• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 7 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin -1 °C

Bu ülkeyi artık kim bölebilir?

Mümtaz er Türköne

Yarın dananın kuyruğu kopacak. Hükümet yüksek bir beklenti oluştururken, karşı taraf da itirazın düzeyini yükseltmek için hazırlık yapıyor. 

MHP “ülke bölünüyor” diyecek; BDP “eksik” diye itiraz edecek. Hükümet, “olgunlaşan şartlar”ı kullanarak, içinde terör sorununun da yer aldığı Kürt sorununu çözmek için ileri bir adım atacak. Doğrusu hangisi? Değişen şartlar hükümeti ve sorunun diğer taraflarını nereye taşıdı?

Askerî vesayet döneminde, askerlere özgü standart bir “ülke ve dünya şartları analizi” yapılırdı. Bu analiz son derece basit bir muhakeme ve bilgilerle “düşmanlarımızı tanıyalım dersi” tarzında olurdu. Dünyayı algılama ve yorumlama biçimine yansıyan bu meslekî deformasyon, Türkiye’nin güvenlik politikalarını uzun vesayet yılları boyunca belirledi. Herkes düşmanımızdı. Üç yanımız denizlerle, dört yanımız düşmanlarla çevrilmişti. Bu düşman tanımlamalarını yapanların rahatlığına ve mutluluğuna diyecek yoktu. Konu iç düşmanlara geldiğinde, devlet üzerindeki askerî vesayetin gerekçeleri ortaya çıkardı. İrtica, Cumhuriyet’e ve laik düzene, Kürtler ise ülkenin bölünmez bütünlüğüne yönelik büyük bir tehdit oluşturuyordu. İrtica tehdidi Ergenekon tarzı tezgâhlarla ve medya operasyonlarıyla adeta icad ediliyordu. Bölücülük tehlikesini ise herhangi bir katkıya ihtiyaç hissettirmeden PKK kan dökerek yeteri kadar gösteriyordu. PKK’nın elinde silah olduğuna göre, onunla baş edecek ve ülkenin birliğini koruyacak gücün de silahlı olması gerekiyordu. Buyrun size kanlı-canlı bir vesayet gerekçesi.

Darbe davalarıyla, darbecilerin geniş siperli-ay yıldızlı şapkaları düşüp kelleri görününce, silahlı zorbaların devleti elde tutmak için ülkeye ne fenalıklar yaptıklarını öğrenme imkânı bulduk. Meğer ülkeyi darbeciler bölmüşler, ülkenin barışını da güvenliğini de onlar baltalamışlar. İrtica tehdidi ile Türk milletinin çoğunluğunu oluşturan dindar halkı; bölücülük tehdidi ile Kürtleri düşman ilan etmişler. Kendi halkına düşman bir devlet ortaya çıkarmışlar. Ne için? Silah zoruyla gasp ettikleri iktidarı, vesayet kurumları ile sürdürebilmek için. Bütün bu yaşadıklarımızdan sonra şu soruya bir cevap vermeyi yeniden deneyin: Kendi halkını düşman ilan eden bir devletin, milleti ile bölünmez bütünlüğünü ve tekliğini nasıl sürdürebilirsiniz?

Elbette kendi halkını barış içinde bir arada yaşatmayı beceremeyen devletin varlık sebebi ortadan kalkar ve bölünme tehdidi ile karşı karşıya gelir; çünkü devletin tek meşru varlık sebebi insanları bir arada yaşatma yeteneğidir. Bu yetenek en yüksek düzeyde demokratik devlette mevcuttur. Çünkü demokrasi, yönetme hakkını halka vererek devlete de halk nezdinde rıza, yani meşruiyet kazandırır.

AK Parti iktidarı, bu rızayı devlete, devletin birlikte yaşatma yeteneğini de halka taşıyarak devletle halk arasında köprüler kurabildiği için 11 yıldır iktidarda. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana devletin üzerine titrediği ve geliştirdiği kurumlara bakın ve şu iki soruya cevap arayın: Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü nelere dayandırabilirsiniz? Bir zamanlar devletin savaş açtığı inançlar, gelenekler; ve devletin karanlık odalarında kurulan tuzaklardan geçerek bugüne gelen bu hükümet dışında elinizde ne var? İkinci soruyu doğrudan halka soralım: Tek bir devletin çatısı altında yaşamak isteyenlerin sayısı dün mü daha çoktu, yoksa bugün mü?

Hükümet demokratikleşme yolunda bir paket açıklayacağına göre, demokrasinin standartları mevcut durumdan daha ileri gidecek. Halkının isteğini, tercihini, talebini daha fazla dikkate alan bir devlete doğru iddialı bir adım atılacak. Devlet daha fazla rızaya ve daha fazla meşruiyete kavuşacak. Halkının gönlünü almış, daha fazla rızasını kazanmış bir devleti hangi güç bölebilir?

Bugüne kadar en ciddi bölücülük tehdidi, “ülke bölünüyor” diye milletin boğazına yapışanlardan geldi. Herkesin kendini rahatça ifade ettiği, özgürce yaşadığı, geleceğinden emin olduğu koca bir ülke neden bölünsün? Tek bir gerekçe bulabilir misiniz?

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89