• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • Berlin 12 °C

Büşra'nın elini sıktığım an...

Oral Çalışlar

Kocaman bir salon. Silivri’deyiz. Mübaşir, salona biraz önce giren tutuklu KCK sanıklarıyla yakınları arasındaki seslenmelere engel olmaya çalışıyor. Sanıklar slogan atıyor, aileler alkışlarla karşılık veriyor. Arkası arkasına gelen talimatlar şöyle: “El çatlatmak yasak, kanuna aykırı iş yapmak, slogan atmak yasak. Duruşma usulüne aykırı davranışta bulunan dışarı atılır.”

Sabah 09.00’da başlaması gereken duruşma, 10.25’te başlayabildi. Avukatların, izleyicilerin ve gazetecilerin bir bölümü, yollara jandarma tarafından konulan engeller nedeniyle duruşma salonuna ulaşmakta zorlandı. Saat 08.00 civarında biz de aynı engellerle karşılaştık. Kurulan barikat nedeniyle otoyolda araba kuyruğu iyice uzamıştı. Tutuklu aileleri öfkeli bir çaresizlik içindeydi. Arabadan inip jandarma komutanı yarbaya gittim. “Oral Bey siz geçebilirsiniz, gazetecilere bir engel yok” karşılığını verdi. Bu sözlere kulak verirken önümüz araba doluydu ve uçarak geçmemiz mümkün değildi. 

Yargıda ilerleme (!)

Sayısını hesaplamakta güçlük çektiğimiz bilmem kaçıncı KCK davası gene kimlik yoklamasıyla başladı. 1 numaralı sanık Kutbettin Yazbaşı, sorulara Kürtçe karşılık verince Mahkeme Başkanı mikrofonu kapattırdı, tutanağa şunları yazdırdı: “Türkçe dışında başka bir dil kullandığı görüldü. Kimlik yoklamasına devam edilmedi. Mikrofon alındı.” İkinci sanıkta da benzer bir durumla karşılaşılınca sanık avukatlarından Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar Kürtler için dayanılmaz hale gelen durumu özetledi: “Müvekkillerimizin konuştuğu dil Kürtçedir. Buradaki sanıkların da yüzde 90’ından fazlası Kürt’tür. Bu ülkenin milyonlarca yurttaşının anadili Kürtçedir. Hâlâ ‘bilinmeyen bir dil’den söz ediyorsunuz.”

Mahkeme Başkanı müdahale etti: “Ben bilinmeyen bir dil demedim. Türkçe dışında başka bir dil dedim.” Aktar ekledi: “O başka bir dil değil Kürtçedir.”

Başkanın müdahalesi aramızda esprilere yol açtı: “Yargı sistemimizde bir yılda epeyce gelişme olmuş. Geçen sene bilinmeyen bir dil deniyordu, şimdi Türkçeden başka bir dil deniyor. Bu ilerleme az bir ilerleme değil.”

Abeslik ve çelişki zirvede: Bir yandan soruna çözüm aramak ve çıkış yolu bulabilmek amacıyla Başbakan, Leyla Zana ile görüşüyor, Kemal Kılıçdaroğlu, diğer partilerle birlikte önyargısız bir şekilde soruna çözüm üretmek için elini taşına altına koymaya hazır olduğunu söylüyor... Aynı günlerde, Kürt siyasetçiler, belediye başkanları, sendikacılar, avukatlar, doktorlar tutuklanıyor...

Duruşmayı izleyenler arasında birkaç gün önce gözaltından serbest bırakılan KESK Başkanı Lami Özgen de vardı: “Gerçekleştirdiğimiz yasal gösteriler dışında bir soruyla karşılaşmadım. Edindiğim izlenim Terörle Mücadele ekipleri kendi iradeleri dışında çok da inanmadıkları bir operasyonu yapmaya zorlanıyor gibiydiler.”

Öğle arası verildiğinde yanımızdan geçen tutuklu sanıklarla selamlaşıyoruz. Ayşe Berktay geçiyor. Ardından Büşra Ersanlı geliyor. El sıkışıyoruz. Yüzleri gülüyor, gülümseyerek onlara karşılık veriyoruz.

Büşra ile tam 40 yıl önce (yani 1972’de) bir askeri darbe sonrası aynı davadan yargılanmıştık. Ülkenin tepesine çökmüş faşist darbecilerin kurduğu sıkıyönetim mahkemelerinde...

Büşra, 40 yıl sonra, yine benzer bir salonda, kendinden sonraki kuşaklarla, yasal bir partinin yöneticisi olduğu halde, ‘illegal örgüt yöneticiliği’nden yargılanıyor. Kendisinin şiddetle, terörle ilgisi yok. Tutukluluğu neredeyse bir seneye yaklaşan Büşra’nın sorgusunun ne zaman yapılacağı bile meçhul.

‘Değiştiği düşünülen’ Türkiye’nin ‘değişmeyen yüzü’, en net şekilde, iddianameler ve yargılama biçimlerinde karşımıza çıkıyor. Soğuk savaş döneminden günümüze miras kalmış bir yargılama mantığı Türkiye’ye hâlâ egemen. Değişim, bu ülkede devletin hâlâ kavramakta zorlandığı bir sözcük.

Salondan bu yazıyı yazmak için çıktığımda, yüreğimin sıkıştığını hissettim.

Türkiye ne zaman değişecek?

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89