• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 0 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 1 °C

‘Çekilme'den sonra

Mümtaz er Türköne

PKK'nın sınır dışına çekilmesini konu alan endişe dolu senaryoların pek fazla anlamı yok; çünkü PKK, hükümet ile karşılıklı varılan bir uzlaşmanın şartlarından birini yerine getirmiyor.

Çekilme sebebi, genel stratejisinde yaptığı köklü bir değişiklik. Suriye'de devam eden iç savaşın geldiği evre, PKK'nın stratejisini ters-yüz etmesine yol açtı. PKK, uluslararası dengelerle var olan ve iş gören bir örgüttü. Bu dengeler değişince stratejisi de değişti. İran-Suriye aksından çıktı; bölgedeki Kürt varlığının çıkarları ile çatışmamak için Türkiye'ye karşı sürdürdüğü savaşı sona erdirdi. Öcalan, PKK'yı yeni şartlara uyum sağlamaya ikna etti. Hükümet ise dolaylı bir tutum takınarak, PKK'nın stratejisini endekslediği uluslararası dengeleri değiştirdi. Sonra da PKK'yı ikna edecek olan Öcalan'ı etkiledi. Bu dolaylı tutum, aynı zamanda AK Parti Hükümeti'ni PKK ile masaya oturup müzakerelere girişme külfetinden de kurtardı.

Dün itibarıyla ilan edilen "resmî" çekilme, bir prosedürün yerine getirilmesinden ibaret. Fiilî çekilme büyük ölçüde tamamlandı. İşin resmiyete dökülmesi, hem kamuoyuna verilen bir mesaj, hem de PKK'nın arkasını toparlarken, başına gelebilecek yol kazalarını önlemek için. Devlet'in eli rahat; sürecin dışında sadece izlemekle yetiniyor.

Muhalefetin ağzından kamuoyunun merakla sorduğu bir sorunun da cevabı alınmış oluyor. "Ne vaat ettiniz? Neyin pazarlığını yaptınız?" PKK'nın silah bırakma kararının radikal bir strateji değişikliğine dayandığını, uluslararası gelişmeler ile bağlantıyı kuramadığı için kavrayamayanlar açığa düşüyor. PKK artık sorun değil; sorun içimizde. Ve giderek büyüyecek gibi görünüyor.

Türkiye'de bugün yaşayan nesil, bütün siyasî alışkanlıklarını ve ölçülerini çatışmalar içinde edindi. 70'ine merdiven dayamış olan 68 kuşağının ergenlik çağını yaşadığı günden bugüne, ülkenin birinci sorunu hep şiddet oldu. Sağ-sol kavgasından PKK terörüne geçişin arasında sadece dört yıl süren, dikta rejimi altında geçen bir ara dönem var. Siyasî kimliklerimiz, siyasî tavırlarımız, siyasî inançlarımız hep bu çatışmaların gürültüleri ve gerginlikleri altında şekillendi. Daktilodan bilgisayara geçerken, daktilo sesi çıkartan bilgisayar programları modaydı. Bugün galiba, arka fonda bir yerlerde kurşun ve bomba seslerine benzeyen gürültüler olmadan siyaset yapamayacağını düşünenler, hatta bu yüzden endişelenenler var. Alışkanlıklardan bir anda vazgeçmek kolay değil.

PKK terörü, uzun süre geri gelmeyecek. Ben bu sürenin, asgari on yılının garanti altında olduğunu düşünüyorum. Çünkü, PKK'yı strateji değişikliğine zorlayan dengelerin en azından bu müddet zarfında değişmesi kolay görünmüyor. On sene çok uzun bir süre. Basiretli devlet adamları bu süreden sonrasını da garanti altına alacak tedbirler alabilirler.

Yaygın ve keskin bir çatışmanın içine uzun süre girmeyeceğiz. Peki, 50 yılımızı alan çatışmalı geçmişimizin tortularından, alışkanlıklarından ne zaman vazgeçeceğiz? Kan davası gütmeye niyetlenenler, ne zaman acılarını unutmaya başlayacak? Şiddete tanık olanların, korku dolu kâbusları ne zaman bitecek? En önemlisi siyaset, şu alışık olduğumuz şiddet dilinden ve çatışma mantığından ne zaman kurtulacak?

Savaşın başladığını anlamak kolaydır; kulağınıza mermi sesi geldiği zaman vaziyetinizi alırsınız. Bittiğini anlamak, daha ötesi idrak etmek ve emin olmak çok zordur. Her şeyden emin olana kadar tedbiri elden bırakmamak gerekir. Bugün siyaset de bu tedbir faslını sürdürmekle meşgul. Ya sonrası?

Çatışma ortamında edinilmiş siyaset yapma tarzı, çatışma bittikten sonra da sürdürülürse iktidar-muhalefet dengelerini değiştirir. Alışkanlıklara dayalı olarak devam eden çatışmalı siyaset iktidarın temerküzüne, muhalefetin de zayıflamasına yol açar. Siyasetin kimyasını etkileyen silahlı güç devre dışı kalınca iktidarın elinin kolunun çözülmesi, muhalefetin de birdenbire boşluğa düşmesi doğal. Dengelerdeki bu değişikliği yorumlamaya devam edelim.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89