• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin -1 °C

CHP yine MHP'nin arkasına saklanıyor

Gülay Göktürk

Bir numarayı aynı kişiye bir kere yapabilirsiniz. İkincisinde kimse yutmaz. Ama CHP o kadar çaresiz ki, Anayasa çalışmalarında yaptığı oyuna şimdi bir kere de Çözüm Çerçeve Yasası’nda başvuruyor. Kimsenin aynı numarayı iki kere yutmayacağını bile bile…

Biliyorsunuz, Kılıçdaroğlu Diyarbakır’a gitti, orada Kürt siyasetçilerle görüştü ve “Müzakerelerin yasal zemine oturtulmasını doğru buluyorum” dedi. Daha sonra son çözüm paketi açıklandığında da ondan beklenmeyecek bir netlikte “Destekleyeceğiz” açıklaması yaptı.

Biraz şaşırdım doğrusu, ama takdir etmekten de geri durmadım. Şaşırdım çünkü şimdiye kadarki kaypak çizgiye uymayan cesur bir tutumdu. Üstelik tam da MHP’yle Cumhurbaşkanlığı seçim ittifakı kurulmuşken… Böyle bir tasarıyı desteklemesi Çatı’da çatlağa yol açmaz mıydı?

İşin kokusu çabuk çıktı

Çok beklememiz gerekmedi, işin kokusu çabuk çıktı. CHP ilk destek açıklamasından sonra hızla kendini toparladı ve fabrika ayarlarına geri döndü. CHP, hükümetin "Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi" tasarısına karşılık Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu eliyle TBMM Başkanlığı’na “Toplumsal Mutabakat Komisyonu ile Ortak Akıl Heyeti Kurulması Hakkında Kanun Teklifi”ni sundu.

Ne öneriyor bu kanun teklifinde?
Kürt sorununun çözümünün toplumsal ve siyasal kutuplaşmayı gidermeden mümkün olmadığını; kalıcı barışın ancak Meclis’teki dört siyasal partinin temsil ettiği dört farklı yaklaşımın ortaklaştırılmasıyla gerçekleşebileceğini belirttikten sonra; bunu sağlamak için Toplumsal Mutabakat Komisyonu adlı bir komisyon kurulmasını öneriyor. Tabii, “Toplumsal Mutabakat Komisyonu” dediği komisyonun, TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin eşit katılımıyla toplam sekiz üyeden oluşacağını eklemeyi de unutmuyor.

Tıkama formülü

Böylece, CHP’nin yeni anayasa çalışmalarını tıkamak için bulduğu formülü ısıtıp bir kez daha karşımıza getirişine tanık oluyoruz.

Düşünsenize, hâlâ “Kürt yok, Türk var; Türkiyelilik yok, Türk vatandaşlığı var” diye sayıklayan; Kürt sorunu konusundaki görüşü ‘kart-kurt’un bir adım ötesine geçtiği şüpheli bir partinin de katılımıyla kurulan bir komisyonda, Öcalan’la müzakere konusuna yasal zemin oluşturan bir yasa teklifi üzerinde mutabakat sağlanacak!

Düşünüyorum da, MHP gibi bir parti olmasaydı CHP ne yapardı acaba? Kimin arkasına saklanırdı? Açıktan karşı çıkma cesareti gösteremediği teklifleri dörtlü komisyona havale edip rahat bir nefes alma yolu tıkansa hali nice olurdu!

Neyse ki AK Parti’nin bu yasa için kimsenin desteğine ihtiyacı yok. Mızmızlıklara, mızıkçılıklara, yan çizmelere kulak asmadan kendi gücüyle çıkaracak bu yasayı ve yoluna devam edecek. CHP de yeni Kürt raporları yazmaya devam edecek. Ve ne zaman Kürt lafı geçse, “Biz bunları şu tarihli raporumuzda zaten yazmıştık” deyip duracak.

Ama bitirmeden beni hem şaşırtan hem de üzen bir noktanın altını çizmeme izin verin:

Her şeyi anlıyorum da, bu bayat oyuna alet olan kişinin bir Kürt siyasetçi olmasını anlayamıyorum. Hepimiz Sezgin Tanrıkulu’nu Kürt sorununun çözümüne katkıda bulunmak için yıllarca çalışmış bir insan olarak tanırız. Diyarbakır Baro Başkanlığı döneminde verdiği mücadeleyi biliriz.

Şimdi CHP’nin yan çizme politikasına aracı olmak ona yakışıyor mu yani?

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89