• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 26 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 23 °C
  • Berlin 23 °C

Çeviri, Kawa Nemir ve Besam Mustafa

Hamid Omeri

Çeviri, herkesin üzerine alabileceği bir sorumluluk değil. Okuduklarımdan anladığımdır bu. Edebi metinlerde de dublaj çalışmalarında da çok yakinen karşılaştığım bir durumdur. Okuduğum bazı çeviri eserleri birden bire bırakıverdiğim ya da studyoda okuduğum karakteri anlamadığım zamanlar çok olmuştur. Yerine geçmeye yeltendiğim adamı anlamamak!

Bir dilin ruhu bilinmediğinde, kavranmadığında çeviri bambaşka bir şeye dönüşebilmektedir. Çevirilen eser ne kadar özüne uygun çevirilirse çevirilsin benim kanaatime göre de artık yeni bir eserdir. Ancak bu düşünce iyi çeviriye halel getirmez.

Çeviri yapabilmek için dillerin çok iyi bilinmesi gerekiyor. Özümsenmediği zaman sağlam bir karakter karşımıza aksak bir karakter olarak çıkabiliyor. Bu dilin yeterince kavranamıyışıyla alakalıdır. Dil iyi bilinir ve çeviriye de yeteri kadar zaman da ayırılırsa anlaşılır ve okunması keyif veren bir eser ortaya çıkar.

Kürt edebiyatında çeviri yolu ile kütüphanelerimize giren eserlerin sayısı gün geçtikçe artyor. Bu meyanda en önde olan isim Kawa Nemir. Kürt edebiyatının yaşayan en iyi şairlerinden biri olan Kawa Nemir'in adeta ömrünü adadığı çeviri, Kürt edebiyatını zenginleştiriyor. Bu güne kadar gerek kendi kurduğu yayınevi (Bajar) gerekse Lis yayınevinden önemli eserleri Kürtçe'ye kazandırdı. Yeats, Whitman, Eliot, Hulme, Dickinson şiir olarak yayınlanmış olanlar. Heybesinde yayınlanmayı bekleyen daha fazla ismin olduğunu biliyorum.

Nemir, son yıllarda Shakespeare üzerine yoğunlaşmış durumda. Bir Yaz Gecesi Rüyası, Othello, Hamlet, Romeo ve Juliet'ten sonra Ulysses için kolları sıvayan Nemir, çalışmalarıyla adeta modern zamanlarda Dımdım Kalesi'nin savunusunu yapan bir dil bekçisi. Çevirmenlerin karşılaştığı zorluklarla o da mücadele ediyor. Bu kadar mühim bir uğraş veren Nemir ne yazık ki Diyarbakır'da hayatın bütün geçim zorluklarını da ziyadesiyle yaşıyor. Her ne kadar Nemir çevirilerindeki dil için çekiri/yapay eleştirileri yapılsa da benim kişisel kanaatim bu eleştirilerin büyük oranda haksız olduğu yönündedir. Hatta bu eleştirileri dile getirenlerin temel sorunun bizatihi kendi dillerine olan yabancılıklarıya izah edilebilir olduğudur.

Size adından ve çalışmlarından bahsedeceğim bir diğer isim daha içeriden biri. İçeriden derken bu içeriyi biraz açmam gerekiyor. Aslında hem içeriden ama öyle bir içeri ki dışarı olarak tanımlayabileceklerimizden daha uzak kalmış bir içeri. Kürtçe'nin ikizleri arasında mesafe farkı yoktur aslında. Fakat şiddet ve asimilasyon politikaları ulusal ve uluslararası zorbalıklarla kardeşleri birbirine yabancı etmiştir.

Düşünün Soranice Kürtçe'nin bir lehçesi ancak Kürmanci ya da Zazaki konuşan bir Kürt, Soran kardeşiyle görüşemediği için zaman geçtikçe o anlam dünyasına bir ölçüde yabancı kalmıştır. Kardeşler birbirilerinin dil temelinde yaşadıkları ortak acıya sağırlaştırlmıştır. Duymadığı kardeşine kardeş olmaya devam etmiş ancak ne edebiyatından ne de şiirinden haber alamamıştır! Kısıtlı imkanlarla haber alınanlar ise boy veren zengin bir edebiyatı tanımaya yetmemiştir.

Besam Mustafa, işte bu çerçevede Avesta yayınlarının çatısı altında önemli işler kotaran bir isim. Başur/Güney Kürt edebiyatını Bakur/Kuzey Kürt okuru ile buluşturmuştur. Besam Mustafa, bu güne kadar Şerzad Hesen, Bextiyar Ali, Eta Nihayi, Ferhad Pirbal gibi önemli isimleri Kurmanci olarak okumamızı sağladı. Soranice'den Kürmanci'ye yaptığı çeviriler sayesinde Kürtlerin bir yüzyılı bulan birbirilerine yabancılaştırılma şiddetinin Kürt edebiyatına hükmedemediğini görmemizi ve okuyarak anlamamızı sağlamıştır.

Sorunlar yok mu bu çevirilerde elbette zaman zaman karşılaşıyoruz. Maddi hatalar ve anlamını bulması için okurken elele verdiğimiz cümleler Besam Mustafa çevirileri için söyleyebileceğim handikaplar. Ancak şu çok net; Besam Mustafa, Kürt edebiyatına çok büyük bir hizmet sunuyor.

Edebiyat hususunda Faulkner ve Coetzee çevirileri ile Ciwanmerd Kulek'in romanları kadar çeviri alanında da harika olduğunu gösterdi. Türkçe okuduğum eserleri şimdilerde Kulek çevirisiyle okuyor olmak büyük bir keyif. Sidar Jir'in O. Henry ve Hemingway çevirilerini de eklemek isterim.

Büyülü bir dile ve dünyaya sahip Kürt edebiyatı Türk okurla da buluşuyor. Muhsin Kızılkaya başta olmak üzere Mehmet Uzun romanlarının Türkçe'ye çevirilmesinin üzerinden uzun zaman geçti. Fırat Ceweri'yi de Türk okur bütün eserleriyle olmasa da okudu. Ancak Kürt edebiyatında çok güçlü kalemler var ve bu isimlerin Türk edebiyat okuruyla buluşması gerekiyor. Ciwanmerd Kulek, Şener Özmen, Lokman Ayebe, Dilawer Zeraq, Bextiyar Eli, Eta Nihayi ve Ferhat Pirbal...o özel dilleri ve yarattıkları edebi dünya ile okurlarını çok etkileyecek. Yeter ki çeviri iyi olsun!

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89