• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 14 °C
  • Berlin 11 °C

CHP ve HDP seçmeni ne biliyor, ne bilmiyor?

Yavuz Baydar

Seçimlere iki aya yakın bir süre kala, Türkiye'nin geleceği yüzde 10 barajına indirgenmiş durumda.

Bunda mevcut 12 Eylül düzeninin temsili demokrasiyi bloke eden her kalıntısını inanılmaz bir pervasızlıkla sahiplenip, utanç verici bir 'İslamcı' faydacılıkla kullanan AKP kadar, verimsizliği baştan tescilli, blokaja dayalı 'kriz siyaseti'ne yakın zamana kadar sarılıp Kürt meselesini evirip çevirip bir şeyler söyleyemeyen, yüzde 10 barajının ustaca etrafından dolanıp HDP ile parçalı da olsa ittifak yapmaktan kaçan CHP de sorumlu.

İleride Türkiye'nin serüveni bir 'kapkaççılık kabusu'na dönerse, bu şark usulü siyasetin faturası, sorumluluğu iki partinin üzerine olacaktır.

AKP'ninki demokrasi özlemlerine 'gidin işinize ya' deme cüretine tavan yaptırmasıyla, CHP'ninki ise risk alma zaafı, siyasi miyopluğu ve 'utangaçlığı' olarak.

'AKP karşıtı oylar HDP'ye gitmeli çünkü barajı geçemezse tek kişi egemenliğini meşrulaştıracak referanduma evet dedirtme olasılığı daha da kuvvetlenir' sözü, despotizme geçişi engellemede taktik oy kullanmak için iyi bir argüman. Esasında bazı metropollerden alınan işaretler de HDP'ye geçici bir teveccühün oluşmakta olduğu yolunda.

Örneğin İzmir'in genlerini bilen Hikmet Çetinkaya'nın önceki günkü yazısında, CHP seçmeninin, küskünlüğün de kısmi etkisiyle, HDP'ye meylinden söz ediliyor. Ancak, CHP geleneğine bağlı Ege kırsalında, Trakya ve Akdeniz'in taşrasında aynı tereddütlü durumun yaşanıp yaşanmadığını görmek mümkün değil.

Hülasa, 60 küsur gün kala, bana sorarsanız durum ortada.

Hem de ciddi olarak ortada.

Şimdi, seçimin iki kilit partisi olmayı sürdüren iki muhalefet partisinden özellikle HDP'nin geleneksel Kürt adaylarının yanına diğer kesimlerden kimleri listelere -özellikle Karadeniz ve Ege'de- ekleyeceğini haftaya görmek gerekir.

CHP de sürpriz yapabilir ama kısmi önseçimin bile parti dokusunda yarattığı alerjiyi görünce, listelerde sürpriz beklememek belki daha gerçekçi.

Türkiye'nin 12 Eylül damgalı bir seçim sistemine sadık kaldığı için ateşi düşmeyen 'sürekli kriz'ine dair siyasi analizlerde taktik tavrı kutsama adına ortalığı coşturmaktan yana değilim.

Ülkeyi her türlü riske karşı kırılgan hale, en kritik eşiğe bizi getiren bu seçimler öncesinde seçmeni kullanacağı oy konusunda gerçekçi verilerle ikna etmek, 'gidin HDP'ye oy verin' basitliğinde 'akıl yürütmekten' çok daha sorumluca olur.

AKP'nin kök seçmeni cüzdan ekonomisinde çalkalanmaya maruz kalmadığı sürece 'gidişat'tan müşteki değil, olmayacak. Bu durum İslamcı siyasetin tüm çirkin lumpenliğiyle ortaya çıkmışlığına rağmen böyle. Gözü kamaşmış orta sınıfların güç ile ilişkilerinde tarih benzer pek çok örnek var.

Ama aynı seçmenin iç-dış ekonomi ekseninde taşra penceresinden dünyayı okumasını bilen, adına 'çözüm' denen sürecin tuzak ve sonuçlarını kestiremeyen kesiminin alternatiflere kapalı olduğunu söylemek de mümkün değil.

Asıl mesele CHP ve HDP'nin seçmenlerinde. Uzun vadeli bir bakış, CHP'nin şehirli kesiminin bir seferlik HDP'ye oy vermesi gerektiğini, evet, söylüyor.

Ama HDP'nin süreç konusunda hep 'üstü kapalı' ve 'içten pazarlıklı' bir çizgi yürütmekte olduğu algısı; HDP'lilerin şu ana kadar CHP'lilere dolaylı Demirtaş söylemi dışında dil kanalı açmaması ve 'üniter Cumhuriyet elden gitti gider' bakışı ile birleşince, CHP temayülleri konusunda bugün sağlıklı bir öngörüyü zorlaştırıyor.

CHP'lilerin yöneticisi ve seçmeniyle şunu da şimdiden sorması lazım:

'HDP yüzde 10 barajını geçemez, AKP 330'u aşarsa tavrımız ne olacak?'

Sorunun cevabının hazırlanması ve Kılıçdaroğlu tarafından da açıkça kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Bu durumda CHP'nin Meclis'e gitmemesi, demokrasiyi maceraperestlerden kurtarma adına erken seçimi zorlaması da mümkün olur mu?

Düşünmek gerekir.

HDP'liler baraj geçilemezse, hele hele yüzde 9 ve üstü gibi bir yerde kalırsa ne yapacaktır? Siyaset bir risk hesabıdır. HDP'nin böyle bir kabus senaryosunda B planı nedir?

Bilmek zorundayız.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89