• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 13 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 20 °C

Bu süreçten de güçlenerek çıkacağız

Ömer Ağın

Geleceğini, kendisiyle uzlaşmayan karşıtların arasındaki çatışmalarda arayanlar ve konumlanışlarını da bu çatışmaların bir tarafında yer almaya dayandıranlar hiçbir zaman gerçek görevlerini yerine getiremedikleri gibi, özgür de olamazlar. Özgürlük, bu kesitten her zaman uzak olur. Yine karşıtların arasındaki en küçük çelişkiden ustaca yararlanamayan, bu çelişkiden ana stratejileri hayata geçirmeleri için dayanak yaratmayan ve mevziler kazanmak için de çalışmayan her zaman zorluklarla karşılaşırlar. Kürt Özgürlük Hareketi bu devrimci ilkeyi kendineşiar edindiği için Kürt halkının içinde maddi bir güç oldu ve Kürt halkını da yenilmez bir özgürlük ve demokrasi kalesi haline getirdi.

Mücadele devam ediyor. Kürt halkı ve demokrasi güçleri güçlenip yeni mevziler kazandıkça karşıtlar arasındaki çelişkilerin derinleşmesi de kaçınılmazdır. Cemaat ve AKP’nin bugünlerde yaşadıkları hırlaşmalar bunun en somut örneğidir. Kürt sorunu kendini çözüm konusunda dayattıkça, Türkiye’nin demokratikleşmesi için tüm demokrasi güçleri serhıldanlar için alanlara çıktıkça karşıtlar arasındaki çelişki de derinleşecektir ve uluslar arası dayanaklarındaki farklılıklar artacaktır. Kürt sorunu demokratik bir şekilde ve eşitlik temelinde çözülmedikçe Türkiye’nin başı belalardan kurtulmayacağı gibi, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, “Allah’ı kandırmaya kalkma”, şantajlar ortadan kalkmaz. Unutmayalım, bu güçler arasındaki tepişmenin en büyük nedeni Kürt sorununun çözülmemiş olmasından kaynaklı olmasına rağmen yine bu tepişmeden en çok Kürtler zarar görmüştür ve en çok Kürtler mağdur olmuştur. Nasılki dün askeri vesayet güçleri “Kürtler bölücüdür” tezini işleyerek hem Kürtlere baskı yaptılar, hem de demokrasi güçlerini zindanlara doldurduysalar bugün de ağlayan cemaat aynı baskıları yapıyor.

Şimdi de vesayetin bir başka versiyonu Kürt sorununu gerekçe yaparak demokrasi güçlerine saldırıyor. Ülkenin demokratikleşmesinin önüne barikatlar kuruyor. Bilindiği gibi bir süredir AKP ve Gülen cemaati arasında giderek şiddetlenen bir savaş yaşanıyor. Kuşkusuz bu ayrışma homojendir denilemez. AKP’nin içinde cemaat yanlıları, cemaat içinde AKP yanlıları yer almaktadır. Bu, işin doğası gereği de böyledir. Aradaki çelişkinin derinleşmesi ve hızlanması Numan Kurtulmuş ve ekibinin AKP’ye katılması ile ve daha da önemlisi “wan munit” olayıyla su yüzüne çıktı. Aralarındaki çelişkiler derinleştikçe, kirli çamaşırlar da birer birer ortaya dökülecektir. Roboski katliamı, Paris’teki Kürt kadınların planlı bir şekilde öldürülmesi, Gever’de güpegündüz Kürtlere yapılan saldırı, hatta Muhsin Yazıcıoğlu’nun kuşkulu helikopter kazasının ayak izlerini buralarda aramak gerekir inancındayız. Tayyip Erdoğan ve AKP, kendini bu çamurdan kurtarmak istiyorsa “kabadayı”lığı bir kenara koyup en kısa zamanda bütün faili meçhul cinayetlerin katillerini bulup ortaya çıkarmak zorundadır. Yani Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi için adım atması gerekir. Unutmayalım Kürt sorunu çözülmeden Türkiye’ye demokrasi gelemez. Türkiye’ye demokrasi gelmedikçe de vesayet rejimleri kalkmaz. Türkiye’ye demokrasi geldikçe, yani Kürt sorunu çözüldükçe paralel devlet de yok olur ve devletin kendisi demokratikleşir. Bu nedenle her yeri geldiğinde Kürt sorunu demokrasinin ana sorunudur düşüncesini ısrarla dile getiriyoruz.

Cemil Bayık, AKP iktidarını kastederek, “hükümetin Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi için Abdullah Öcalan’ın kendilerine verdiği fırsatı değerlendirmediğini” belirterek, “Demokratik olmayanların ve Kürt sorununu çözmeyenlerin sonu bu şekildedir” diyerek demokrasi güçlerinin dikkatini çekti. Evet, hükümet Kürt sorununun çözümü ve demokrasinin güçlenmesi için cesur adımlar atması gerekirken tam tersine Kürtlerin birliğiyle, özellikle Güney Kürtlerinin ulusal birlik yolunda attığı adımlara engel olmaya çalışıyor. Bu tavırlar bize cemaat ve AKP arasında patlak veren çatışmanın uzlaşmayla sonlanacağını gösteriyor. Çünkü sorunun çözücü gücü olan Kürtler ve Türkiye demokrasi hareketi henüz yeterli düzeyde politik etkinlik kazanmış değil. Ancak Kürtlerin bu süreçten de güçlenerek çıkacakları belli olmuştur. Çünkü kendi yolarında yürümeye devam etmektedirler.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89