• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 26 °C

Cenevre-2 öncesi yol temizliği!

Yusuf Karataş

Son dönemde Suriye ve Irak’ta kendinden en çok söz ettiren örgütün el Kaide bağlantılı IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) olduğu biliniyor. IŞİD, Suriye’de ABD-Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’nu (ÖSO) önemli oranda saf dışı bıraktıktan sonra rejime ve Rojava’da Kürtlere karşı savaşan en önemli güç haline geldi. Ardından Irak’ta Şii Maliki Hükümeti ile el Anbar eyaletindeki Sünni aşiretler arasında tırmanan gerilim, bazı Sünni aşiretlerin IŞİD’i savunma gücü olarak sahiplenmesine yol açtı. Ama ne olduysa IŞİD’in el Anbar’daki Felluce ve Ramadi kentlerinde yönetimi ele geçirdiği haberlerinden sonra oldu. El Kaideyi “terör örgütleri” listesine almış olsa da Suriye ve Rojava’da yaptığı katliamları seyreden ABD, IŞİD’e karşı Maliki yönetimine her türlü desteği vereceği açıklamasını yaptı. Bugüne kadar IŞİD’e MİT-İHH üzerinden destek verdiği bilinen Türkiye bile birdenbire el Kaide karşıtı oldu. Sonra Suriye’de S. Arabistan destekli yedi muhalif grubun ‘İslami Cephe’ adı altında birleşip IŞİD’e karşı savaşmaya başladığı haberleri geldi.

Peki, bu gelişmeler eğer rastlantı değilse ne anlama geliyor?

Öncelikle bu gelişmelerin 24 Ocak’ta toplanması beklenen Cenevre-2 Konferansı’nın hemen öncesine denk gelmesi dikkat çekiyor. Konferansın yine ertelenip ertelenmeyeceği konusunda belirsizlikler bulunsa da (bu konudaki karar bugün Lavrov ve Kerry arasında Paris’te yapılacak görüşmede verilecek) yaşanan gelişmeler ABD’nin, konferans öncesinde etrafındaki güçleri toparlamanın arayışı içinde olduğunu gösteriyor. Ve IŞİD’e (el Kaideye) karşı mücadele üzerinden bir yandan bu güçleri yeniden dizayn ederken, öte yandan da bu arayışı meşrulaştırmak istiyor. Suriye Ulusal Koordinasyonu sözcüsü Heysem Menna’nın gündeme getirdiği ABD’nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford’un İskenderun’da İslami Cephe ile görüştüğü iddiası, bu arayışla ilgili en önemli gelişmelerden birini oluşturuyor. S. Arabistan destekli İslami Cephe, bugün Cenevre-2’ye katılmayı reddediyor. Ancak ABD, İslami Cephe’yi ÖSO’nun yerine geçebilecek bir askeri güç haline getirmenin ve Cenevre-2’de elini güçlendirmenin hesaplarını yapıyor. İşin ilginç yanı, İslami Cephe’nin de el Kaide gibi Selefi-Tekfiri bir düşünce yapısına sahip olması ve Lazkiye’de Alevilere yönelik katliamları IŞİD’le birlikte yapması. 

Bugün yine başında S. Arabistan’a yakın bir ismin, Ahmet Carba’nın bulunduğu Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) da Cenevre-2’ye katılıp katılmama konusunda ciddi tartışmalar yaşıyor. Carba, SMDK’nın geçen hafta İstanbul’da yapılan 11. Genel Kurulu’nda Katar’ın desteklediği eski Başbakan Riyad Hicab’ı yenerek tekrar başkan olmuştu. Genel kurulda Cenevre-2’ye katılma kararının alınmasının ardından 121 üyeli koalisyonun 40 üyesi istifa ettiğini açıkladı. Ancak yaşanan tartışmalardan sonra Cenevre-2 ile ilgili nihai kararın 17 Ocak’ta yapılacak toplantıda verilmesi kararlaştırıldı. 

Bunlar ABD’nin Cenevre-2’de Rusya’nın desteklediği Esad rejimine karşı masaya oturtmaya çalıştığı güçler. Tabi bir de ABD’nin masada olmasını istemedikleri var. PYD’nin de içinde yer aldığı Kürt Yüksek Konseyi’nin (KYK) Sözcüsü Ahmed Süleyman, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada kendilerine ABD’nin Salih Müslim ve Heysem Menna’yı Cenevre-2’de istemediği bilgisinin ulaştığını söylüyor. Hatırlanırsa KYK’nin Barzani’ye yakın partileri önceleri Cenevre-2’ye SMDK içinde katılma kararı almış ama PYD lideri Müslim, kesin bir şekilde böylesi bir temsiliyete karşı olduklarını söylemişti. Rojava Kürtlerinin en önemli temsilcisi konumunda bulunan PYD’nin bu tutumu nedeniyle zaten oldukça sınırlı bir etkiye sahip olan KYK içindeki diğer partiler de Kürtlerin Cenevre’ye bağımsız bir heyetle gitmesi kararını kabul etmek zorunda kalmıştı. PYD’nin bu tutumunun ABD destekli muhalefetin gücünü oldukça sınırladığı çok açık ve zaten bu nedenle ABD Müslim’i istemiyor. İstenmeyen diğer isim, Heysem Menna da Suriye Ulusal Koordinasyon Komitesi’nin sözcüsü. BAAS rejimi tarafından uzun yıllar hapishanede tutulan Menna, demokratik muhalefetin liderlerinden ve en başından Suriye’ye dış müdahaleye ve iç savaşa karşı kararlı tutumuyla biliniyor. ABD tarafından istenmeyen güçlerden biri de İran. BM Suriye Özel Temsilcisi Brahimi’nin Aralık ayında açıkladığı Cenevre’ye davet edilecek ülkeler listesinde İran yoktu. Brahimi, bu açıklamasında 26 ülkenin davet edildiği bu konferansta İran’ı ABD’nin istemediğini söylemişti.

ABD, arkasındaki güçleri yeniden dizayn ederek ve istemediği güçleri Cenevre-2 Konferansı’nın dışında tutarak elini güçlendirdiğini düşünebilir. Ancak Suriye demokratik muhalefetinin, Suriye’deki kamplaşmada izledikleri bağımsız politika ile önemli bir güç haline gelen Rojava Kürtlerinin ve İran’ın olmadığı bir konferanstan çözüm çıkmayacağını söylemek için de kâhin olmaya gerek yok!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89