• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 15 °C

Burada Eylüller bitmez…

Reyhan Yalçındağ

Son 33 yılımızın acıyla, gözyaşıyla ama bir o kadar da direnişle iç içe geçmesinin tarihçesi belki de 12 Eylül. Asker postalları altında inletilen sadece insanlar değildi elbet; 5 No’lu Amed Zindanı başta olmak üzere ayaklar altına alınan, çiğnenen, hiçe sayılan, bir insanı insan yapan ve bir halkı halk yapan tüm değerlerdi elbet. 12 Eylül faşizmi, Sakine’leri, Mazlum’ları, Kemal’leri daha da büyüttü; onları yok edeceklerini sananların kendileri tarihin çöp sepetine atıldılar lakin direnenler sonsuz kadar yaşayacaklar.

12 Eylül’ün başka anlamları da var Kürtler için… 2006’da Amed’in Koşuyolu Parkında “TİT”in üstlendiği bombalı saldırıda 7’si çocuk 10 sivil katledildi. Kürtler ve tüm ezilen halkların tarih yapraklarında sadece bir günün değil; her günün karşılığında mutlak bir ölüm, zulüm, kat'l var.

11 yıl önce AKP ilk iktidara geldiğinde en çok askeri vesayetin mağduru olduğundan dem vururken, verdiği örneklerin ölümle ve işkenceyle sıvalı örnekler olduğu kesin. Peki askeri vesayetten siyasi vesayete geçtikten sonra aynı Hükümet bakımından ne değişti? Belki katillerin isimleri, evet, ama öldürülen, sömürülen, bedel ödemek zorunda kalan, hor görülen, aşağılanan hep aynı kaldı! Sadece iktidar el değiştirdi, hepsi bu. Sadece siyaset sınıfı ve burjuvazi değişti; sermayenin rengi karadan yeşile döndü, hepsi bu.

Kürt yakasında yaşanan zaten hep acı ve gözyaşı oldu; bu defa Gezi olaylarıyla birlikte sesini çıkartmak isteyen, itiraz eden, sorgulayana herkese döndü namluların ucu. Tüm dünyaya meydan okurcasına “Esed, çocukları öldürdüğün için gideceksin” diye kalkışan aynı Başbakan’a sormazlar mı peki, burada ölen çocuklar kimin çocukları? Hani senin kutsal saydığın Kur’an’da “bir insan öldüren tüm insanları öldürür” diye yazmaktaydı? Peki sırf sokağa çıktı diye öldürdüğünüz Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük ve diğerlerini öldürerek aslında tüm insanlığı da öldürmediniz mi? Yok merdivenden düştüler, yok ayakları kaydı, yok kafalarına kiremit düştü yalanlarını en çok 1990’lı yılarda gözaltında ölüm vakalarının AİHM sorgularında dinledik biz. Ne kadar da benziyorsunuz benzerlerinize. Apoletlerinizin şekli şemali dışında her şey aynı! Öyle olmasaydı aynı savaş suçlusu apoletlileri Ergenekon davasında darbe girişiminden mahkum ederken, en azından tek bir tanesini Kürt kadınlarına tecavüzden, toplu mezarlardan ya da asit kuyularında insan öldürmekten de cezalandırırdınız.

İşte bu nedenle burada henüz Eylül bitmemiş.

Sadece Eylül’ün hayaletleri değişmiş.

Kenan Evren’in, darbeci katillerin yerini TOMA’larla, gaz fişekleriyle, kurşunla, Roboskî’de savaş uçağı bombalarıyla çocukları öldürenler almış.

O ki Eylül bitmemiş, Eylül’ün doğurduğu direnişçiler de bitmemiş; aksine her biri çoğalmış, çoğalmış.

Sakine bin Sakine olmuş, Rojbin olmuş, Beritan olmuş.

Kemal, Mazlum, Hayri bin olmuş, yüz bin olmuş, milyon olmuş.

Senin Eylül zulmün varsa bizim de Eylül zulmünü alaşağı eden yüreğimiz, inancımız, geçmişimiz var!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89