• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır -3 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 1 °C

CHP ne işe yarar?

Ali Bayramoğlu

Önceki gün aynı konuda iki gelişme birden yaşandı. İlkine daha önce değindik. Yargıtay Başsavcısı siyasi bir çıkışla siyasi alana sınır koyma girişiminde bulundu. Açıklama yaparak "üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkabilmesi için anayasa değişikliği yapılması gerektiği"ni söyledi, aksi halde yasağın kalkması için çaba gösteren siyasi partilerle ilgili işlem yapacağını ima etti.

Hem tehdit ediyordu hem müdahale...

Hem yasağa sahip çıkıyor, hem değişime set çekiyor, hem burada olduklarını hatırlatıyordu...

Yine önceki gün bir AK Parti heyeti CHP'yi ziyaret ediyor, üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkmasına ilişkin ilk adımı atıyordu.

Değil mi ki CHP'nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu üniversitedeki yasağa karşı olduğunu, kaldırılmasına, kalkmasına katkıda bulunacaklarını söylemişti.

Ama gelin görün ki AK Partilileri kabul eden CHP heyeti görüşmenin hemen ardından yaptığı basın toplantısında CHP'nin geleneksel tavrını yeniden sergiledi.

İşi yokuşa sürdü...

Yasağın kalkması için bu konudan bağımsız ya da konuyla dolaylı ilişkili bir dizi talepte bulunuyordu CHP'liler...

YÖK, dokunulmazlık ve seçim barajı kalksın diyerek başörtüsü meselesinden kaçmanın yollarını üretiyorlardı.

Beteri CHP'li Kemal Anadol'un "anlaşmamız mümkün değil, çünkü onların gizli gündemleri var, işe üniversitelerle başlamak istiyorlar" demesiydi...

Bir yasağın, fiilen kadük olmakta olan yasakçı uygulamanın kalkmasına direnmek ama yeri geldiğinde yasağı kaldırıyormuş gibi yapmak, bundan rant elde etmeye çalışmak, ne var ki özünde tehdit, endişe, tehlike politikalarından güç almak CHP'nin bildik tavrıdır.

Sürmektedir ve sürecektir...

Örnek pek çok...

Cumhurbaşkanın eşi başörtülü... Üç yıldır, her platformda Türkiye'yi eşiyle resmen temsil ediyor.

Ve Ana Muhalefet Partisi dalga geçer gibi, başı kumda, kendi genel başkanını, cumhurbaşkanının eşi başörtülü diye 29 Ekim resepsiyonuna göndermiyor...

CHP'den özgürlükçü demokrasi istikametinde kendi başına değişmeyi bırakın, değişime dışarıdan katkıda bulunmasını beklemek bile anlamsızdır.

Bu yapı Kılıçdaroğlu'nun partisine gerçek anlamda lider olmasını bile engellemektedir.

Hep söyleriz tekrar edelim:

Bu CHP'nin değişmesi Türkiye'nin değişiminden çok daha zordur...

Hele son örnek müthiş...

Yargıtay Başsavcısı siyasi alana giriş yapıyor, siyasete ince ayar vermeye çalışıyor, biri dışında tüm siyasi partiler ve meclis kendi alanını savunmaya çalışıyor.

Biri dışında...

Çünkü önce CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol şöyle buyuruyor: "Başsavcının açıklaması doğrudur. Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları var. Uyarı doğrudur..."

Ardından bir başka CHP Grup Başkanvekili, Akif Hamzaçebi devreye giriyor.

Şöyle diyor:

'Sayın Başsavcı'nın bu görüşünü ben TBMM'ye müdahale olarak değerlendirmiyorum, sadece bir uyarı görevi yapıyor. Bu konuda titizlenenler, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın siyasete yönelik, siyasette taraf tutan, siyasette belli kesimleri hedef alan eleştirileri karşısında neden suskun kalmaktadır?'

Söylenecek ne kalıyor geriye...

Sorun Baykal değil, derin bir zihniyet...

CHP'yi ve CHP'nin değişimi tartışmaları bir kenara bırakalım artık...

Ama şunun altını çizmek de fayda var: CHP bu tavrı sürdürdükçe AK Parti referandumdaki yüzdelere doğru hızla yaklaşır.

Malum, bu demokrasilerde arzu edilir bir durum değildir...

Böyle bir duruma, tek partili yapının oluşmasında CHP'nin büyük katkıları olur...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89