur.

Yıllarca Dersim, Dersim diye bağıranlar, Suriye’de Esad rejimini katliam yapmakla suçlayanlar bugün benzer bir vahşete imza atmaktan çekinmiyor ne yazık ki.

Ve bu ülkenin Müslümanları vicdanla cüzdan arasında sıkışıp kalmış olarak cüzdanlarını tercih ediyorlar. İnsanların Kerbela benzeri günlerce aç-susuz, “Bir yudum su heval” diye yalvararak acı çektiğini görmezden geliyorlar. Hem de ölüme kanayarak.

Bir devlet, hukuku açısından suçlu gördüğü insanları elbette cezalandırmak hakkına sahiptir. Ama kendi yazdığı hukuk kuralları içinde. Bir devlet, Süleyman Demirel’in dediği gibi canı istediğinde ‘rutin dışına’ çıkma hakkını kendinde görüyorsa, kendi varlığını tehlikeye atıyordur.

Hukukun gereği, o binadaki insanları sağsalim çıkarmak, varsa aralarında suç atfedilen kişiler, onları tedavi olduktan sonra yargıya teslim etmekti. Devlet, o insanları imha yolunu seçti.

TRT’ye göre 60, Şırnak Valiliği ve Genelkurmay Başkanlığı’na göre öldürülen insan sayısı 10. Biri devletin en resmi kanalı.

Giderlerini elektrik faturalarından karşılıyorlar. (Sabah’ta yazı işleri müdürü iken, bu konuyu gündeme getirdiğimizde ve kısıntının kalkması yolunda yayın yaptığımızda Genelkurmay’ın müthiş bir baskısına maruz kalmıştık.)

Ölü sayısı gerçekten 10 olsa bile insanlar buna inanır mı? Açıklamanız doğruysa, gazetecileri neden yasaklıyorsunuz, sağlıkçıları, doktorların Cizre’ye girmesine niçin engel oluyorsunuz?

Çünkü gerçekten korkuyorsunuz. Çünkü orada bir cehennem yarattığınızı biliyorsunuz.

Medyası bu kadar susturulmuş, sindirilmiş, korkutulmuş bir ülkede anayasa yapacaksınız, hem de demokratik. Uygulamalarınız 12 Eylül dönemini bile geride bırakmışken, 12 Eylül’den daha demokratik bir anayasa yapacaksınız. Hem de CHP’nin katkılarıyla. Kolay gelsin…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89