• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 2 °C

Cemaatin siyasi gücü

Abdülkadir Selvi

17 Aralık operasyonu aynı zamanda bir algı operasyonuydu.

Polislerin yanlarında getirdikleri para makinaları ve ayakkabı kutusunda çıkan paralar, 30 Mart yerel seçimlerinin propaganda malzemesi oldu.

Kılıçdaroğlu'na her gittiği yerde ayakkabı kutusu hediye etmelerinin nedeni bu.

Seçimlerde vatandaş kendisine, 'Boş sandık' hediye edecek ama muhalefetin ağzına bir sakız verildi.

Strateji iki ayak üzerine oturuyor.

1- AK Parti ile El Kaide ilişkisini sağlayabilmek için delil aranıyor.

Guantanamo Kampı'nda tutulan El Kaide elemanlarına yönelik operasyonlar dahil, her taşın altında bir bağlantı aranıyor.

Burada iki amaç var.

Bir batı dünyasındaki ürkütücü El Kaide imajından yararlanmak.

Ilımlı İslam'ı temsil eden cemaat, El Kaide işbirlikçisi olan AK Parti ile mücadele ediyor görüntüsü vermek.

Bunun için AK Parti ısrarla El Kaide ile aynı fotoğraf karesine sokulmak isteniyor.

Bu yönde en ufak bir ipucu yakalasalar, AK Parti-El Kaide fotoğrafını çerçeveletip batılı başkentlerde gezdirecekler.

El Kaide operasyonlarının ikinci ayağını ise, AK Parti'yle ilgili açılacak bir kapatma davası için delil üretme çabası oluşturuyor.

El Kaide İstanbul'da HSBC Bank ve İngiliz Konsolosluğu'na kanlı saldırılarda bulunmuş, kısa bir süre önce Başbakan'a yönelik suikast timleri ortaya çıkarılmış kanlı bir örgüt.

Erdoğan'ın fotoğrafı üzerinden atış talimleri yapan El Kaide militanlarının görüntüleri terörle mücadele birimlerinde mevcut.

Nasıl oluyor aynı AK Parti, El Kaide ile işbirliği yapıyor?

İkinci nokta ise bu operasyonun tek hedefinin Başbakan Erdoğan olduğu kesin.

17 Aralık operasyonunda gözaltına alınanlara, 'Sizin bir suçunuz yok. Ama imar değişikliklerini Başbakan'ın talimatıyla yaptık deyin. Sizi serbest bırakalım' diye tekliflerde bulunulması, 25 Aralık operasyonunun iki numaralı hedefinin Bilal Erdoğan olması bunu izah etmeye yetiyor.

Hedef, Erdoğan'sız AK Parti.

Bu amaca ulaşmak için operasyonla yetinmediler, diktatör, firavun dedikleri, beddualar gönderdikleri Başbakan'ı bu kez de Yezid'e benzettiler.

Hazret-i Peygamber'in torunlarını katleden Yezid'e.

Örgütlü, operasyonel yapı kastedilmesine rağmen Haşhaşiler benzetmesi de doğru değildi.

Müthiş bir sorgulama sürecinden geçen cemaat tabanında Başbakan'a yönelik sempati var. Cemaatin ileri gelenlerine, 'Biz bu adamla niye uğraşıyoruz' diye soruyorlar. Burada yapılacak en büyük yanlışlık tabanla, örgütlü yapıyı aynı kefeye koyup, onların yanına itmek olur. Tam tersine örgütlü ve operasyonel birimlerle mücadele ederken, tabana karşı özenli bir dil kullanılmalı.

O nedenle yaşananlardan sonra herkesin bir hasar tespiti yapmasının zamanı geldi.

AK Parti, yolsuzluk operasyonlarından zarar gördü.

Güvenilir bir kamuoyu şirketinin yaptığı araştırmaya göre, toplumun yüzde 34'ü yolsuzluk operasyonlarına inanıyor.

'Kızım Fatıma da hırsızlık yapsa elini keserdim' diyen bir Peygamber'in ümmeti olarak Başbakan'ın, 'Evlatlarımdan bir tanesi yolsuzluğa karışsın, evlatlıktan reddederim' yaklaşımı yerinde. Bunun eylemlerle de desteklenmesi gerekiyor.

Ancak bu işin bir de cemaate bakan yüzü var.

Halkın yüzde 38'i bunun yolsuzluk operasyonu olmadığına, cemaatin AK Parti'ye karşı yaptığı bir operasyon olduğuna inanıyor.

Bu sorunun cevabı bölgesel ve etnik kökene göre de araştırılmış. Örneğin Kürtlerin yüzde 90'ı bunu cemaatin AK Parti'ye karşı bir operasyonu olarak görüyor.

Bu sonucu destekleyen çaprazlama sonuçlar var.

Operasyonlar yerel seçimler öncesinde AK Parti'yi yıpratmak için yapılıyor diyenlerin oranı ise yüzde 51.

Bir de cemaatin seçmen tercihleri üzerindeki etkisi. Yani eğer cemaat oy vermezse AK Parti'nin kaybı ne olur sorusu.

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin genel seçmen tercihleri üzerindeki etkisi 2.3 puan olarak ortaya çıkıyor. AK Parti seçmeni üzerindeki etkisi ise 1.7 puan. Araştırmanın ortaya çıkardığı bir başka sonuç MHP seçmeni üzerindeki etki. Orada bir miktar var.

Peki Fethullah Gülen, AK Parti'ye oy vermeyin diye çağrı yaptığı taktirde kayıp ne olacak? 1.7 puan.

Ama bir de başka bir olgu var.

Cemaat AK Parti'ye karşı operasyon yapıyor. Bu nedenle AK Parti'ye oy vereceğim diyen yeni bir seçmen kitlesi var.

Bunların oranı da 2.3 puana ulaşıyor.

Cemaat bu sonuçlara göre şapkasını önüne koyup yeniden düşünür mü bilmem ama Gülen cemaatinin diğer dini gruplar üzerinde etkisi yok.

Operasyonlara, cemaatin saldırılarına rağmen AK Parti'nin oy oranı yüzde 49.

Ha bir sonuç daha. O da cemaati ilgilendiriyor.

Türk halkının yüzde 43'ü cemaati paralel devlet olarak tanımlıyor. Dini cemaat diyenlerin oranı ise yüzde 22 düzeyinde.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89