• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 3 °C

Çağrı

Hatip Dicle

Demokratik Toplum Kongresi'nin aralık ayı içinde yapılan son Genel Kurul kararlarından biri, "Kent, Kasaba ve Beldelerimize Kürdistani Kimliğini Yeniden Kazandıralım" adı altında, 21 Şubat 2015 Anadil Günü'nden başlamak üzere, bir yıl devam edecek olan kampanyaya öncülük etmekti.

Bu kampanya, başlayacağı tarihin derin bir anlam ifade etmesinin ötesinde, çözüm sürecinin ruhuna uygunluğu ve içine girdiğimiz Genel Seçim atmosferinin özü açısından da çok önemli bir işlev yüklenmektedir. Bu nedenle, başta belediyelerimiz olmak üzere tüm Kürdistani siyasi parti ve hareketlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve demokratik kitle örgütlerinin, bu kampanyaya kendi çaplarında katılıp öncülük yapmaları başta Kürtçe olmak üzere Kuzey Kürdistan'ın tüm dillerine nasıl sahip çıktığımızın da yığınsal yanıtı olacaktır.

Böylesi anlamlı bir kampanyanın başarısının, yeni siyasi hamlelere zemin oluşturacağı da şimdiden bellidir. On yıllardır inkâr, imha ve asimilasyon kıskacında kıvranan Kürtçe'nin yeniden Kuzey Kürdistan'ın tüm yerleşim yerlerinde yaygınlaşması, kırk yıldır yüksek bedellerle sürdürülen devrim mücadelesinin meyvelerini toplamak anlamına da gelecektir. Bu nedenle, yerinde ve zamanında kararlaştırılan bir kültürel, demokratik ve siyasi hamledir.

Her kurumumuz hatta her insanımız kendi çapında bu kampanyaya katılabilir, güç verebilir. Örnek olarak belediyelerimiz kurum içlerinde ve kent girişi tabelalarının düzenlenmesinde çift dilliliği yaygınlaştırma amacıyla birçok adım atmışlardır. Köy tabelalarının eski isimlerini de içerecek şekilde çift dilli hazırlanması vatandaşa verilen makbuzların Türkçe-Kürtçe basılması, belediye bültenleri ve anonslarının iki dilli yapılması, tüm hizmet araçlarında Kürt dilinin de kullanılması gibi birçok yaratıcı pratikle bu kampanyaya güç verebilir.

Başta yurtsever esnaflarımızın işyerleri olmak üzere tüm işyerlerinin isimlerini bu kampanya çerçevesinde Kürtçeleştirmek, Kürtçe adlarla değiştirmek; ya da manav etiketlerini, lokanta menülerini iki dille hazırlamak gibi girişimler, çözüm sürecinin ruhunu daha da güçlendirip besleyecektir.

Yine tüm parti ve sivil toplum örgütlerimiz, başta tabelaları olmak üzere basın açıklamalarını çift dilli hazırlayarak, bu kampanyaya anlamlı bir yanıt verebilir. Asuri, Arap ve Mıhelmilerin yaşadığı coğrafyalarda, bu halkların dilinin yeniden günlük yaşamda görünür hale gelmesi, halklar arası barış, diyalog, eşitlik ve kardeşliği daha da pekiştireceğinden kuşkumuz olmamalıdır.

Kampanya çerçevesinde yapılabilecek olanlardan bazı örnekler vermek istedik. Şüphesiz ki her kurum ve örgütümüz, kendi bünyelerinde tartışarak ve Kürdistan toplumuna bu konuda öncülük yapma sorumluluğunu taşıyarak zengin ve yaratıcı yöntemlerle, en az bir yıl sürecek bu kampanyaya güçlü bir destek verebilir, vermelidir.

Unutulmamalı ki bu siyasi hamle, Kuzey Kürdistan'da Demokratik Özerkliğin inşası yolunda da anlamlı bir kitlesel çıkış niteliği taşıyacak, başta Kobani ve Şengal şehitleri olmak üzere tüm Kürdistan özgürlük şehitlerine de halksal bir selamlama duruşu olacaktır. (Özgür Gündem)

  • Yorumlar 6
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89