• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -5 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 0 °C
  • Berlin -4 °C

CHP, bu AKP ile koalisyona girmeli mi

Ergun Babahan

CHP’nin AKP ile yapacağı bir hükümet ortaklığı kendi açısından ciddi bir fedakarlık olacaktır. Çünkü yolsuzluk ve hukuksuzlukla yıpranmış bir partiyle kurulacak bir iktidarda ciddi biçimde yıpranacaklardır.
 
Ancak, hem AKP’nin, hem Türkiye demokrasisinin çıkarına olacaktır. İki yıl sürmesi halinde ülkenin temel hukuksal sorunlarını çözeceği gibi, ekonomiye de belli bir disiplin getirerek işlerin tamamen çığrından çıkmasına engel olacaktır.
 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, düşmüş bir iktidarın pervasızca bürokraside atama yapmasından rahatsızlık duymakta çok haklıdır. Hükümetin fiilen düştüğü, kimi bakanların milletvekili sıfatını kaybettiği bir dönemde yapılan bu atamalar açıkça milli iradeye saygısızlıktır.
 
AKP’nin bu tavrı şımarık bir tutumdur ve kurulacak hükümetin ilk işi, bu atamaları tek tek gözden geçirmek ve partizanca olduğu açık olanları iptal etmek olmalıdır.
 
ERKEN SEÇİM SARAY'I KORUR
 
CHP’nin, HDP’nin dışarıdan destekleyeceği MHP azınlık hükümeti hayata geçirilmesi imkansız bir proje. Meclis Başkanlığı seçimi, bu modelin önündeki büyük zorlukları ortaya koydu.
 
Hükümetsiz geçen bu dönemde açıkça fiili başkanlık uygulamasına tanıklık ettik. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu üzerinden ipleri tamamen eline aldı ve keyfi bir uygulama gerçekleştirdi.
 
AKP’nin bu kıskaçtan kurtulmasının tek yolu, CHP ile koalisyona girmek ve bu yolla Saray ile arasında bir mesafe koymak olacaktır. Davutoğlu ve AKP rüştünü ancak böyle bir koalisyon ile ispat edebilecektir.
 
AKP ile CHP bir ortaklıkta anlaşamaz ve erken seçimi tercih ederlerse, sandıktan benzer bir sonucun çıkması kaçınılmazdır. Türkiye’nin bir dönem koalisyon hükümetleri tarafından yönetilmesi çok güçlü bir ihtimaldir. Seçim kararı alınması, Saray’ın daha uzun zaman etkili pozisyonunu koruması, hukuk tanımazlığın devam etmesi anlamına gelecektir.
 
Türkiye’nin çevresinde sınırların yeniden çizildiği bir dönemde Meclis denetimden uzak bir dış politika izlenecek ve ülkeyi bataklığa sürükleyecek maceralara atılması ihtimali güçlenecektir.
 
ÜLKENİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRİR
 
Ekonomide de Saray’ın etkisinin sürmesi, Erdoğan’a bağlı havuz müteahhitlerinin güçlenerek yoluna devam etmesi anlamına gelecektir. Kamuya açıklanmayan koşullarda verilen dev ihaleler, devlet bankaları ve Hazine tarafından fonlanarak vatandaşa ciddi bir fatura çıkaracaktır.
CHP’nin AKP ile bir koalisyon pazarlığına otururken bu gerçekleri akılda tutması gerekir. Türkiye, mutlaka hükümet kurma şansını kullanmalı ve sandığı son seçenek olarak görmelidir.
 
Unutmamak lazım ki, partilerin hükümet koalisyonu dışında Meclis’teki üç parti mesuplarının ayrı bir koalisyonu olacaktır.
 
Yolsuzluk ve usulsüzlükler gündeme geldiğinde CHP, MHP ve HDP’nin üyeleri kaçınılmaz bir biçimde dayanışma içine girecek, demokratikleşme paketlerinde dayanışma içinde olacaktır. Üç partinin grupları iki sene içinde ülkenin çehresini değiştirme şansına sahip. AKP’siz hükümet olması zor ama AKP’nin Meclis gündemini belirlemesi daha da zor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89