• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 22 °C
  • Diyarbakır 28 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 18 °C

Çift dilli yazı...

Cafer Solgun

KCK “sürece” ilişkin beklenen açıklamasını yaptı ve temel taleplerini anadilde eğitim, demokratik özerklik ve Kürt kimliğine anayasal güvence olarak bir kez daha deklare etti. KCK açıklamasında altı çizilen hususlardan biri de, Öcalan’ın süreçteki rolü ve konumuna ilişkin idi.

Aslında açıklamanın güncel olarak anlamı, Kandil ve İmralı ile devletin açık ve anlaşılır bir “müzakere” pozisyonuna geçmesi. Bunu aylardır PKK lideri Öcalan da ifade ediyor. Bu açıdan “sürpriz” veya İmralı ile Kandil arasında “temel” bir uyumsuzluk yok. “Ne olursa olsun süreç devam ediyor” demeyi “analiz” veya “öngörü” niyetine yazıp çizenlerin de jetonları nihayet düşmüş görünüyor. Rojbaş...

20 Eylül 2013 günü bu köşede şu satırlar yazılıydı:

...Öcalan’ın daha ‘etkili’ olması, son görüşmelerinde gündeme getirdiği kendi pozisyonuyla ilgili istemlerinin karşılanmasına bağlı. Malum, Öcalan örgüte ve kamuoyuna daha doğrudan hitap etmesine olanak tanıyan yeni ‘imkân ve araçlar’ sağlanmasını istiyor. ‘O kadar da değil’ demeden önce, sürecin sağlıklı ilerlemesinin tıkandığı bu nokta üzerinde düşünmekte herhalde yarar vardır...

Bazıları gibi “ben demiştim” sevdalısı değilim. Ama durum aylar önce de buydu ve bugün de budur: Çözüm Süreci’nin sahiden “çözüm” süreci olması, bu projeyi “Türk işi” bir mantıkla günü kurtarmak için değil ciddi bir barışı hedefleyerek ele almaya bağlıdır... Yeniden başa sarmak istemiyorsak...

CEJNA WE PÎROZ BE

Bayramdır... Kimsenin bayram sevincini gölgelemek istemem. Ama bayramlar aynı zamanda birbirimizin acısını, sevincini, derdini, davasını düşünmemiz, anlamamız ve mümkünse paylaşmamız gereken günlerdir.

Bayramdır ve dağlarında insanlar var ülkemizin. Mahpushanelerinde. Mahpushane önlerinde anneler, kayıp çocuklarının peşinde insanlar var. Yerinden, yurdundan uzakta “insan özlemez mi köyünü” derken gözyaşlarını tutamayan insanlar var. 21. yüzyıldayız ve anlamsız savaşlarda silahlarını birbirine doğrultmuş, kimlerin hangi siyasi hesaplarına figüran olduğunu bilmeden ölen ve öldüren insanlar...

Bayramdır yine de... Dua, niyaz ve dileklerimiz barışa, huzura, özgürlüklere, güzelliklere dair olsun... Hızır darda, zorda, yolda olanın, kalbi iyilik için atanın yoldaşı olsun...

Bayramınız kutlu olsun...

Cejne... Ez naxwazim ku cejna tu kesî bi tu peyvek ne xweş bidim pêşwazîkirin. Lê weke ku tê zanîn, cejn, rojên parîvekirina ku, keder u şadîyêye. Her weha cejn, fêm kirin u ru bi ru hatîna kesên cudane.

Cejne u li çîyayê welatê min, mirov hene. Li girtîgehê welatê min... Li devê derîyên girtîgehan dayik u bav hene. Mirovên ku li zarukên xwe yên wendayî digerin hene. Kesên ku li durî welatên xwe dijîn hene. Ew kesên, dema ku dibêjin “Mirov, bêrîya gund u warê xwe nake ?” u çavên wan tijî dibe... Em di sedsala 21’emin dane. U di vê sedsalê da, şerên qirêj u bê wate didome. Ew şer ku, pir kes nizanin bê ka ji bo çi dimrin u ji bo çi dikujin...

Dîsa jî cejne... Dia u daxwazên me, bila ji bo aşîtî , aramî , azadî u wekhevîyê be... Xizir , hevalê wan kesên ku di tengasîyê da mane u ku dilê wan ji bo başî u xweşîyê lêdide be...

Cejna we pîroz be...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89