• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • İstanbul 32 °C
  • Diyarbakır 36 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 34 °C
  • Berlin 22 °C

Büşra Ersanlı ve Leyla Zana

Oral Çalışlar

PKK bombası ile KCK davası arasında sıkışan siyaset vakit kaybetmeden çözüm yolu ve umudu yaratmak göreviyle yüz yüze. 

Bu yazıyı yazdığım sırada Başbakan Erdoğan, Leyla Zana ile görüşmüştü. Buluşma, toplumun ve medyanın olağanüstü ilgisini çekti. Bir görüşmeyle önemli sonuçlar elde etmeyi beklemek gerçekçi sayılmaz. Ancak çözüm yerine şiddetin dilinin egemen olduğu bir dönemde yapılan bu görüşme, geleceği yönlendirecek anlamlı mesajlar verebilir.

Kürtlerin taleplerinin hükümetin gündem maddesi haline gelmesi konusunda bitmeyen bir beklenti var. Zana, işte bu umutları canlandıran etkili ve sürpriz bir çağrıda bulundu, karşılık da gördü.

Leyla Zana’nın çıkışının bireysel bir çıkış olduğunu düşünmemek gerekiyor. Bundan sonraki gelişmeler, hükümetin ve BDP’nin karşılıklı olarak atacakları adımlara bağlı. Bekleyip göreceğiz.

Leyla Zana, Başbakan’a çağrı yaparken KCK tutuklamalarının yaygınlaştırılmasına ve neden olduğu tahribata da dikkat çekmişti.

İşte bu davalardan birisi yarın (pazartesi) başlıyor. Yüzlerce sayfalık iddianameleri okumak, ne gibi iddialarda bulunulduğunu anlamak o kadar da kolay değil. Zaten iddianamelerin önemli bir bölümü şüphelilerle ilgili iddialardan çok siyasi yorumlara ve tahlillere ayrılıyor.

İstanbul’daki ilk KCK toplu davasının çok sayıda tutuklu sanığı var. Bunlardan birisi de Profesör Dr. Büşra Ersanlı. İddianame kabul edilip yayımlandığı gün ilk okuduğum, Büşra’ya ilişkin iddialardı. 

İddianame

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in davetiyle bundan bir ay kadar önce Silivri Cezaevi’ne giderken yolda sohbet ediyorduk. Bakanlık Danışmanı Adnan Boynukara, Büşra’nın bilgisayar talebinin sonunda yerine getirildiğini haber verdi. Teşekkür ettik. Ancak bakan bu talimatı verdikten neredeyse 4 ay sonra Büşra bilgisayara dokunabilmişti. “Neden bu kadar gecikti?” sorumun cevabını önceden biliyordum: Sözde ‘bürokrasi’.

Bu nasıl bir bürokrasiydi ki sürekli yurttaşların hak ve hukukunu ihlal ediyordu? Büşra konusu açıldığında, yeni okuduğum KCK iddianamesindeki Büşra Ersanlı bölümüne dikkat çektim. 10 gazeteci meslektaşımın önünde ülkemizin adaletinden sorumlu bakana özetle şunları söyledim: “İddianamenin bazı bölümlerini okudum. Büşra Ersanlı bölümüne büyük bir öfke duydum. Bu iddialar soğuk savaş döneminden miras kalmışlar. 12 Eylül döneminde bile böylesine afaki iddialarla insanlar suçlanmamıştı. Böyle adalet mi olur?..”

Adalet Bakanı, susarak yüzüme baktı.

İddianameyi yeniden inceliyorum ve yeniden gelip Büşra Ersanlı bölümüne takılıyorum. Bölümün tamamına yakını telefon konuşmalarının çözümünden oluşuyor. Hangi suçu kanıtlamak için bu görüşmeler oraya kaydedilmiş, anlamak mümkün değil. Bu konuşmalarda ne şiddet ne terör ne de yasadışı bir şey var.

Büşra, yasal bir partinin yöneticisi. Cezaevine girmeden önce BDP adına anayasa görüşmelerine katılan ekibin içindeydi. Hakkındaki en ağır iddia ise yasal bir partinin yasal bir faaliyeti olan Siyaset Akademisi’nin kurulmasına önayak olması ve orada ders vermesi. Bunun KCK’yla, PKK’yla nasıl bir ilgisi olduğunu anlamak ise mümkün değil. 

Yargıçların yaklaşımı ve Zana

Leyla Zana, Tayyip Erdoğan, Beşir Atalay görüşmesi 1 saat 40 dakika sürdü. Büyük bir ihtimalle Leyla Zana, KCK tutuklamalarını gündeme getirdi. Binlerce Kürt siyasetçinin aylardır, yıllardır sorgusuz sualsiz içeride tutulmasından söz etti. Edeceğini zaten söylemişti.

Şimdi bir KCK davası daha başlıyor. Bu kez uzaklarda değil İstanbul’da, herkesin gözü önünde. Bu iddianameye hâkim olan anlayışla hiçbir mesele halledilemez. Yargıçlar ve savcılar iddianamelere yansıyan hukuk anlayışlarıyla demokratik çözüme, hak taleplerine sırt çevirmiş oluyorlar.

PKK bombası ile KCK davası arasına sıkışan siyaset, vakit kaybetmeden çözüm yolu ve çözüm umudu yaratmak göreviyle yüz yüze.

Yarın Silivri’de, KCK davasındayız...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89