• BIST 84.208
  • Altın 147,160
  • Dolar 3,7746
  • Euro 4,0581
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin -1 °C

Çekilme ve sonrası

Abdülkadir Selvi

Romantik sesiyle, 'Eylül'de gel' derdi Alpay.

Sararmış yaprakların, ıslak gecelerin ve yalnızlığın ayıydı Eylül…

Mayıs ayında Eylül'ü, hüznü, ayrılıkları yazacak değilim.

Benim derdim Eylül'le değil.

Ruhumdaki terk edilmişliğe, kalbimdeki ince sızıya ve gönül dünyamın talan edilmişliğine rağmen, ben yine de Mayıs'ı yazacağım…

Siyasette zıtlıkların ayıdır Mayıs…

1 Mayıs'ı acıdır.

27 Mayıs'ı derin bir hüzün.

Ama ben on dördünü severim Mayıs'ın.

Bugün ise 8 Mayıs…

Silahlara vedanın ilk basamağı…

Çekilme süreci…

Çözümün ilk aşaması olan çekilme sürecinin startı verilirken Ankara'daki hava ne?

Başbakan Erdoğan, tarih verilmesinin yanlış olduğunu söyledi.

Bu bir rahatsızlığın ifadesi ama sürece ilişkin bir tavır değil. Netice itibariyle silahlı unsurlar çekiliyor. Böylece çözüm süreci ete kemiğe bürünüyor.

Peki, çekilmeyle ilgili olarak örgüt tarafından bir görüntü verilecek mi?

Kamuoyunun çekilme konusunda ikna olması açısından bir görüntü verilmesi bekleniyor. Zaten örgütte bu yönde bir hazırlık yürütüyor.

25 Nisan'da Karayılan'ın açıklama yaptığı gün, müthiş bir gerilim yaşanmıştı.

Ankara, canlı yayınla, bir şov şeklinde açıklama yapılmasının sürece zarar vereceği kanaatindeydi.

Örgütün şov yapması engellenene kadar Karayılan'ın açıklaması geciktirildi. Böylece, küçük çaplı bir Habur faciası yaşanmasının önüne geçilmiş oldu.

Çekilme sürecine ilişkin bir kaygı var mı?

Yok.

Örgütün şov yapmasından endişe ediliyor mu?

Edilmiyor.

Ne bir yenilgi havasındaki geri çekilme ne de bir şov.

Zaten ikisi de doğru değil. Netice itibariyle bir çözüm süreci.

Ayrıca örgütün internet sitesinde dün yayınlanan haberde, çekilmenin daha önce açıklandığı üzere 8 Mayıs'ta başlayacağı, Kuzey Irak'a ilk geçişlerin 1 hafta içinde tamamlanacağı belirtildi.

Biz de futbol takımları yenildiği zaman, 'Önümüzdeki maçlara bakacağız' der.

Bunun siyasete tercümesi ise tam tersi.

Süreç şu anda kamuoyunun bildiklerinden ve gördüklerinin bir ay önde yürüyor.

MİT aracılığıyla bir yandan çekilme sürecini takip edilirken, diğer yandan da çözümün ikinci aşaması için hazırlıklar yürütülüyor.

Çözüm sürecinin, 'demokratikleşme boyutu' nedeniyle bu yaz sıcak geçecek.

1- Çözüm sürecinin birinci aşamasında güven verici ilerleme sağlandığı aşamada, çekilme tamamlanmadan, ikinci aşamaya geçilecek.

2- Anayasa uzlaşma komisyonu haziran sonuna kadar çalışma kararı aldı. AK Parti, süresiz çalışma fikrini doğru bulmuyordu. Çünkü sonuç çıkmayacağı belli olan bir komisyonla zaman kaybetmek yerine, çözüm sürecini kolaylaştıracak ve güçlendirecek olan Anayasa teklifini Meclise sunmayı planlıyor. O nedenle bu tarihi, 'Komisyonun tasfiye tarihi' olarak görüyor.

3- Yeni Anayasa için muhalefet partilerinden destek talep edilecek. CHP ve MHP destek vermediği takdirde, eğer BDP destek verirse, ' BDP ile birlikte görünmemek' gibi bir endişe ile hareket edilmeyecek. Çünkü BDP, Meclis'te temsil edilen bir parti. BDP'yi öcü gibi göstermeyi doğru bulmuyorlar.

4- BDP'nin destekleyeceği Anayasa'nın meşruiyeti olmaz şeklindeki yaklaşımları, milli iradeye saygısızlık olarak görüyorlar.

'Anayasa yapmak için önemli olan parlamentodaki sayıdır. Bir partinin 400 milletvekili olsa Anayasa yapamayacak mı? Tüm partiler olmazsa, meşruiyeti olmaz şeklindeki bir yaklaşım doğru değil. Millet Anayasayı değiştirecek sayıyı verdiyse, Anayasa yapma yetkisini de vermiş demektir. Meclis'in iradesini tartışmaya açmak doğru değil. AK Parti'nin anayasa teklifine BDP'nin destek vermesinin önünde hukuki ve siyasi bir engel yok. Önemli olan hangi partinin destek verip vermemesi değil, önemli olan AK Parti'nin nasıl bir Anayasa önerisi yaptığı' değerlendirmesi yapılıyor.

Son söz.

AK Parti, Meclis'e yeni Anayasa sunacak. Yeni Anayasayı referanduma yani millete götürmek için çaba sarf edecek. 330 olan Referandum sayısına ulaşma konusunda ise umutlular.

Buna rağmen başarılı olamazlarsa, 2015 seçimini, 'Anayasa seçimine' çevirip, 'Ey millet' diyecekler. 'Dört parti birlikte Anayasa yapamadık. Tek başımıza yapmaya sayımız yetmedi. Al anayasayı ver çoğunluğu.'

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89