• BIST 89.900
  • Altın 144,693
  • Dolar 3,6140
  • Euro 3,9061
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 9 °C

Bugün artık hiçbir şey silahla şiddeti haklı kılmaz, mazur gösteremez!

Hasan Cemal

Bu satırları yazmak için dün öğle vakti bilgisayarın başına otururken, “Öcalan’ın avukatları İmralı’ya doğru yola çıktılar” haberi ajansa düştü.

Konu malum:

PKK eylemsizlik kararına son vermişti, acaba Öcalan ne diyecekti?..

Bu gibi soruların yanıtı genellikle avukat notları olarak cuma günleri Fırat Haber Ajansı’nda çıkar.

Ama bu yazı için ille de Öcalan’ın tepkisini beklemek gerekmiyor.

Çünkü, bir yandan ağustos ayından beri devam eden eylemsizliğin PKK tarafından sona erdirilmesi, öte yandan BDP yöneticilerinin bu konudaki açıklamaları ve Başbakan Erdoğan’a yönelik suçlamaları yeterince açıktır, yorum yapmak için...

Sözü hiç uzatmak istemiyorum.

Önce iki noktayı vurgulamakta yarar var.

Birincisi:

PKK’nın altı aydır sürdürdüğü ‘ateşkes’i sona erdirme kararı yanlıştır.

İkincisi:

Bu karara sahip çıkan BDP yöneticilerinin tutumu da yanlıştır.

BDP eşgenel başkanlarının Başbakan Erdoğan’a dönük bazı suçlamaları ve Mübarek-Kaddafi gibi benzetmeleri de hem inandırıcı olmaktan uzak, hem de politik bakımdan talihsizliktir.

Seçim zamanı bazen çanak çömlek kırılsa da, siyasetçilerin bu kadar aşırı bir söylemle sahneye çıkmaları, siyasetin doğasında olan diyalog ve uzlaşma fikrine zarar verir.

Bin defa daha olsa tekrarlamak lazım.

Kürt sorununda şiddet ve silahın kullanım tarihi çoktan doldu.

Bu gerçeği ilgili taraflar da biliyor.

Devlet de biliyor.

PKK da biliyor.

Apo da biliyor.

Yeni de değildir, uzun zamandır bu gerçeğin farkındalar.

Şiddetle silah artık çıkmaz sokaktır.

Ben bunu kendi kulağımla Kandil’de de duydum, Ankara’da da. Ayrıca İmralı’daki Öcalan’ın da farklı düşünmediğini biliyorum.

Ama bir başka gerçeğin de farkındayım. Ankara-Kandil-İmralı üçgeninde öteden beri ince bir oyun oynanıyor. Buna satranç da diyebilirsiniz, ince politika da...

Geçenlerde bir kitap okudum.

Cengiz Kapmaz’ın Öcalan’ın İmralı Günleri (İthaki Yayınları) adını taşıyan güzel kitabında, İmralı’yla Ankara arasındaki oyunun incelikleri ve Öcalan’ın bugün de varlığını tartışılmaz biçimde sürdüren liderliği üzerinde biraz düşündüm.

Evet, herkesin bir oyun planı var.

Evet, herkesin korkuları var.

Evet, herkesin birbirine güvensizliği var.

Evet, herkesin karşısındakine dönük haklı eleştiri ya da talepleri var.

Ama yazın bir kenara:

Bütün bunlar, Türkiye’nin ve dünyanın bugün gelmiş olduğu noktada artık silah ve şiddeti haklı kılmaz, mazur göstermez.

Cengiz Çandar’ın dün Radikal’deki yazısında haklı olarak belirttiği gibi:

“2011 Türkiye’sinde seçimlere üç ay kala ‘şiddet’ ile oynaşmak, her iki taraf açısından ‘kaybet-kaybet’ oyununa girişmek demektir.

Bu işten ne Kürtler, ne PKK’nın kendisi, ne devlet ve ne de bir bütün olarak Türkiye kazançlı çıkar.

Herkes kaybeder.

Bu ‘kayıp’ta pay sahibi olanları da tarih hayırla yâd etmez. Her iki tarafın aktörlerinin sorumlu ve ‘şiddet yolu’nu tıkayıcı bir biçimde rol almaları gerekir ve beklenir.”

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89